Türkiye’nin Ev Sahipliğinde Dünya Gündemi Antalya’da Masaya Yatırıldı
17.04.2026 - 14:53 | Son Güncellenme: 24.04.2026 - 15:33
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın himayelerinde ve Dışişleri Bakanlığının ev sahipliğinde düzenlenen forum, bu yıl da liderler, bakanlar, uluslararası kuruluş temsilcileri ve uzmanları aynı çatı altında buluşturdu. Belek’teki NEST Kongre Merkezi’nde yapılan oturumlar ve temaslarda hem bölgesel krizler hem de küresel yönetişim tartışmaları geniş yer buldu.

Gazze ve Filistin başlığı forumun en ağır gündemlerinden biri oldu
Forumun en dikkat çeken başlıklarından birini Filistin’e ilişkin oturumlar oluşturdu. Filistin Dışişleri Bakanı Varsen Ağabekyan, Gazze’de ateşkes anlaşmasının üzerinden aylar geçmesine rağmen insani felaketin sürdüğünü belirterek, “Gazze’de hala bir felaket söz konusu. Ölümler devam ediyor. Akdeniz üzerinden gelen yardımlar hala ulaşmadı.” dedi. Ağabekyan, Gazze’de temel ihtiyaçlara erişimin sağlanamadığını, uluslararası yardımların dahi yeterli biçimde ulaşmadığını söyledi.
Gözden Kaçmasın
Ağabekyan, forum kapsamındaki panelde, Gazze için tartışılan barış mekanizmalarının uluslararası hukuka entegre edilmesi gerektiğini vurguladı. Filistin’in uluslararası hukuk içindeki statüsünün “geri döndürülemez bir şekilde tanınması” gerektiğini belirten Ağabekyan, barışın yalnızca Gazze ya da Batı Şeria’nın bir kısmını değil, Filistin topraklarının tamamını kapsaması gerektiğini ifade etti. Filistinli Bakan, hesap verebilirlik mekanizmasının kurulmasının ve işlenen suçların sorumlularının belirlenmesinin önemine de işaret etti.
Ağabekyan, yaptığı değerlendirmelerde de İsrail’in Filistinlilere yönelik saldırılarının ve uluslararası hukuk ihlallerinin sürdüğünü söyledi. “Soykırım, suçların en büyüğüdür. İsrail, Gazze Şeridi’nde son 30 aydır halkımıza yönelik soykırım yapıyor ve bu soykırım durmadı.” diyen Ağabekyan, Türkiye’nin Filistinlilerin içinde bulunduğu zor durumu anladığını ve uluslararası platformlarda Filistin’in yanında durduğunu kaydetti.

Suriye mesajlarında çatışmadan uzak durma ve yeniden inşa vurgusu öne çıktı
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, forumdaki konuşmalarında ve verdiği röportajlarda ülkesinin bölgesel gerilimlerde taraf olmamaya çalıştığını söyledi. Şara, “Hedef, diplomasinin hakim olduğu ve çatışmaların olmadığı bölge olmak. Suriye’nin herhangi bir çatışmada taraf olmamasına çabalıyoruz.” ifadelerini kullandı. İran’a karşı yürütülen savaşta Suriye’nin taraf olmadığını belirten Şara, Golan Tepeleri’ndeki İsrail işgalinin uluslararası hukukta yeri bulunmadığını dile getirdi.
Şara, ülkesindeki entegrasyon ve yeniden inşa sürecine ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. SDG ile entegrasyon sürecinin sürdüğünü, anayasal ve kurumsal yapılanma adımlarının aşamalı biçimde ilerlediğini belirten Şara, yardıma ihtiyaç duyan bir ülke olduklarını ancak “politize edilmiş yardım fonu” istemediklerini söyledi. Şara, ülkesinin çatışmalardan uzak kalmasının yatırım fırsatlarını artırdığını da ifade etti.
Türkiye ile ilişkiler konusunda da dikkat çeken mesajlar veren Şara, Antalya Diplomasi Forumu’nun dünyaya mesaj verme imkanı sunduğunu belirterek, “Türkiye artık bölgede ve dünyada gerçekten büyük bir role sahip. Suriye-Türkiye ortaklığı, bölge ve tüm dünya güvenliğinin geleceği için, üzerine pek çok şey inşa edilebilecek bir temel.” dedi. Şara ayrıca Suriye’nin enerji tedariki ve tedarik zincirleri için güvenli bir koridor haline gelebileceğini, Türkiye ile bağlantısallık açısından önemli fırsatlar bulunduğunu anlattı.
ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack da forumdaki açıklamalarında Suriye’ye ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Barrack, Suriye’nin İsrail’le doğrudan çatışmaya girmediğini, Şara yönetiminin normalleşme ve saldırmazlık anlaşmasına açık mesajlar verdiğini söyledi. Türkiye’nin bölgedeki en güçlü ve işleyen ekonomilerden biri olduğunu belirten Barrack, Türkiye’nin arabuluculuk rolünün önemine de işaret etti.

Ukrayna, Türkiye’nin barış diplomasisindeki rolüne dikkat çekti
Ukrayna Dışişleri Bakanı Andrii Sybiha, forumdaki konuşmasında ülkesinin barış görüşmelerine açık olduğunu söyledi. “Biz her bir toplantıya katılmaya hazırız. Türkiye ile Zelenskiy arasında, Putin arasında, Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan ya da belki Trump arasında gerçekleştirilecek her görüşmeye hazır olduğumuzu söylemek istiyorum.” diyen Sybiha, Türkiye’nin Ukrayna’nın barışı tesis etme çabalarında büyük rol oynadığını kaydetti.
Sybiha, Ukrayna’nın koşulsuz ateşkese razı olduğunu ancak toprak bütünlüğünü hedef alan maddeleri kabul etmeyeceklerini söyledi. Rusya’nın saldırılarının sürdüğünü belirten Sybiha, ülkesinin savunma kapasitesini güçlendirmeye devam ettiğini ifade etti. Türkiye’nin savunma kapasitesine de dikkat çeken Ukraynalı Bakan, Türkiye’nin ordusunun ihtiyaçlarının büyük bölümünü kendi imkanlarıyla karşılayabildiğini söyledi.

Gıda, enerji ve göç başlıkları da forumun ana gündemleri arasında yer aldı
Forumda küresel gıda güvenliği başlığı da geniş şekilde ele alındı. İslam Gıda Güvenliği Teşkilatı Direktörü Berik Aryn, iklim değişikliği kaynaklı benzer sorunlara maruz kalan bölgeler arasında bilgi ve deneyim paylaşımı yapılması gerektiğini söyledi. Eski Tarım ve Orman Bakanı Mehdi Eker ise gıda güvenliğinin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda güvenlik meselesi olduğunu belirterek, “Gıda güvenliği aslında milli güvenlik unsurudur ve aslında küresel bir konudur.” dedi.

Enerji başlığında ise Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye’nin enerji arz güvenliği için kaynak çeşitlendirmesini stratejisinin merkezine yerleştirdiğini söyledi. Bayraktar, yenilenebilir enerjiye ağırlık verirken petrol ve doğal gaz altyapısının da işlevini sürdürdüğünü vurguladı. Türkiye’nin enerji piyasalarının son yıllardaki krizlere karşı direnç kazandığını ifade eden Bayraktar, enerji dönüşümünün “akıllı” ve kriz anlarında müdahale edilebilir bir yapıda olması gerektiğini belirtti.
Mülteci başlığında ise uluslararası toplumun paylaşılmış sorumluluk anlayışıyla hareket etmesi gerektiği vurgulandı. BM Mülteciler Yüksek Komiseri Barham Salih, “Mültecilere ev sahipliği yapmak toplumlar için kolay bir şey değil ve bu hem bir yükümlülük hem de insani anlamda bir sorumluluk.” dedi. ICMPD Genel Direktörü Susanne Raab da Türkiye’nin mültecilerin entegrasyonu ve sürecin yönetimi konusunda önemli bir örnek ortaya koyduğunu söyledi. Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri Michael O’Flaherty ise göç politikalarındaki başarısızlık ihtimaline dair kaygılarını dile getirdi.

Panelde BM’nin yapısı ve çok taraflı sistem tartışıldı
Antalya Diplomasi Forumu’ndaki bir başka dikkat çekici başlık, Birleşmiş Milletlerin yapısına ilişkin eleştiriler ve reform çağrıları oldu. Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, BM’nin sadece desteklenmesinin yeterli olmadığını, reforma tabi tutulması gerektiğini söyledi. Kuzey Makedonya Cumhurbaşkanı Gordana Siljanovska-Davkova da “BM’yi yeniden gözden geçirmemiz lazım” derken, Gürcistan Başbakanı İrakli Kobakhidze uluslararası düzende siyasi çıkarların diplomasinin önüne geçtiğini ifade etti.
Aynı panelde, özellikle Güvenlik Konseyinin işleyişi, veto mekanizması, uluslararası hukukun zayıflaması ve çok taraflılığa dönüş ihtiyacı öne çıktı. Konuşmacılar, savaşlar ve belirsizlikler karşısında daha kapsayıcı ve daha işlevsel bir uluslararası sistem gerektiğine işaret etti.
Antalya’daki görüşme trafiğinde enerji, güvenlik ve bölgesel işbirliği başlıkları
Forum, panellerin yanı sıra çok sayıda ikili ve çok taraflı görüşmeye de ev sahipliği yaptı. Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’nın Antalya’daki görüşmesinde enerji alanındaki işbirliği imkanları ele alındı. Görüşmede Azerbaycan gazının Türkiye üzerinden Suriye’ye ihraç edilmesinin, Suriye’nin enerji güvenliğine ve kalkınmasına katkı sağlayabileceği belirtildi. Taraflar ayrıca bölgedeki gerginlikten duydukları endişeyi dile getirerek ihtilafların diplomatik yollarla çözülmesinin önemini vurguladı.
Şara’nın Antalya’da Aliyev ve IKBY Başkanı Neçirvan Barzani ile de bir araya geldiği bildirildi. Aliyev ayrıca KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ile görüştü. Bu görüşmede Azerbaycan’ın KKTC’ye desteğinin süreceği vurgulanırken, KKTC’nin Türk Devletleri Teşkilatına gözlemci katılımı ve farklı alanlardaki işbirliği imkanları ele alındı.
Diplomatik temaslar bununla sınırlı kalmadı. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın ev sahipliğinde Türkiye-Mısır-Pakistan-Suudi Arabistan Dışişleri Bakanları Toplantısı’nın üçüncüsünün Antalya’da düzenlenmesi öngörüldü. Toplantının gündeminde, bölgesel sahiplenme anlayışı çerçevesinde ABD/İsrail-İran savaşı başta olmak üzere bölgesel sorunlara bölgesel çözümler üretilmesi yer aldı. Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler de forum kapsamında Kosova Başbakan Yardımcısı Fikrim Damka ve Nijerya Savunma Bakanı Christopher Gwabin Musa ile ayrı ayrı görüştü.
Yemen Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şai Muhsin ez-Zindani de forumun liderler ve yöneticilerle doğrudan temas kurulması açısından önemli bir imkan sunduğunu belirtti. Türkiye ile Yemen arasındaki güçlü ilişkilere dikkat çeken Zindani, Yemen’deki güvenlik zafiyetinin bölge güvenliği, deniz güvenliği ve uluslararası ticaret üzerinde olumsuz etkileri bulunduğunu söyledi.
Forumda Türkiye’nin ev sahipliği ve diplomatik kapasitesi vurgulandı
Antalya’daki birçok konuşmacı, Türkiye’nin ev sahipliğini ve diplomatik kapasitesini ayrıca vurguladı. Filistinli, Suriyeli, Ukraynalı ve Yemenli yetkililerin açıklamalarında Türkiye’nin arabuluculuk, diyalog ve bölgesel istikrar bakımından öne çıkan rolüne atıf yapıldı. Mülteci oturumunda Türkiye’nin yönetim tecrübesi dikkat çekerken, enerji oturumunda Türkiye’nin krizlere karşı dayanıklı altyapısı ve kaynak çeşitlendirme stratejisi öne çıktı.
Bu çerçevede Antalya Diplomasi Forumu 2026, yalnızca liderlerin konuştuğu bir platform değil; Gazze’den Ukrayna’ya, Suriye’den göç, gıda ve enerji güvenliğine kadar uzanan geniş bir gündemin aynı zeminde ele alındığı, ikili ve çok taraflı diplomatik temasların yoğunlaştığı bir buluşma noktası olarak öne çıktı.
Kaynak: AA