ABD’nin Avrupa’daki Patriot Füze Stokları Kritik Seviyenin Altına Düştü
01.09.2026 - 09:57 | Son Güncellenme: 01.09.2026 - 10:18
Amerika Birleşik Devletleri ordusunun Avrupa'ya konuşlandırılmış Patriot hava savunma sistemleri başta olmak üzere füze stokları, ABD-İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının ardından patlak veren savaşın yol açtığı tükenme nedeniyle gerekli eşiğin altına geriledi.
Associated Press, kimliklerinin açıklanmasını istemeyen bir ABD savunma yetkilisi ile bir NATO yetkilisine dayanarak, Avrupa'daki Amerikan kuvvetlerinin gelişmiş füze savunma sistemlerinde ciddi bir kıtlıkla karşı karşıya olduğunu aktardı. Yetkililer, bu açığın büyük ölçüde ABD-İsrail'in İran'a karşı yürüttüğü savaştan kaynaklandığını vurguladı.
Yetkililere göre en kaygı verici eksiklik Patriot füzelerinde yaşanıyor. Avrupa'daki ABD kuvvetleri, uzun soluklu bir Rus balistik saldırısını püskürtmeye yetecek düzeyde stoka sahip değil.
Geçen Nisan ayında ABD Savunma Bakanlığı, kritik füze bileşenlerinin üretim kapasitesini üç katına çıkarmak amacıyla Boeing ve Lockheed Martin şirketleriyle çerçeve anlaşmalar imzaladığını duyurmuştu.
Daha önce Başkan Donald Trump yönetimi, Amerikan mühimmat stoklarının endişe verici seviyelere gerildiğine ilişkin haberleri yalanlamıştı. Trump ise açığın bir bölümünü, eski Başkan Joe Biden döneminde Ukrayna'ya sağlanan askeri yardımlara bağlamıştı.
ABD ve İsrail, 28 Şubat 2026'da İran'a karşı savaş başlattı. Savaşın ardından Hürmüz Boğazı kapandı; Tahran ise Nisan 2026'da ateşkes anlaşmasına varılmadan önce ABD, İsrail ve Körfez ülkelerindeki hedeflere saldırılar düzenledi.
8-24 Temmuz 2026 tarihleri arasında ABD İran'a yönelik saldırılarını yeniden başlattı. Tahran bu kez Arap ülkelerindeki "Amerikan askeri tesisleri ve teçhizatını" hedef alırken Arap altyapısına ve sivil bölgelere de saldırdı. Hürmüz Boğazı'nda güvenli geçiş koridorlarına ilişkin müzakereler daha sonra yeniden başladı.
Tüm bunlardan önce Washington ile Tahran, 18 Haziran 2026'da serbest deniz ulaşımına dair bir mutabakat muhtırası imzalamıştı; ancak bu süreç, küresel tedarik zinciri krizlerine yol açan boğazdaki güvenlik anlaşmazlıkları nedeniyle tıkandı.
"WikiStrat" güvenlik kuruluşunun kıdemli araştırmacısı Richard Weitz, Washington'dan Al Araby TV'ye yaptığı açıklamada, Patriot füzelerindeki ciddi açığın yalnızca bu sistemi değil, savunma ve taarruz niteliğindeki diğer gelişmiş silah sistemlerini de kısa ve uzun vadede olumsuz etkilediğini söyledi.
Weitz, sorunun kökeninin Soğuk Savaş sonrasına dayandığını belirterek ABD ve NATO'nun bu karmaşık teknolojilere yatırımı kısmaya karar verdiğini, savunma bütçelerinin daraldığını, üretimin gerilediğini ve Patriot sistemlerini üreten çok sayıda uzmanın emekliye ayrıldığını anlattı.
"Terörle savaş" döneminin bu eğilimi pekiştirdiğini de vurgulayan Weitz, El Kaide ve IŞİD'in balistik füze ya da gelişmiş teknolojiye sahip olmaması nedeniyle Patriot sistemlerine fiilen ihtiyaç duyulmadığını, bunun da Washington ve müttefiklerini kısa menzilli bombalar ile sınırlı kara silahlarına yönelttiğini ifade etti.
Ancak son yıllarda balistik füzelerin ve gelişmiş insansız hava araçlarının yaygınlaşması, uzun menzilli savunma sistemlerine olan acil ihtiyacı yeniden gündeme taşıdı. Weitz, ABD'nin mevcut stoklarının büyük bölümünü tükettiğini ve yeniden üretime geçmenin uzun zaman alacağını da sözlerine ekledi.
Araştırmacı, mevcut kullanım hızı ile Amerikan savunma sanayiinin üretim kapasitesi arasında belirgin bir uçurum bulunduğunu ve bunun Washington'ı NATO ortaklarına yönelik sistem ihracatını kısmaya zorladığını aktardı. Irak ve Afganistan'daki operasyonlarda kullanılan türden kısa menzilli hava bombaları konusunda ABD'nin hâlâ yeterli stoka sahip olduğunu, asıl sorunun Tomahawk gibi uzun menzilli sistemler ile Patriot gibi füze savunma platformlarında yaşandığını vurguladı.
Weitz, tahminlere göre ABD'nin savaşın başında yaklaşık 2.500 Patriot füzesine sahip olduğunu, bu sayının bugün yalnızca 800 civarına gerilediğini ve yeni sistemlerin üretiminin dört ila beş yıl gerektirdiğini belirterek sözlerini tamamladı.
Öte yandan Pentagon'un politika direktörü Elbridge Colby, Perşembe günü NATO üyelerine hitaben yaptığı açıklamada İttifak'ın değişime ayak uydurmak zorunda olduğunu söyledi. Avrupa'daki ABD kuvvetlerinin gözden geçirilmesi sürecinde müttefiklerin görüşlerini dinlemek istediğini vurgulayan Colby, bu sürecin kıtanın kendi savunmasında daha güçlü ve sürdürülebilir bir kapasiteye kavuşmasını hedeflediğini belirtti.
Washington, Haziran ayında Avrupa'daki Amerikan kuvvetlerinin konuşlanmasına yönelik altı aylık bir gözden geçirme başlatmış ve son birkaç hafta içinde NATO üyelerine savunma harcamalarından strateji, tedarik ve ABD dış politika önceliklerine destek gibi geniş bir yelpazeyi kapsayan anket göndermişti.
Reuters'ın incelediği bir belgeye göre gözden geçirme, Savunma Bakanı Pete Hegseth'e Kasım ayının 6'sına kadar en az dört seçenek grubu sunacak; nihai süreç ise Aralık ayı sonuna kadar tamamlanacak.
Bu süreç, Avrupalı yetkililerin ABD yönetiminin gözden geçirmeyi gerçek bir istişare mekanizması olarak mı yoksa sembolik bir jest ve müzakere aracı olarak mı kullandığını sorgulamasına yol açtı.
Colby, Brüksel'deki NATO karargâhında büyükelçilerle gerçekleştirilen toplantıda Pentagon'un önceden hazırladığı açıklamaya dayanarak şunları söyledi: "İttifak'ın yalnızca ayakta kalmak için değil, güçlenerek ilerlemek için de değişmesi gerektiğine inanıyoruz."
"Bu, yalnızca konuşlanma noktaları ve üslerle sınırlı dar kapsamlı bir gözden geçirme değil; her ne kadar bu noktalar son derece önemli olsa da. Buradaki stratejik konumumuza bütüncül bir bakış söz konusu" diyen Colby, "Bu gözden geçirme, kıtada daha sürdürülebilir ve güçlü bir Avrupa savunmasına geçişi teşvik edecek, bu geçişi mümkün kılacak ve hız kazandıracak" diye ekledi.
Colby, İttifak içindeki ilerlemeyi de takdirle karşılayarak Avrupa'nın ABD için hayati önemini koruduğunun altını çizdi ve "İstişareler ve diyalog bu gözden geçirmenin ayrılmaz bir parçası. Sizin görüşlerinizi duymak istiyoruz" dedi.
Kaynakça : Alaraby TV