Türkiye’nin Desteğiyle Suriye’de 8 Okul Yenileniyor
05.08.2026 - 15:36 | Son Güncellenme: 07.08.2026 - 10:23
TİKA’nın yumuşak güç birikimi, kurumların saha koordinasyonu ve teknik uzmanlıkla birleşen proje; Suriye’nin geleceğini inşa ediyor.
Bir ülkenin çatışma ve kriz süreçlerinden çıkışında en kritik eşik, toplumsal hafızanın ve günlük hayatın ana omurgası olan eğitim kurumlarının ayağa kaldırılmasıdır. Yıllardır süregelen tahribatın ardından Suriye’de ders zillerinin yeniden emniyetle çalabilmesi, yalnızca fiziki bir altyapı hamlesi değil; aynı zamanda nesiller boyu sürecek bir toplumsal canlanma sürecinin habercisi.
Son dönemde Türkiye ile Suriye arasındaki kurumsal temasların en somut ve insan odaklı çıktılarından biri, eğitim sektöründe hayata geçiriliyor. Millî Eğitim Bakanlığı ile Suriye Eğitim Bakanlığı arasında sağlanan mutabakat çerçevesinde; Şam, Halep, İdlib ve Lazkiye vilayetlerinde belirlenen sekiz stratejik okulda geniş kapsamlı bir restorasyon ve modernizasyon hamlesi başlatıldı.

Masadaki mutabakat sahada karşılık buluyor
Projeyi benzer altyapı çalışmalarından ayıran temel unsur, kâğıt üzerindeki protokollerin sahada yüksek bir koordinasyonla eyleme dökülmüş olması. Türkiye’nin bölgedeki kalkınma ve insani diplomasi aygıtının amiral gemisi konumundaki Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), yıllara dayanan tecrübesiyle bu sürecin en önemli kurumsal dayanaklarından birini oluşturuyor.
TİKA’nın eğitim, kültür ve sosyal altyapı projelerinde geliştirdiği "yerel ihtiyaç odaklı" model, iki ülke bakanlıklarının çizdiği hukuki çerçeveyle birleşerek sahaya yansıyor. Projenin yüklenicisi olan ve Suriye’deki kayıtlı varlığıyla 2025’ten bu yana çeşitli imar projelerine imza atan SAFE İSTANBUL, sözleşmenin imzalanmasının hemen ardından 4 vilayette eş zamanlı olarak ekiplerini sahaya sürdü.
Gözden Kaçmasın
SAFE İSTANBUL Yönetim Kurulu Başkanı Seyfullah Şahin, yürütülen çalışmanın önemini ve niteliğini şu sözlerle ifade etti:
"Türkiye’nin Suriye’deki eğitim sektörünü destekleme çabaları kapsamında yer alan bir projenin uygulayıcı firması olmaktan gurur duyuyoruz. Bu görevi, en yüksek kalitede, disiplin ve bağlılık gerektiren mesleki ve insani bir sorumluluk olarak görüyoruz.
Bu projenin gerçek değeri sadece duvarları restore etmek veya tesisleri tamir etmekle sınırlı değil; esas değer, öğrencileri daha güvenli sınıflara kavuşturmak, öğretmenlerin görevlerini daha iyi koşullarda yapmalarını sağlamak ve eğitim kurumlarına yeniden hayat vermektir.
Somut ve sürdürülebilir bir etki yaratacak bir projeyi tamamlamak için mühendislik tecrübesini, profesyonel yönetimi ve yerel ihtiyaçlara dair saha bilgisini bir araya getiriyoruz."
8 okul için özel mühendislik dokunuşu
Şam, Halep, İdlib ve Lazkiye gibi coğrafi olarak farklı dinamiklere sahip dört ayrı vilayette yürütülen çalışmalar, yüksek düzeyde lojistik ve teknik koordinasyon gerektiriyor. Proje kapsamında her bir okul için bağımsız teknik değerlendirme raporları hazırlanarak şu müdahaleler gerçekleştiriliyor:
Hasar gören yapısal unsurların güçlendirilmesi, çatı izolasyonları ve dış cephe yenilemeleri.
Sınıfların, koridorların ve kapı/pencere doğramalarının modern eğitim standartlarına uygun olarak yenilenmesi.
Islak hacimlerin, su ve kanalizasyon tesisatlarının sıfırdan ele alınarak hijyenik koşullara kavuşturulması.
Okul bahçelerinin, spor ve oyun alanlarının çocuklar için güvenli hâle getirilmesi.
Merkezî bir takip ve denetim mekanizmasıyla yönetilen süreçte, periyodik saha ziyaretleri ve teknik testlerle iş güvenliği ve malzeme kalitesi en üst seviyede tutuluyor.

İki ülke hattında insan odaklı diplomasi
Eğitim alanındaki bu iş birliği, Türkiye ile Suriye arasındaki ilişkilerin geleceğine dair de önemli ipuçları barındırıyor. Yeniden imar sürecinin yalnızca yeni binalar dikmekten ibaret olmadığını; mevcut sosyal altyapının canlandırılması, yerel istihdamın desteklenmesi ve kurumsal güvenin tesisi anlamına geldiğini gösteriyor.
Saha çalışmalarında yerel mühendis, usta ve iş güçlerinin sürece dâhil edilmesi, hem yerel ekonomiye can suyu veriyor hem de projenin toplumsal sahiplenmesini artırıyor. Eğitime yapılan bu doğrudan yatırım, iki ülke arasındaki ilişkilerin somut, ölçülebilir ve insan hayatına doğrudan dokunan bir zeminde ilerlediğinin en belirgin kanıtı.
SAFE İSTANBUL'un bölgesel varlığı ve imar stratejisi
Projenin sahadaki yürütücü gücü konumundaki SAFE İSTANBUL, bu organizasyonu sıradan bir yüklenicilik faaliyetinin ötesine taşıyan kurumsal bir arka plana sahip. 2019 yılında Türkiye’de kurulan şirket; mimarlık, mühendislik, proje yönetimi ve bina restorasyonu alanlarında yurt içinde ve bölgesel pazarlarda edindiği teknik birikimi doğrudan sahaya aktarıyor.

Şirketin Suriye’deki varlığı ise geçici bir ticari hamleden ziyade, bölgenin yeniden imar sürecine odaklanan uzun vadeli bir vizyona dayanıyor. Suriye’de kayıtlı resmi tüzel kişiliğiyle 2025 yılından bu yana sahada aktif olarak yer alan şirket; kamu ve özel sektöre yönelik sağlık tesisleri, sosyal alanlar, ticari yapılar ve kamu binalarının ihyasında görev üstleniyor.
Şirket yönetiminin belirlediği ana strateji; Türkiye’deki mühendislik vizyonu ile Suriye’deki yerel uzmanlık ve iş gücünü aynı paydada buluşturmak. Bu durum hem projelerin yerel pazarın ihtiyaçlarına doğrudan yanıt vermesini sağlıyor hem de bölgedeki teknik kapasitenin güçlenmesine katkıda bulunuyor. Sekiz okulun restorasyonu, bu sürdürülebilir ortaklık modelinin eğitim alanındaki en somut halkasını oluştururken; asıl hedef, fiziki yapıları yenilemenin ötesine geçerek insana ve toplumsal iyileşmeye doğrudan yatırım yapmak.
Güvenli sınıflarda yeni bir dönem başlıyor
TİKA ve SAFE İSTANBUL’un sürdürdüğü restorasyon çalışmaları tamamlandığında, binlerce Suriyeli çocuk yeniden emniyetli, hijyenik ve modern dersliklerde eğitim alma imkânına kavuşacak. Şam’ın tarihî mahallelerinden Halep’in sokaklarına, İdlib’den Lazkiye’nin kıyı ilçelerine kadar uzanan bu canlandırma hamlesi; yıkıntıların arasından yükselen ders zili sesleriyle, Suriye’nin geleceğine atılmış en sağlam imzalardan biri olacak.