Ankara Zirvesi’nin Sonuç Bildirisi Yayımlandı: NATO’nun Yeni Güvenlik Gündemi Netleşti

Türkiye’nin ev sahipliğinde Ankara’da düzenlenen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’nin sonuç bildirisi yayımlandı. Bildiride 5. maddeye bağlılık, 50 milyar doları aşan tedarik anlaşmaları, Ukrayna’ya 70 milyar avroluk destek ve Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer özgürlüğü öne çıktı. Zirvede liderler savunma harcamaları, Avrupa’nın rolü ve İran gerilimine ilişkin mesajlar verdi.
Ankara Zirvesi’nin Sonuç Bildirisi Yayımlandı NATO’nun Yeni Güvenlik Gündemi Netleşti

08.07.2026 - 17:51  |  Son Güncellenme:  08.07.2026 - 18:19

Bildiride, üye ülkelerin NATO'nun kolektif savunma maddesi olan 5. maddeye ve transatlantik bağa yönelik "sarsılmaz bağlılıklarını" teyit etmek üzere Ankara'da bir araya geldiğine dikkati çekilirken, "Bir müttefike yönelik saldırı, tüm müttefiklere yönelik saldırıdır. Birliğimiz, dayanışmamız ve kolektif gücümüz, özgür ve demokratik uluslardan oluşan İttifak'ımızdaki 1 milyar vatandaş için barış, güvenlik ve refahın temeli olmaya devam etmektedir. Caydırıcılık ve savunmaya yönelik 360 derece yaklaşımımıza bağlılığımızı sürdürüyoruz." ifadeleri kullanıldı.

"Rusya'nın Avrupa-Atlantik güvenliği ile istikrarına yönelik uzun vadeli tehdidine ve terörizmin devam eden tehdidine karşı koymak amacıyla müttefiklerin Lahey Savunma Taahhüdü'nü hayata geçirdiği" belirtilen bildiride, Avrupalı müttefikler ve Kanada'nın 2025'te temel savunma ihtiyaçlarına yönelik yatırımlarını 139 milyar dolardan fazla artırdığı vurgulandı.

NATO

50 milyar doları aşan yeni tedarik anlaşması

Bildiride, yatırımların ihtiyaç duyulan kabiliyetleri sağlarken savunma sanayi ve dayanıklılığı da güçlendirdiğine işaret edilirken, şunlar kaydedildi:

"Bugün Ankara'da, 50 milyar doları aşan yeni tedarik anlaşmasını duyuruyor, kolektif üretim kapasitemizi artırma ve inovasyonu hızlandırmak için sanayiyle birlikte çalışma taahhüdünde bulunuyoruz. Müttefikler arasındaki savunma ticareti engellerini ortadan kaldırma çalışmalarımızı sürdürecek, savunma sanayisindeki derinliği ve işbirliğini en üst düzeye çıkarmak için NATO ortaklıklarından yararlanacağız."

Geleceği inşa etmek için daha güçlü bir NATO içinde daha güçlü bir Avrupa ve modernize edilmiş bir İttifak hedeflendiği aktarılan bildiride, Avrupalı müttefikler ve Kanada'nın, ABD'yle birlikte İttifak'ın savunması konusunda daha fazla sorumluluk üstlendiğine dikkati çekildi.

Bildiride, NATO'nun caydırıcılığı ve savunmasının uzay ve siber unsurlarla desteklenen uygun nükleer, konvansiyonel ve füze savunma kabiliyetleri bileşimine dayandığı belirtildi.

Muharebe üstünlüğünün korunması konusunda kararlı olunduğu vurgulanan bildiride, "Silahlı kuvvetlerimizi konuşlandırma, destekleme ve sürdürülebilirliğini sağlama kapasitemize yatırım yapıyor; derinlikte hassas vuruş, entegre hava ve füze savunması, insansız sistemler, ileri teknolojiler ve istihbarat kabiliyetleri dahil olmak üzere tüm alanlarda belirlenen kabiliyet hedeflerimizi hayata geçiriyoruz. Birbiriyle uyumlu çalışabilen transatlantik muharebe bulutu geliştiriyor ve güçlü yapay zeka modellerini benimsiyoruz." ifadeleri kullanıldı.

Ukrayna'ya destek

Bildiride, Ukrayna'nın transatlantik güvenliğe katkı sağladığı belirtilerek, müttefiklerin, Ukrayna'nın özgürlüğünü, egemenliğini ve toprak bütünlüğünü savunmasına yönelik sarsılmaz desteğinde birlik içinde olduğunun altı çizildi.

Avrupalı müttefikler ve Kanada'nın artık Ukrayna'ya yönelik güvenlik yardımının büyük bölümünü ikili ve çok taraflı yollarla finanse ettiği anımsatılan bildiride, "Müttefikler, bu desteğin uzun vadede adil, öngörülebilir ve sürdürülebilir olması gerektiğinin altını çiziyor. Müttefikler, 2026 yılı için Ukrayna'ya askeri teçhizat, yardım ve eğitim desteği kapsamında 70 milyar avro taahhüdünde bulunuyor ve 2027'de de en az aynı seviyede desteği sürdürme yönündeki egemen taahhütlerini teyit ediyor." ifadeleri kullanıldı.

Bildiride, bu kapsamda, Avrupa Birliği'nin Ukrayna Destek Kredisi aracılığıyla Ukrayna'ya çok yıllı finansman sağlama kararının memnuniyetle karşılandığı kaydedildi.

Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer özgürlüğü

İttifak'ın daha geniş güvenlik ortamını şekillendiren stratejik rekabet, yaygın istikrarsızlık, hibrit tehditler ve tekrarlayan krizlere yanıt vermeye ve uyum sağlamaya devam ettiğine dikkati çekilen bildiride, "Müttefikler, İran'ın hiçbir zaman nükleer silaha sahip olmaması gerektiğini yineliyor ve İran'a Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer özgürlüğüne tam anlamıyla saygı gösterme çağrısında bulunuyor." değerlendirmesinde bulunuldu.

Bildiride, "Türkiye'nin bizlere gösterdiği cömert ev sahipliği için teşekkürlerimizi sunuyoruz. Bir sonraki toplantımızda bir araya gelmeyi bekliyoruz." ifadesi kullanıldı.

The Politics of Courage Erdoğan and the Rise of Türkiye

Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO liderlerine "The Politics of Courage: Erdoğan and the Rise of Türkiye" kitabını takdim etti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan, 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'ne katılan liderler ve eşleri onuruna dün Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde akşam yemeği verdi.

Erdoğan, yemek sonrası, Recep Tayyip Erdoğan Vakfı tarafından hazırlanan "The Politics of Courage: Erdoğan and the Rise of Türkiye" adlı biyografik çalışmayı, kişisel hediyesi olarak imzasını taşıyan özel bir mektupla birlikte liderlere hediye etti.

Uluslararası okuyucu kitlesi gözetilerek İngilizce hazırlanan eserde, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın siyasi hayatı ekseninde, Türkiye'nin yakın dönem siyasi tarihi, kritik karar anları, karşılaşılan zorluklar, gerçekleştirilen reformlar ve uzun vadeli hedefler üzerinden değerlendiriliyor.

Kitap, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderlik yolculuğunu ve Türkiye'nin son çeyrek asırda yaşadığı siyasi, toplumsal ve kurumsal dönüşümü "cesaret politikası" kavramı etrafında ele alıyor.

"Eser, yarınlara bıraktığımız mirasın ifadesidir"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, esere eşlik eden mektubunda, şu ifadelere yer verdi:

"Tarih, yalnızca yaşanılan anların toplamı değil, o anlara yön veren kararların, yoğun emeklerin ve inşa edilen vizyonun ortak birikimidir. Bu eser, şahsi bir serüvenin ötesinde, milletimizle birlikte kurduğumuz hayallerin, hayata geçirdiğimiz projelerin ve yarınlara bıraktığımız mirasın ifadesidir."

Mektupta yer alan bu değerlendirme, kitabın temel yaklaşımını da ortaya koyuyor.

Eser, bireysel bir siyasi biyografinin sınırlarını aşarak, Türkiye'nin yakın tarihine millet, liderlik ve ortak gelecek perspektifinden bakmayı amaçlıyor.

Bu yönüyle çalışma, Türkiye'nin son yıllarda yaşadığı değişimi uluslararası kamuoyuna kendi tarihsel ve toplumsal bağlamı içerisinde anlatan kapsamlı bir kaynak niteliği taşıyor.

Akademik birikim ile tarihsel anlatı bir arada

Proje direktörlüğünü Dr. Hümeyra Ş. Oktay'ın üstlendiği eser, Prof. Dr. Mehmet Akif Kireçci'nin editörlüğünde hazırlandı.

Kitap, Prof. Dr. Kireçci, Prof. Dr. Gülnur Aybet ve Prof. Dr. Birol Akgün tarafından kaleme alındı.

Akademik birikim ile tarihsel anlatıyı bir araya getiren çalışma, Türkiye'nin dönüşümünü farklı boyutlarıyla değerlendiren bütüncül bir perspektif sunuyor.

Türkiye'nin hafızasına kurumsal katkı

Recep Tayyip Erdoğan Vakfı, Türkiye'nin yakın dönem siyasi, toplumsal ve kurumsal hafızasına katkı sunmak, bu birikimi gelecek nesillere aktarmak ve uluslararası kamuoyuyla paylaşmak amacıyla faaliyetlerini sürdürüyor.

Vakıf, bu kapsamda yayın, araştırma, arşiv, hafıza merkezi, kütüphane ve müze çalışmaları yürütüyor.

Vakıf tarafından hayata geçirilen çalışmalarla, Türkiye'nin yakın tarihine ilişkin belge, hatıra, tanıklık ve akademik araştırmaların sistemli biçimde bir araya getirilmesi, ülkenin siyasi ve toplumsal dönüşümünün çok yönlü olarak kayıt altına alınması amaçlanıyor.

"The Politics of Courage: Erdoğan and the Rise of Türkiye" adlı eser de bu hafıza ve yayıncılık vizyonunun uluslararası nitelikteki çalışmalarından biri olarak öne çıkıyor.

NATO Genel Sekreteri Rutte Ankara'da son derece başarılı bir zirveyi tamamladık

NATO Genel Sekreteri Rutte: "Ankara'da son derece başarılı bir zirveyi tamamladık"

Ankara'nın ev sahipliği yaptığı 36.⁠ ⁠NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi sonrasında basın toplantısı düzenleyen Rutte, "Ankara'da son derece başarılı bir zirveyi tamamladık." diye konuştu. 

"Bu zirvenin mesajı basit: NATO sonuç üretiyor." diyen Rutte, geçen yıl Lahey Zirvesi'nde müttefiklerin İttifak'ı güçlendirmek için tarihi kararlar aldığını anımsatarak, "Cumhurbaşkanı (Recep Tayyip) Erdoğan'ın mükemmel ev sahipliği yaptığı Ankara'da bu taahhütler artık hayata geçiriliyor." şeklinde konuştu. 

Savunma yatırımlarının artmaya devam ettiğini, yeni askeri kabiliyetlerin geliştirildiğini ve savunma sanayisinde üretimin artırıldığını belirten Rutte, Avrupa'daki müttefikler ile Kanada'nın ortak güvenlik konusunda daha fazla sorumluluk üstlendiğini söyledi.

Rutte, müttefiklerin 2035'e kadar gayrisafi yurt içi hasılanın (GSYH) yüzde 5'ini savunmaya ayırma hedefi doğrultusunda önemli ilerleme kaydettiğini, temel savunma harcamalarının ve güvenliği güçlendiren yatırımların artırılmaya devam ettiğini dile getirdi.

Bunun yalnızca daha fazla harcama yapmak anlamına gelmediğinin altını çizen Rutte, silahlı kuvvetlerin daha tehlikeli hale gelen dünyada ihtiyaç duyduğu imkanlara kavuşturulmasının amaçlandığını aktardı.

Rutte, üretimin hızlandırılması, savunma sanayisindeki engellerin kaldırılması, dayanıklılığın artırılması ve inovasyona yatırım yapılmasının öncelikler arasında yer aldığını vurgulayarak, NATO Zirvesi Savunma Sanayii Forumu kapsamında yalnızca bir günde 50 milyar doların üzerinde yeni tedarik anlaşması imzalandığını kaydetti. 

Müttefiklerin ayrıca "NATO Drone Edge" girişimini başlattığını ifade eden Rutte, gelecek 5 yılda insansız sistemlere 40 milyar dolarlık yatırım yapılacağını, bunun yanında NATO'nun yakıt tedarik zincirinin güçlendirilmesi amacıyla 27 milyar avroluk altyapı yatırımının da hayata geçirileceğini bildirdi.

Rutte, yapay zeka ve birlikte çalışabilir transatlantik savaş bulutu altyapısı gibi teknolojik alanlarda da yeni adımlar atıldığını belirtti.

Ukrayna'ya desteğin süreceğini vurgulayan Rutte, müttefiklerin bu yıl ve gelecek yıl Ukrayna'ya en az 70 milyar avro tutarında askeri teçhizat, yardım ve eğitim desteği sağlama taahhüdünde bulunduğunu aktardı.

NATO'nun kolektif savunma ilkesinin yeniden teyit edildiğinin altını çizen Rutte, "Ankara'da müttefikler, kolektif savunmaya ve 5. Madde'ye olan sarsılmaz bağlılıklarını yeniden teyit etti." diye konuştu.

Rutte, liderlerin İttifak'ın modernizasyonu ve geleceğe hazırlanması konusunda da mutabakata vardığını belirterek, Avrupa'daki müttefikler ile Kanada'nın ABD ile birlikte İttifak'ın savunmasında daha fazla sorumluluk üstleneceğini kaydetti.

Genel Sekreter Rutte, "NATO 3.0'ın özü budur, uyum sağlamayı sürdüren ve 1 milyar insanın güvenliğini sağlamaya devam eden bir İttifak." değerlendirmesinde bulundu.

ABD Başkanı Trump Büyük ihtimalle bu akşam İran'ı çok sert şekilde vuracağız

ABD Başkanı Trump: "Büyük ihtimalle bu akşam İran'ı çok sert şekilde vuracağız"

ABD Başkanı Donald Trump, "Büyük ihtimalle bu akşam İran'ı çok sert şekilde vuracağız." dedi.

Trump ile Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Ankara'nın ev sahipliği yaptığı 36.⁠ ⁠NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi sonrasında basına değerlendirmelerde bulundu. 

Ankara Zirvesi'nden övgüyle bahseden Trump, havalimanından toplantı alanına kadar her şeyin kusursuz olduğunu söyledi.

Trump, "(Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan) Güçlü ve iyi biri. Harika iş çıkardı. Her şey mükemmel geçti. Gerçekten çok verimli bir toplantı yaptık." dedi.

İran'ın Hürmüz Boğazı'nda ticari gemileri hedef almasının ardından ABD'nin İran'daki hedeflere saldırı düzenlediğini hatırlatan Trump, "Dün gece onları çok sert vurduk. Büyük ihtimalle bu akşam İran'ı çok sert şekilde vuracağız." ifadelerini kullandı.

İran'ın nükleer silahlara sahip olmasına izin vermeyeceklerinin tekrar altını çizen Trump, Tahran'la yürütülen müzakerelerde temel gündem maddesinin ülkenin nükleer programı olduğunu belirtti.

Trump, "Çok basit, İran'ın nükleer silaha sahip olmasına izin veremeyiz." diye konuştu.

Ukrayna Dışişleri Bakanı Sybiha Zirvede bizim için öncelikli konu hava savunmasıdır

Ukrayna Dışişleri Bakanı Sybiha: "Zirvede bizim için öncelikli konu hava savunmasıdır"

Sybiha, Türkiye'nin ev sahipliğinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirilen 36.⁠ ⁠NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi kapsamında Ukraynalı gazetecilerin sorularını yanıtladı.

⁠Ankara'da yapılan zirvenin Ukrayna ve NATO üyesi ülkeler için son derece önemli olduğunu kaydeden Sybiha, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy'nin zirvedeki gündeminin oldukça yoğun olduğunu söyledi.

Sybiha, Zelenskiy'nin zirvenin başından beri verimli görüşmeler yaptığını ifade etti.

Rusya-Ukrayna Savaşı'nın bitirilmesi yönünde çalışmaları sürdürdüklerini aktaran Sybiha, savaşın adil bir barış ile sona erdirilmesi gerektiğini kaydetti.

Zirve kapsamında farklı ülkelerin temsilcileri ile görüştükleri konular arasında Ukrayna hava savunma imkanlarının artırılmasının kendileri için öncelikli olduğuna dikkati çeken Sybiha, bu konuda müttefiklerden net bir kararın verilmesini beklediklerine değinerek,"Bazı müttefiklerimiz tarafından açıklanan ve kamuoyuna duyurulan kararları şimdiden gördük." diye konuştu.

Sybiha, zirve çerçevesinde ayrıca NATO-Ukrayna Konseyi toplantısının da yapıldığını anımsatarak, bu toplantıda ülkesine yönelik destek içeren açıklamaların yapıldığını aktardı.

Rusya'da hedeflere yönelik hava saldırıları sürdürdüklerini dile getiren Sybiha, "Ukrayna cepheyi istikrara kavuşturdu." dedi.

Savaşın Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in "planına göre" devam etmediğini savunan Sybiha, "Bu durum onu ​(Putin'i) bir çöküşe sürüklüyor. Bugün müttefiklerimiz tarafından desteklenen Ukrayna'nın önerileri, Putin'in bu savaşı sona erdirmesi ve aslında çöküşten kaçınması için kesinlikle bir fırsattır." değerlendirmesinde bulundu.

Avrupalı liderlerden güçlü Avrupa, güçlü ittifak vurgusu

Avrupalı liderlerden "güçlü Avrupa, güçlü ittifak" vurgusu

Jetten, Frieden ve Siljanovska-Davkova, 36.⁠⁠NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi öncesinde basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.

Hollanda Başbakanı Jetten, geçen yıl boyunca Avrupa'nın daha fazla birlik içinde hareket ederek kıtayı daha iyi koruyabileceğini ve daha güçlü bir yapı oluşturulabileceğini gösterdiğini belirtti.

Jetten, "Gördüğünüz gibi, savunma harcamalarımızı üç katına çıkardık. Diğer birçok ülke de bu harcamaları büyük ölçüde artırdı ve son birkaç gün içinde Avrupalı müttefikler arasında askeri işbirliğine yönelik pek çok anlaşma imzalandı, bu da daha güçlü bir Avrupa'nın hepimizin yararına olduğunu gösteriyor." dedi.

Avrupa'nın güvenliğinin yanı sıra ABD için de çalışıldığını söyleyen Jetten, bunun daha güçlü NATO ittifakının bir parçası olmak için ABD'nin menfaatine olduğunu ifade etti.

Jetten, son birkaç aydır Avrupa kıtasını kendi başına savunabilecek kapasiteye sahip olduklarını gösterdiklerini kaydederek, NATO'yu "yeniden yapılandırdıklarını" vurguladı.

"Birlikte daha güçlüyüz"

Lüksemburg Başbakanı Frieden de 36.⁠ NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'nden beklentisinin ittifakın birliğini ortaya koyması olduğunu belirterek, "Birlikte daha güçlüyüz." diye konuştu.

Geçen yılki Lahey Zirvesi'nden bu yana Avrupa ülkelerinin savunma harcamalarını artırdığına işaret eden Frieden, "Ancak, önemli olan rakamın artırılması değil, o parayla bizi daha güçlü kılacak şeyler yapmaktır." ifadesini kullandı.

Frieden, bu kapsamda da her bir NATO ülkesinin belirli bir alanda uzmanlaşması gerektiğinin altını çizdi.

"En güçlü Avrupa, ilke ve değerlere dayalı barış ve demokrasi içinde yaşayan Avrupa'dır"

Kuzey Makedonya Cumhurbaşkanı Siljanovska-Davkova ise "Daha Güçlü Avrupa, Daha Güçlü NATO" sloganının "genişlemiş, birleşmiş ve daha güçlü Avrupa" anlamına geldiğini belirtti.

Siljanovska-Davkova, "En güçlü Avrupa, ilke ve değerlere dayalı barış ve demokrasi içinde yaşayan Avrupa'dır." ifadesini kullandı.

Ay Yıldız Karargahı kapılarını ilk kez NATO Savunma Bakanları için açtı

Milli Savunma Bakanlığından yapılan açıklamada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi kapsamında, inşası devam eden Ay Yıldız Müşterek Karargahı kapılarının ilk kez NATO Savunma Bakanları için açıldığı belirtildi.

Karargahın Yıldız bölümünde gerçekleştirilen resepsiyonda Güler'in, konuk bakanları askeri bando eşliğinde kapıda karşıladığı ve hatıra fotoğrafı çektirildiği ifade edildi.

Açıklamada konuşmasına yer verilen Güler, Bakanlığın yeni inşa edilen Ay Yıldız yerleşkesinde konukları ağırlamaktan büyük mutluluk duyduğunu dile getirdi.

Güler, kampüsün Türk bayrağındaki hilal ve yıldızdan esinlenerek tasarlandığını, tüm savunma ve askeri komuta yapısının tek bir çatı altında birleştirileceğini belirtti.

Karargahın yakın bir tarihte faaliyete geçeceğini ve dünyanın sayılı büyüklükteki karargahlarından biri olacağını bildiren Güler, şunları kaydetti:

"Genelkurmay Başkanlığımız ile kuvvet komutanlıklarımızı tek çatı altında toplayarak hem müşterek harekat kabiliyetimizi en üst seviyeye çıkarmayı hem de bürokratik süreçleri hızlandırarak maksimum hıza ve verimliliğe ulaşmayı hedefliyoruz. Karargahın emniyeti 'Çelik Kubbe' stratejisi bağlamında en üst düzey hava ve kara savunma tedbirleri ile en modern teknolojiye dayalı emniyet sistemleri kullanılarak sağlanacaktır. Bu yerleşkemiz, kriz ve savaş senaryolarında kesintisiz iletişim ve sevk idare imkanı sunacak şekilde 'akıllı ve sürdürülebilir' bina teknolojileriyle donatılmıştır. Burası, modern bir karargah olmasının ötesinde, Türkiye'nin savunma ve güvenlik alanındaki sağlam ve kararlı duruşunun da somut bir sembolüdür. Yeni karargahımızın gerek ülkemizin gerekse İttifakımızın savunma ve güvenliğine yönelik çalışmaların yapılacağı bir yer olacağından eminim."

İskandinav ülkelerinden Avrupa'nın savunma harcamalarını artırma ve Ukrayna'ya desteği sürdürme mesajı

İskandinav ülkelerinden Avrupa'nın savunma harcamalarını artırma ve Ukrayna'ya desteği sürdürme mesajı

Kristersson, Store ve Stubb, 36.⁠ ⁠NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi öncesinde basın mensuplarına ayrı ayrı açıklamalarda bulundu.

Rusya-Ukrayna Savaşı'nın Avrupa için ciddi güvenlik riski oluşturduğunu vurgulayan Kristersson, Rusya'nın müzakereye yanaşmadığını ancak Ukrayna'ya karşı da savaşı kazanamadığının altını çizdi.

Kristersson, "Geçen yıl Lahey Zirvesi'nde de vurguladığımız gibi Avrupalı müttefikler artık Avrupa'nın güvenliği için daha fazla sorumluluk alıyor." dedi.

İsveç'in 2030'a kadar savunma harcamalarını gayrisafi yurt içi hasılasının yüzde 5'ine çıkarmayı hedeflediğini belirten Kristersson, ülkesinin savunma harcamaları konusunda üzerine düşeni yaptığını söyledi.

Kristersson, savunma sanayisinin kapasitesinin artırılmasının giderek daha önemli hale geldiğini kaydederek, İsveç'in bu alandaki katkısına NATO'nun İsveçli Saab şirketince geliştirilen GlobalEye sistemini seçme kararının örnek gösterilebileceğini vurguladı.

Ukrayna'nın Rusya'ya karşı Batılı ülkelerin desteği sayesinde mücadele edebildiğini aktaran Kristersson, "Ukrayna'ya yönelik güçlü desteğin sürdürülmesi, bizim en önemli önceliğimizdir." ifadesini kullandı.

Kristersson, Ukrayna'ya yeni nesil "Gripen E" savaş uçakları tedarik edeceklerini, aynı zamanda ikinci el savaş uçaklarını da hibe edeceklerini kaydetti.

"Şu ya da bu liderin söylemleriyle yaşamayı öğrenmek zorundayız"

Norveç Başbakanı Jonas Gahr Store ise Lahey'de belirlenen yüzde 5 savunma harcamalarına ulaşma yolunda ilerlediklerini söyleyerek NATO'da bir diğer gündem maddesi olan Ukrayna'ya desteği sürdüreceklerini kaydetti.

Store, ABD'nin Avrupa'daki askeri varlığını azaltabileceğine ilişkin tartışmalara ilişkin, Washington'ın Avrupa dışında da küresel sorumlulukları bulunduğunu ve bunun yeni bir yaklaşım olmadığını dile getirdi.

Avrupa'nın savunma konusunda üzerine düşeni yaptığını belirten Store, "Şu ya da bu liderin söylemleriyle yaşamayı öğrenmek zorundayız. Ancak somut verilere baktığınızda Avrupa'nın yalnızca daha fazla harcama yapmadığını, aynı zamanda daha akıllıca harcadığını görürsünüz." ifadelerini kullandı.

Store, ABD'nin Avrupa'daki tüm askerlerini çekeceğini düşünmediğini aktararak, Norveç'in özellikle Kuzey Kutbu ve yüksek kuzey bölgesindeki faaliyetlerinin yalnızca Avrupa'nın değil, ABD'nin ulusal güvenliği açısından da önem taşıdığını kaydetti.

Norveç'in savunma alanındaki en büyük yatırımını donanmasına yapacağını belirten Store, bu alanda İngiltere, Kanada ve Almanya ile yenilikçi işbirliği yürüttüklerini ifade etti.

Finlandiya'dan "Grönland, Danimarka'nın meselesidir" mesajı

Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb da basın mensuplarına açıklamasında, Hürmüz Boğazı'nın açık kalmasının önemli olduğunu düşündüğünü söyleyerek, ABD ile İran arasında ateşkes ve diyaloğun sürmesini umduklarını belirtti.

NATO ittifakının bir arada kalmasının önemine işaret eden Stubb, Grönland konusunda ABD, Danimarka ve Grönland tarafları arasında görüşmelerin sürdüğüne dikkati çekti.

Stubb, "Grönland ile ilgili meseleler birbiriyle bağlantılıdır ve yalnızca Danimarka Krallığı'nın elindedir." dedi.

NATO'nun her zamankinden güçlü olduğunu düşündüğünü belirten Stubb, "dış politika söylemlerindeki gündelik gürültüyü bir kenara bırakma" çağrısı yaptı.

Stubb, mevcut zirvede Ukrayna'ya ilişkin iki konunun görüşülmesi gerektiğini, bunlardan birinin askeri, mali ve siyasi perspektif, diğerinin de savunma olduğunu kaydetti.

Ukrayna'ya Patriot füzeleri ve diğer hava savunma sistemleri sağlanması gerektiğini söyleyen Stubb, "Rusya bu savaşı ekonomik zorluklar nedeniyle durdurmayacaktır. Rusya, bu savaşı Rus askerlerinin kayıpları nedeniyle de durdurmayacaktır, ancak Rus halkının savaşa karşı tavır aldığını hissederlerse bu savaşı durdurup müzakerelere başlayacaklardır ve şu anda tam da bunu görüyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Stubb, Rusya'ya müzakere masasına dönmesi için baskı uygulanmasına devam edilmesi mesajı verdi.

Ukrayna meselesini Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve diğer liderlerle görüştüğünü ve temasları sürdüreceğini aktaran Stubb, "Umarım bazı sonuçlar elde ederiz. Bugün burada sonuç alabileceğimiz konusunda pek iyimser değilim." diye konuştu.

Doğu Avrupa liderlerinden NATO'ya Rusya'ya karşı birlik ve caydırıcılık çağrısı

Doğu Avrupa liderlerinden NATO'ya "Rusya'ya karşı birlik ve caydırıcılık" çağrısı

Nawrocki, Michal ve Nauseda 36.⁠ ⁠NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi öncesinde basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.

ABD Başkanı Donald Trump'ın Polonya'nın "büyük bir dostu" olduğunu belirten Nawrocki, ülkesinde bulunan ABD askerlerine atıfla "Amerikan askerleri için Polonya'da kalıcı bir üs kurulmasını istiyoruz." diye konuştu.

Nawrocki, Trump'ı NATO'nun "direği ve bel kemiği" olarak niteleyerek transatlantik ilişkilerin, NATO'yu güçlendirmek açısından büyük önem taşıdığını kaydetti, ittifak içindeki sorunların çözülmesi ve NATO'nun daha da sağlamlaştırılması çağrısında bulundu.

Polonya Cumhurbaşkanı Nawrocki, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in ülkesinin askeri gücünü Orta ve Doğu Avrupa ülkelerine karşı kullanmasının her zaman mümkün olduğunu belirterek "Burada birbirimizi güçlendirmek ve temel tehdidin Rusya olduğunu kabul etmek için bulunuyoruz." dedi.

"NATO'nun çalıştığını biliyorum"

Estonya Başbakanı Michal da müttefiklerin savunma harcamalarını artırmaları gerektiğini ifade ederek NATO'nun Rusya'ya karşı da güçlü bir savunmaya ihtiyaç duyduğunu vurguladı.

Ukrayna'ya yardım konusunda da somut hedeflerin belirlenmesinin önemini dile getiren Michal, Baltık Denizi'ndeki NATO tatbikatlarının devam ettiğini söyledi.

Michal, NATO'nun çalışmalarını sürdürdüğüne işaret ederek "NATO'nun çalıştığını biliyorum, deniz operasyonları var, hava polisliği var, bugünkü zirvede hava savunmasına dönüşecek bu." ifadelerini kullandı.

ABD'nin Baltık ülkelerinin yanında olduğunu ifade ettiğini anımsatan Michal, "Bu, hem bizim için hem de Rusya için çok önemli bir mesaj." diye konuştu.

"Eğer 5. maddeye dair herhangi bir şüphe bırakmazsak Rusya bunu test etmeyecektir"

Litvanya Cumhurbaşkanı Nauseda da Ukrayna için desteğin önemli olduğunu ifade ederek "Ukrayna, özgürlüğü için mücadele ediyor. Avrupa'nın diğer ülkeleri de Rusya ve Belarus'tan gelen tehditlere maruz kalıyor." dedi.

Zirveden, NATO'nun mali bir dayanışma içerisinde ayrılmasını temenni eden Nauseda, şöyle devam etti:

"Güvenliğimizi ve halkımızı korumak için elbette kamu maliyesinin büyük bir kısmını ayırmaya hazırız. Sosyal yardımlara, daha yüksek emekli maaşlarına ihtiyacımız var ancak içinde yaşadığımız dünyanın ve komşularımızın durumunun farkındayız, bu nedenle bu konuda kendimiz gerekeni yapmazsak diğer ülkelerden dayanışma bekleyemeyiz."

Nauseda, Orta Doğu'da tırmanan gerginlikten derin endişe duyduklarını belirterek ihtiyaç duyulması halinde mayın temizleme ekiplerini Hürmüz Boğazı'na göndererek katkı sağlamaya hazır olduklarını dile getirdi.

NATO'nun temelini oluşturan kolektif savunma ilkesinin (5. madde) önemine işaret eden Nauseda, "Eğer 5. maddeye dair herhangi bir şüphe bırakmazsak Rusya, bunu test etmeyecektir. Ancak bunu 100 veya 200 kez tekrarlamak yeterli değil, daha fazla harcama yapmalı, hava savunmasını güçlendirmeliyiz. Bunu sadece NATO içinde değil, Avrupa Birliği'nde (AB) de görüşmeliyiz." ifadelerini kullandı.

Miçotakis'ten Ankara'da ilişkilerin geliştirilmesi mesajı

Miçotakis'ten Ankara'da "ilişkilerin geliştirilmesi" mesajı

Miçotakis, 36.⁠ ⁠NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi öncesinde basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.

Ülkesinin NATO'ya verdiği desteğin sarsılmaz olduğunu belirten Miçotakis, "Şu anda silahlı kuvvetlerimiz için 25 milyar avroluk bir modernize programı uyguluyoruz." diye konuştu.

Miçotakis, Yunanistan'ın her zaman NATO'ya taahhütlerini yerine getirdiğini vurguladı.

ABD ile İran arasında imzalanan mutabakata uyulmasının önemine işaret eden Miçotakis, "Yaşam maliyetinin tüm Avrupa hükümetleri için bir numaralı öncelik olduğu bir dönemde, demokrasi ve diplomasiye bu çetrefilli sorunu çözmeleri için zaman tanımak hayati önem taşımaktadır. Tabii ki tansiyonun daha da artmasının benzin fiyatlarında artış demek olduğunun farkındayım ve bunun olmamasını umuyoruz." ifadelerini kullandı.

Miçotakis, zirvenin Türkiye'de düzenlenmesi hakkında da "Ankara'yı ziyaret etmek benim için her zaman bir zevkti. İki ülke arasındaki ilişkilerin geliştirilmesinin her zaman büyük bir savunucusu olmuşumdur." şeklinde konuştu.

Macaristan, Ukrayna'ya silah ya da asker göndermeyecektir

"Macaristan, Ukrayna'ya silah ya da asker göndermeyecektir"

Macaristan Başbakanı Peter Magyar da zirve öncesi basın mensuplarına yaptığı açıklamada, Macar halkının, "NATO'nun gücüne ve birliğine" inandığını dile getirdi.

"NATO'nun birlik içinde olması hepimizin ortak çıkarıdır ve Macaristan'ı güvenilir bir müttefik olarak yeniden konumlandırma konusunda kararlıyız." diyen Magyar, Macaristan hükümetinin savunma harcamalarını artırma kararı aldığını ve 2035'e kadar yüzde 5 hedefine ulaşacaklarını kaydetti.

Rusya-Ukrayna Savaşı'na yönelik değerlendirmelerde bulunan Magyar, "Ukrayna kurban, Rusya ise zalim saldırgandır ve Ukrayna, toprakları ile toprak bütünlüğünü savunma hakkına sahiptir. Ukrayna'ya insani yardımları sürdürüyoruz ancak daha önce de defalarca dediğimiz gibi Macaristan, Ukrayna'ya silah ya da asker göndermeyecektir." diye konuştu.

Magyar, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile kısa bir görüşme yaptığını ve gelecekte ikili görüşme için anlaştıklarını söyledi.

Bulgaristan'dan Grönland halkının kendi kaderini tayin edebilmesi vurgusu

Bulgaristan'dan "Grönland halkının kendi kaderini tayin edebilmesi" vurgusu

Bulgaristan Başbakanı Rumen Radev ise bugün Ankara'da düzenlenen NATO Zirvesi'nin ittifakın derin bir dönüşüm sürecinden geçtiği önemli bir dönemde gerçekleştirildiğinin altını çizdi.

Zirvenin Avrupa'daki müttefik ülkelerin NATO'nun ortak savunma kapasitesine daha fazla katkı sunma ihtiyacını ve bu yöndeki kararlılığını ortaya koyduğunu belirten Radev, komşu bölgelerde yaşanan çatışmaların, özellikle Ukrayna ve Orta Doğu'daki silahlı çatışmaların Avrupalı devletlere vatandaşlarının güvenliğini sağlamanın vazgeçilmez bir sorumluluk olduğunu ve bunun sürekli çaba gerektirdiğini açıkça gösterdiğini ifade etti.

Radev, NATO'nun savunma harcamalarının gayri safi yurt içi hasılanın yüzde 5'ine çıkarılması hedefinin, Bulgaristan açısından yalnızca geleneksel savunma kabiliyetlerinin geliştirilmesi anlamına gelmediğini, aynı zamanda altyapı, ulaşım ve bağlantı kapasitesi, dijital dayanıklılık ve siber güvenlik alanlarında yatırımlar yapılmasını da içerdiğini vurguladı.

Ukrayna'ya destekle ilgili soruyu yanıtlayan Radev, geçmişte birçok Bulgar hükümetinin Ukrayna'ya mali, tıbbi, insani ve askeri alanlarda düzenli ve kapsamlı destek sağladığını ancak Ukrayna'ya en fazla mali destek sözü veren Bulgar siyasetçilerin ülke ekonomisinin geliştirilmesi ve devlet bütçesine yeni kaynaklar sağlanması konusunda yeterli adım atmadığını anlattı.

Radev, Bulgaristan'ın Ukrayna'ya mali desteğini kendi imkanları doğrultusunda sürdüreceğine ancak bu desteğin sosyal harcamaları etkilememesi gerektiğine dikkati çekti.

Grönland ile ilgili soruya da Radev, "Bizim tutumumuz, Avrupa'nın Grönland halkının kendi kaderini tayin edebilmesine olanak sağlayacak imkanları sunması gerektiği yönündedir." yanıtını verdi.

 

 

Kaynak: AA