Trump İran’ı Neden Kışkırtıyor? Hedef Rejim Değişikliği mi, Masada Taviz mi?

İran’da ekonomik krizle başlayan ve ülke geneline yayılan protestolar sürerken, ABD Başkanı Donald Trump’ın “silahlarımız hazır”, “yardım yolda” ve doğrudan sokaktaki göstericilere çağrı içeren açıklamaları tansiyonu daha da yükseltti. DİPAM Başkanı Dr. Tolga Sakman ise Fokus+’a yaptığı özel açıklamada Washington’un hedefinin diplomasi değil, sokak hareketlerini kışkırtmak olduğunu söyledi. İşte tüm detaylar…
Trump İran’ı Neden Kışkırtıyor Hedef Rejim Değişikliği mi, Masada Taviz mi

17.01.2026 - 17:37  |  Son Güncellenme:  28.01.2026 - 08:48

İran’da 28 Aralık 2025’te yerel para biriminin döviz karşısında hızla değer kaybetmesi ve ekonomik sıkıntıların derinleşmesi nedeniyle başkent Tahran’da başlayan protestolar kısa sürede ülke geneline yayıldı. 

Gösteriler özellikle büyük çarşı ve ticaret merkezlerinde yoğunlaşırken, güvenlik güçlerinin sert müdahalesi dikkat çekti. 

İran'da protestolardan bir kare

Protestolar ilerleyen günlerde siyasi sloganlara evrildi ve çok sayıda kentte sokak çatışmaları yaşandı.

Öte yandan, İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı (HRANA), 13 Ocak itibarıyla 16. güne giren gösterilerde 664 kişinin öldüğünü, bunların 133’ünün güvenlik görevlisi ve birinin de savcı olduğunu bildirdi.

Peki ya bu süreçte ABD Başkanı Donald Trump’ın hangi sözleri gerilimi tırmandırdı? İşte detaylar…

ABD Başkanı Donald Trump

“Silahlarımız hazır ve harekete geçmeye hazırız”

ABD Trump, İran’daki protestoların şiddetle bastırılması ihtimaline karşılık “hazır ve tetikte” olduklarını duyurdu.

Trump, sosyal medya platformu Truth Social’da 2 Ocak günü yaptığı paylaşımda, “Eğer İran barışçıl protestocuları vurur, öldürürse ABD onların yardımına koşacaktır. Silahlarımız hazır ve harekete geçmeye hazırız” ifadelerini kullandı. 

Trump’tan göstericilere açık destek

Gösterilerin 17’nci gününde Trump, İran’daki protestolara yönelik gerilimi zirveye taşıyan açıklamalarda bulundu. Sosyal medya hesabından paylaşımda bulunan Trump, İran yönetimiyle yürütülen tüm temasları iptal ettiğini duyurarak şu ifadeleri kullandı:

“İranlı vatanseverler, protestolarınıza devam edin, kurumlarınızı ele geçirin. Katillerin ve istismarcıların isimlerini kaydedin. Onlar büyük bir bedel ödeyecekler. Protestocuların anlamsızca öldürülmesi durana kadar İranlı yetkililerle olan tüm toplantılarımı iptal ettim. Yardım yolda.”

Trump aynı paylaşımında “Make Iran Great Again” ifadesini de kullandı. ABD Başkanı’nın doğrudan sokaktaki göstericilere hitap etmesi ve yardım mesajı vermesi, Washington’un İran iç siyasetine açık müdahalesi olarak yorumlandı.

DİPAM Başkanı Sakman: “Amaç diplomasi değil, sokakları kışkırtmak”

Diplomatik İlişkiler ve Politik Araştırmalar Merkezi Başkanı Dr. Tolga Sakman, Fokus+’a yaptığı özel açıklamalarda Trump’ın bu çıkışlarının askeri bir sürecin değil, sokak hareketlerini besleme stratejisinin parçası olduğunu söyledi:

“Trump yönetimi bugüne kadar yaptığı veya niyetlendiği operasyonlarda hiçbir zaman demokrasi ve özgürlük gibi vaatleri olmadı. Bu sefer bu vaatle yardım edeceğini söylemesi yaklaşımın farklı olduğunu gösteriyor. Bu da yönetime bir diplomasi süreci tanımak yerine sokak eylemlerini kışkırtmak ve onlara daha fazla motivasyon sağlamak için özellikle tercih edildiğini düşünüyorum. Bunu desteklemek için Orta Doğu‘da bazı askeri manevralarda da bulundu ancak bunun bir sonraki adımı gelecek gibi görünmüyor çünkü komşu ülkelerin de böyle bir operasyona destek vermediği biliniyor. Trump bir zaman tanımak istese ve bu zaman içerisinde bir şeye zorlamayı planlasa bunu en açık şekilde yapmayı tercih ediyor.”

Diplomatik İlişkiler ve Politik Araştırmalar Merkezi Başkanı Dr. Tolga Sakman

Sakman, İsrail faktörüne de dikkat çekerek devamında şöyle konuştu:

“Ayrıca bu süreçte tabi İsrail ile dengeli bir politika izlemesi de gerekiyor. Netenyahu’nun en son Amerika ziyaretinde Trump ile İran konusunu özellikle konuştuğunu biliyoruz. Bu tip harekat söylemleri İsrail’in bölgesel politikaları üzerinden destek sağladığını göstermek için önemli bir adım.”

İran’ın yapısının ABD’yi askeri açıdan sınırladığını vurgulayan Sakman, olası bir saldırının rejimi zayıflatmak yerine konsolide edebileceğini ifade etti:

“İran’ın coğrafyası ve sosyolojik yapısı operasyon yapma noktasında Amerika’yı her zaman dikkatli davranmaya itiyor. Bir saldırıya niyet edilse bile bunun çok kısıtlı ve siyasi hedefleri olan stratejik hedefler olacağına tahmin edebiliriz bu da yine bir-iki noktanın vurulması gibi düşünülebilir. Bu bile İran toplumunu konsolide eder ve rejimin düşmesi bir yana mevcut rejim karşılığını dönemsel de olsa sürümlendirebilir.”


Trump’tan gümrük vergisi tehdidi

Aynı gün Trump, İran ile ticaret yapan ülkelere yönelik yeni bir ekonomik tehditte bulundu. 

İran’la iş yapan ülkelerin ABD ile ticaretlerinde yüzde 25 oranında ek gümrük vergisi uygulanacağını duyuran Trump, kararın derhal yürürlüğe girdiğini belirtti. 

Bu açıklama, sadece Tahran yönetimini değil İran’la ticari ilişkisi bulunan ülkeleri de doğrudan hedef aldı.

Trump’ın İran ile ticaret yapan ülkelere yönelik yüzde 25 ek gümrük vergisi tehdidini de değerlendiren Sakman, bu adımın sadece İran’ı değil Çin’i de hedef aldığını söyledi:

“Trump’ın bu tehditi şu anda sadece sözde olan bir girişim. Tarifelerle ilgili başkanlık kararı henüz yayınlamadı. Burada tabii iki yönlü bakmak lazım birincisi İran’a verilen desteğin kesilmesi bu özellikle İran ile ticaret yapmaya devam eden ülkelerin İran’la ilişkisini kesmek için önemli bir adım. Ticari ilişkilerin kesilmesi ile İran’ın toplumsal ve siyasal olarak zor duruma düşmesi bekleniyor. İkincisi İran üzerinden özellikle Çin’in sağladığı enerji kaynaklarında bir kırılma yaratmak. Bunun ilk adımını Venezuala’da görmüştük. Venezuela üzerinde Çin’in enerji kaynaklarından birinin boğazına sıkarak Çin’in üretimini zorlaştıran ABD İran’dan sağlanan enerjiyi de bir şekilde keserek Çini de ayrıca yeni bir masaya çekmeye çalışıyor diyebiliriz. ABD ile Çin yakın zamanda bir ticaret anlaşmasına doğru hızla ilerliyor ve Trump yönetimi bu anlaşmaya Çin’i zorunlu ve masada zayıf kılmaya çalışıyor. Diğer yandan Trump‘ın “en sevdiğim kelime gümrük vergileri” demesinin ardından diplomatik tehdit olarak çok sık bu yola başvurması konunun ciddiyetini de gittikçe muğlaklaştırmaya başladı. Koyduğu tarifeler üzerinden hızla vazgeçmesi veya yeni düzenlemeler yapması; çok alakasız konuları bir anda uluslararası ticaretle ilgili noktaya çekmesi Amerika’nın küresel ekonominin lideri olma çabasında da farklı bir kırılma yaratıyor. Yani küresel ekonomi etkisinden çok bu durum Amerikan ekonomisi için etkisi olacağını tahmin edebiliriz.”

15 Ocak 2026: Beyaz Saray’dan sert mesaj

15 Ocak’ta Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada Trump’ın İran yönetimini açık şekilde uyardığı bildirildi. Açıklamada, protestoculara yönelik şiddetin devam etmesi halinde “ciddi sonuçlar” doğacağı vurgulandı. 

Aynı gün ABD Hazine Bakanlığı, İran’daki protestolara müdahalede rol aldığı belirtilen bazı üst düzey İranlı yetkililere yönelik yeni yaptırımlar uygulandığını duyurdu. Yaptırımların, Başkan Trump’ın doğrudan talimatıyla devreye alındığı belirtildi.

Trump’ın hedefi rejim değişikliği mi?

Trump’ın İran’a yönelik nihai hedefini değerlendiren Dr. Tolga Sakman, Washington’un rejim devirmeyi değil, rejimi zayıflatmayı amaçladığını söyledi:

“Trump’ın burada hedefinin İran rejiminin elini zayıflatmak olduğunu düşünüyorum böylece hem nükleer müzakerelerde hem petrolle ilgili gelişmelerde Tahran’ın masaya oturmasını hızlandırmak ve bu masada da Amerikan yönetiminin güçlü bir pozisyon almasını sağlamak öncelikli niyeti. Trump‘a doğrudan rejimi devirmek isteyip istemediği sorulduğunda bu konuda bir niyetin olmadığını dile getirmişti. Zaten çökmüş bir rejim İran’da bir güç boşluğu ve bir güvenliksizlik vakumu oluşturacak ve bu da Trump‘ın bölge politikaları ile uyuşmuyor.”

İran'da protestolardan bir kare

Sakman’a göre Washington açısından “sarsılmış ama ayakta kalan” bir İran, tam bir çöküşten daha yönetilebilir bir senaryo sunuyor:

“Bölgede birçok konunun normalleşme imajı ile ekonomik ve siyasi olarak nüfuz etme çabası düşünüldüğünde böyle bir güvensiz ortamın İran’dan çevreye yayılması ve böylece de Amerika’nın ekonomik çıkarlarının bölgede kesintiye uğrayacağımı öngörürüz. Devrilmeyen ama sarsılan bir rejim bu anlamda daha uygun görünüyor Trump politikalarına göre. Böylece İran üzerinden küresel bazı krizlere de yeni bir pencere açılabilir.”

16 Ocak 2026: Trump’tan İran’a teşekkür

Trump, İran yönetiminin planlanan infazları durdurduğuna dair haberlerin ardından yeni bir paylaşım yaptı. ABD Başkanı açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Dün gerçekleşmesi planlanan tüm infazların (800’den fazla) İran yönetimi tarafından iptal edilmiş olmasına büyük saygı duyuyorum. Teşekkürler.”

Trump, 14 Ocak'ta yaptığı açıklamada, "Bize, İran'da infazların durdurulduğu bildirildi. Şu anda bir infaz planı ya da idam yok. Eğer böyle bir şey olursa hepimiz üzülürüz. Ancak bana ulaşan bilgilere göre infazlar durmuş." diye konuşmuştu.

 

 

Kaynak: Anadolu Ajansı.