Türk Hükümdarları Atilla ve Cengiz Han’ın Mezarları Neden Bulunamıyor?

Araştırmacı Mehmed Mazlum Çelik, Atilla ve Cengiz Han’ın mezarlarının neden hala bulunamadığına dair tarihsel gizemleri Fokus+ için inceledi.
Türk Hükümdarları Atilla ve Cengiz Han’ın Mezarları Neden Bulunamıyor

26.03.2026 - 17:25  |  Son Güncellenme:  17.04.2026 - 09:17

Hun İmparatoru, Atilla’nın çadırı her zamankinden daha büyük bir neşe ve eğlence içerisindeydi. 

Düğün gecesi bazı kaynakların anlattığına göre büyük imparator çok fazla alkol tüketmişti. 

Basit bir çadırda basit bir düğün yapan eli kılıçlı bu adam, 451 senesinde Roma kapılarına dayanmış bir muzafferdi. 

Roma önlerinde onu neyin durdurduğu hala tarihin cevap bulamadığı sorulardan birisi olarak karşımızda duruyor. Vatikan’ın bütün inkâr ve yalanlamalarına rağmen Roma’nın düşüşünü Papa Leo’nun Atilla ile görüşmesi durdurduğu rivayet edilmektedir. 

Daha ılımlı bazı Batılı araştırmacılar bu görüşme sonrası Atilla’nın Hıristiyanlık dinine karşı alaka duyduğunu yazmaktadır. 

Düğün gecesinin sabahında Atilla’nın çadırında ölmesi ise hala gizemini koruyan bir başka konudur. Tarihçilerin önemli bir kısmı 58 yaşında hayatını kaybeden bu büyük komutanın alkol komasından öldüğünü tahmin etmektedir. 

Atilla’nın ölümünden sonra ortaya çıkan bir başka muamma ise cesedine ne olacağı ve nereye gömüldüğüne dairdi. 

Atilla’nın mezarı nerede? 

Atilla

453 senesinde hayatını kaybeden büyük imparator Atilla’nın mezarı nerede olduğuna dair bugün de bir cevap bulunabilmiş değil. Bu konu dünyanın dört bir yanındaki defineci ve maceraperest arkeologlar için heyecan verici konulardan birisi olarak öne çıkıyor.  

Batılı kaynakların uzun yıllar Latince’de “Flagellum Dei” (Tanrının gazabı) olarak adlandırdığı Atilla’nın mezar yerine dair sayısız efsane bulunmaktadır.  

Konuyla alakalı elimizdeki tek ciddi kaynak Bizanslı tarihçi Jordanes’in ‘Getica’ isimli çalışmadır. Gotların tarihi hakkında ayrıntılı malumatlar sunan bu eserde Atilla’nın ölümüyle alakalı da bazı ayrıntılara ulaşabiliyoruz. 

Jordanes’e göre Atilla iç içe geçmiş üç tabutun içerisine konuldu. Cesedin içerisine konulduğu ilk tabut saf altından dökülmüştü. Bu altınlar, Atilla’nın zenginliğini temsil ediyordu. İkinci tabut ise gümüşten yapılmıştı ki bu Atilla’nın ihtişamının mücessem simgesiydi. Son tabut da savaşçılığın ve gücün temsili olarak kabul edilen güçlü demirden yapılmıştı.  

Jordanes’in verdiği bu ayrıntılardan anlıyoruz ki Atilla’nın bedeni yakılmamıştı ve bir tabuta konulmuştu. Eğer ortada bir tabut var ise bir de mezar yeri olması gerekir. 

Jordanes, mezar yeri ile ilgili muammayı açıklarken büyük imparatoru defneden herkesin öldürüldüğünü iddia etmektedir; çünkü Atilla gömülürken büyük bir hazine ile gömülmüştür. 

Mezarın tam yeri ile ilgili tarihçilerin genel kanaati Büyük Macar Ovası içerisinde yer aldığına dair hipotezler öne çıkar. Bu noktada en büyük endişe bu mezar yerinin daha önce bulunup yağmalanmış olmasına dairdir. 13. Yüzyıldan itibaren Atilla’nın mezar yeri ve içerisindeki hazineler Batılılar tarafından merak edilen bir konuydu. Dolayısıyla Büyük Hun İmparatorunun mezarı asırlar önce bulunup yağmalanmış olması olasılığı ciddi bir soru işareti olarak öne çıkıyor. 

Cengiz Han’ın mezarı nerede? 

Mezar yeri büyük bir muamma olan diğer isim Cengiz Han’dır. 

Cengiz Han’ın hayatındaki en ilginç evrelerden birisi ölümsüzlüğe kafayı fena halde takmış olmasıydı. Bu konuya bir cevap bulmak için her dinden âlime ve simyacıya başvuruyordu. Bu konuda bir çare bulamadan bir sefer sırasında her fani gibi ölümü tattı.  

Cengiz Han’ın ölümünden sonra cesedine ve mezar yerine ne olduğu tıpkı Atilla gibi büyük bir sırdır. 13. Asrın bu korkunç lideri bazı kaynaklarda kırk bakire, atı ve büyük bir hazineyle defnedilmiştir.  

İddiaya göre Cengiz Han’ın cesedi Buhara’dan Moğolistan’a getirilirken yol üstünde yaşayan ve görgü şahitliği yapabilecek herkes kılıçtan geçirilmişti. Marco Polo’nun iddiasına göre; yalnızca görgü şahitliğinden şüphelenilerek öldürülen kişi sayısı 20 binin üzerindedir.  

Cengiz Han’ın mezarı nerede?

Cengiz Han’ın bilinen tek vasiyeti mezar yerinin bulunmasının istememesine dair olmasına rağmen 1990’lı yılların başından itibaren bilhassa Rus ve Amerikalı arkeologlar bu mezar yerini bulabilmek için büyük bir yarış başlatmışlardı. Yapılan araştırmaların büyük çoğunluğu Hentiy bölgesinde yoğunlaşıyor, bunun nedeni Hentiy büyük Moğol İmparatorunun aynı zamanda doğduğu topraklar olmasıdır.  

Moğol halkının mezar yerinin bulunmasını istememesine ve UNESCO’nun Hentiy’i koruma altına almasına rağmen “Cengiz Han’ın mezar yerini bulma” çılgınlığının önüne bir türlü geçilemiyor. 

Son yıllarda Batılı araştırmacılar teknolojiyi de kullanarak gökyüzünde olası mezar yeri olabileceğini düşündüğü yaklaşık 55 bölge belirledi. 

Bu bölgeler çoğu kaçak ve gizli olarak mütemadiyen kazılmakta ve Cengiz Han’ın mezarına ulaşılmaya çalışılmaktadır. 

Bu yarış devam ederken Çinli bazı bilim insanları Sincan bölgesinde buldukları bir mezarın Cengiz Han’a ait olduğu iddiasıyla ortaya attı. Oysa Cengiz Han’ın coğrafi olarak Sincan’da olması mümkün değilken buraya neden defnedilmiş olabileceğine dair soru işaretleri cevapsızdır. Bu noktada, mezar yeri hala bilinmeyen ve efsanelerle anılan Kubilay Han’ın, Cengiz Han’a olan bağlılığı nedeniyle bu mezarı taşımış olabileceği yönünde iddialar da vardır.

Velhasıl kelam, iki büyük Türk hükümdar Atilla ve Cengiz Han’ın mezar yerleri bugün bilinmemekle beraber Batılı arkeologların cevabını en fazla bulmayı arzu ettikleri gizemlerin başında gelmektedir. 

*Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Fokus+'ın editöryal politikasını yansıtmayabilir.