Almanya’da Çin Casusluğu Endişesi: Siber Teknoloji ve Dostluk Dernekleri Mercek Altında

Almanya, Çin kaynaklı siber casusluk ve veri güvenliği risklerine karşı 5G altyapısı ve kritik sistemlerde yeni önlemler almaya hazırlanıyor.
Almanya’da Çin Casusluğu Endişesi Siber Teknoloji ve Dostluk Dernekleri Mercek Altında

08.02.2026 - 12:44  |  Son Güncellenme:  08.02.2026 - 12:52

Almanya, ülkedeki Çin kaynaklı casusluk faaliyetlerinin arttığına yönelik uyarılar nedeniyle giderek derinleşen bir güvenlik kaygısıyla karşı karşıya. 

Bu durumun, Pekin’in Almanya üzerindeki nüfuzunu genişletebileceği, bilgi teknolojileri ağları, sözde “dostluk dernekleri” ve akademik kurumlar aracılığıyla faaliyet gösteren gizli ajanlar ya da araştırma öğrencileri üzerinden birçok kritik sektörü riske atabileceği değerlendiriliyor. 

Son yıllarda özellikle Çin menşeli teknolojilerin kullanımına yönelik eleştiriler yoğunlaşırken, güvenlik raporları da temel riskin ağ güvenliği alanında toplandığını ortaya koyuyor.  

Çinli şirketlerin Almanya’daki yetkili kurumlarla yasal olarak iş birliği yapmak zorunda olmasına rağmen, olası güvenlik açıklarına ilişkin endişeler sürüyor. 

Özellikle Huawei ve ZTE gibi şirketlerin, Pekin’in talimatıyla kriz dönemlerinde bilgi teknolojileri ve telefon ağları üzerinden casusluğu kolaylaştırabilecek güvenlik açıklarını Çin yapımı araçlara entegre edebileceği yönünde kaygılar dile getiriliyor.  

Böyle bir senaryonun, elektrik şebekeleri, ulaşım sistemleri ve hastaneler gibi hayati altyapılara ciddi zarar verebileceği vurgulanıyor. 

Çin’in Almanya’daki casusluk faaliyetleri 

Almanya Federal İçişleri Bakanlığı, ülkede hızla pazar payı kazanan Çin yapımı araçların potansiyel casusluk riski taşıdığı konusunda ciddi uyarılarda bulundu.  

Bakanlık sözcüsü, mevcut jeopolitik koşullar ve Çin’in artan küresel nüfuz hedefleri nedeniyle bu araçların oluşturabileceği risklerin yakından izlenmesi gerektiğini belirtti. 

Sözcüye göre bu araçlar, konum bilgisi, araç içi mikrofonlarla kaydedilen konuşmalar ve gösterge paneli kameralarıyla çekilen görüntüler gibi büyük miktarda veriyi toplayıp depolayabilen ve dış sunuculara aktarabilen son derece gelişmiş sistemlerle donatılmış durumda. 

Thüringen Eyaleti Anayasayı Koruma Teşkilatı Başkanı Stephan Kramer de Handelsblatt’a verdiği demeçte, tehdidin özellikle ordu, polis, kritik altyapı ve kamu kurumları gibi güvenlik açısından hassas sektörler için “çok yüksek” olduğunu ifade etti. 

Kramer, hassas verilerin harici bilişim sistemlerine ya da bulut hizmetlerine aktarılmasının bile bu alanlarda ciddi sorunlar yaratabileceğini söyledi. 

Kramer ayrıca, asıl riskin klasik casusluktan ziyade büyük ölçekli veri toplama faaliyetlerinden kaynaklandığını ve tehlike düzeyinin bu araçları kimin, nerede kullandığına bağlı olarak değiştiğini vurguladı. 

“Dostluk dernekleri” üzerinden nüfuz ağı 

Öte yandan Alman haber sitesi Capital, Çin’in Almanya’daki nüfuz operasyonlarında sözde “dostluk derneklerinin” kritik bir rol oynadığını yazdı.  

Habere göre Çin gibi otoriter rejimler, bazı iş derneklerini propaganda ve istihbarat ağları için bir kapı olarak kullanıyor, yasal bilgi toplama ile yasadışı istihbarat faaliyetleri arasındaki sınır giderek bulanıklaşıyor. 

Bu derneklerin, iş dünyasındaki “görünmez aktörlerle” ortaklıklar kurduğu, kar amacı gütmeyen kuruluşları büyük fonlarla yönlendirdiği ve Pekin’in çıkarları doğrultusunda şekillendirdiği belirtiliyor.  

Finansal akışları gizlemek amacıyla ise Çinlilerin Düsseldorf, Münih ve Ren bölgesi gibi kentlerde çok sayıda küçük limited şirketten oluşan bir ağ yönettiği iddia ediliyor. 

“Sözde polis merkezleri” tartışması 

Almanya Federal Anayasayı Koruma Teşkilatı’nın 2022 raporu, Çin’in dünya genelinde “sözde polis merkezleri” kurduğunu, bu yapıların hem bilgi topladığını hem de ideolojik yönlendirme yaptığını ortaya koymuştu.  

Çin Büyükelçiliği ise bu merkezlerin “yurtdışındaki Çinliler tarafından yürütülen gönüllü destek hizmetleri” olduğunu savunmuştu. 

Ancak soruşturmalar, bu derneklerin Almanya’da özellikle Çin restoranları ve kültür mirası derneklerinin başkanları aracılığıyla hala aktif olduğunu gösteriyor. 

“Çin Birleşik Cephesi” 

Bayerischer Rundfunk ve SWR’nin ortak araştırması, Avrupa genelinde çok sayıda iş insanı ve siyasetçiyi kapsayan “Çin Birleşik Cephesi” adlı bir ağın varlığını ortaya koydu. 

Bu ağın bağlantılarının Almanya’daki siyasi çevrelere kadar uzandığı, kültürel dernekler, ticari kuruluşlar ve kişisel ilişkiler aracılığıyla gizlice faaliyet gösterdiği belirtiliyor. 

Ağ içinde yer alan yapılardan biri olan Çin’in Barışçıl Birleşmesini Destekleyen Alman Konseyi, doğrudan Çin Komünist Partisi Merkez Komitesi’ne doğrudan bağlı. 

Temel hedef ise yurtdışındaki Çin diasporasını kontrol altında tutarak Pekin’e bağlı kalmasını sağlamak.

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ise, bu yapıları “dünya çapındaki Çin halkını birleştiren sihirli bir silah” olarak tanımlıyor. 

Çin’in Almanya’daki eski casusluk ağları 

Siber güvenlik uzmanı Matti Boster, Al Araby Al Jadeed’e yaptığı açıklamada, Çin casusluk ağlarının Almanya’da yeni olmadığını belirtti ve şunları söyledi: 

“Pekin, inovasyon ve hassas Ar-Ge alanlarında öncü konumunu güçlendirirken, sanayileşmiş ülkelerdeki teknolojik gelişmeleri yakından izlemeye çalışıyor. Yakın zamanda ortaya çıkarılan ve Alman araştırmacılarla iş birliği içinde Çin’e potansiyel askeri kullanım taşıyan teknolojilere dair hassas bilgiler aktaran dört kişilik ağ bunun somut örneğidir.” 

Boster ayrıca yüksek çözünürlüklü sensörler, kameralar ve radarlarla donatılmış Çin elektrikli araçlarının siber güvenlik risklerine dikkat çekti.  

Bu sistemlere dışarıdan müdahale edilebileceğini, konum verilerinin manipüle edilebileceğini ve araçların “hareket halindeki veri merkezleri” gibi kullanılabileceğini ifade etti. 

Bu gerekçelerle Polonya Savunma Bakanlığı, Çin menşeli araçların stratejik tesislerin yakınında çalıştırılmasını ve park edilmesini yasakladı ve askeri personelin görev telefonlarını bu araçların bilgisayar sistemlerine bağlamasını engelledi.  

Endişe, büyük miktarda veri aktarımı yoluyla olası sızıntılar, siber saldırılar ve askeri amaçlı kullanım ihtimali. 

Alman hükümeti, gelecekte siber saldırılara karşı daha proaktif bir savunma stratejisi izleyeceğini duyurdu.  

Federal İstihbarat Teşkilatı ile Federal Kriminal Dairesi’nin ortak karşı tedbirlerden sorumlu olacağı belirtildi. 

Bu çerçevede Huawei ve ZTE ekipmanlarının 5G altyapısından kademeli olarak çıkarılması kararı alındı.  

Önümüzdeki yıldan itibaren mobil operatörler veri merkezlerinde bu şirketlerin bileşenlerini kullanamayacak.  

2029’a kadar ise baz istasyonlarındaki mevcut ekipmanların tamamen değiştirilmesi gerekecek. Oysa bu iki şirketin donanımları yıllardır Almanya mobil ağlarının temel parçalarıydı. 

Ayrıca Alman Merkez Bankası, dijital altyapısını güçlendirmek amacıyla kapsamlı bir güvenlik paketi devreye soktu. Paket, bilgi sistemlerinin korunması, siber savunma ve iş sürekliliği yönetimini kapsıyor. 

Aşağı Saksonya’da ise Yunan tanrıçası Athena’nın kalkanından esinlenen “Aigis” adlı yeni bir dijital koruma projesi başlatıldı. 

 

Kaynak : Alaraby Al-Jadeed