Suriye'de Hizbullah: Düşen Rejimin Gölgesinde Bir Vekaletin Anatomisi
07.04.2026 - 16:46 | Son Güncellenme: 07.04.2026 - 17:20
Tarih, bazen yalnızca iktidar boşlukları aracılığıyla okunabilir. 8 Aralık 2024'te Beşşar Esed rejiminin çöküşüyle birlikte Suriye'de oluşan bu boşluk, yalnızca bir iktidar değişimini değil; onlarca yıl boyunca inşa edilmiş bir vekillik ilişkisinin dramatik biçimde teşhirini de gün yüzüne çıkarmıştır. Hizbullah'ın Suriye'deki rolü, salt bir siyasi ittifakın ötesinde, İran'ın bölgesel hegemonyasının organik bir aygıtı olarak düşünülmeli; bu aygıtın işleyiş biçimi ise ancak Şam'ın düşüşü sonrasında tüm çıplaklığıyla görünür hale gelmiştir.
Çekilme mi, yeniden konuşlanma mı?
Rejimin yıkılma anında Hizbullah'ın sergilediği refleks, örgütün stratejik zekâsı hakkında son derece aydınlatıcı ipuçları sunmaktadır. Esed üst yönetiminin ve aile mensuplarının Lübnan'a taşınması operasyonu1 ile Kusayr mevzilerinden yaklaşık 150 zırhlı araç ve yüzlerce savaşçının çekilmesi2 —ilk bakışta bir tasfiye izlenimi uyandırmakla birlikte— aslında daha karmaşık bir hakikatin örtüsüdür. Hizbullah sahayı terk etmemiştir; yalnızca görünürlüğünü askıya almıştır. Geride bırakılan hücre yapılanmaları, İran bağlantılı Şii klanlar ve sınır ötesi kaçakçılık hatları, örgütün Suriye topraklarındaki varlığını sessiz sedasız sürdürdüğünün kanıtıdır.
Şubat-Mart 2025 arasında Lazkiye, Tartus ve Humus'un batı kesimlerinde patlak veren isyan, bu sessiz varlığın nasıl kolayca faaliyete geçirilebileceğini gözler önüne sermiştir. Savaş Araştırmaları Enstitüsü'nün (ISW) tespiti, isyancıların Hizbullah'ın kaçakçılık ağlarından ve Alevi dağ köylerinin desteğinden beslendiğini ortaya koymuştur. Ocak 2025'te Humus'un batısında gerçekleşen koordineli saldırıda 35'i aşkın Suriye güvenlik görevlisinin hayatını kaybetmesi3 bu değerlendirmenin salt kâğıt üzerinde kalmadığının en acı kanıtıdır. 6 Mart Ayaklanması'nın ardından yaşanan misilleme operasyonlarında ise 300'ü aşkın Alevi sivilin hayatını kaybetmesi ve Rusya'nın Hmeymim Üssü'ne sığınan geniş bir kitlenin oluşması4, Hizbullah'ın Suriye’yi istikrarsızlaştırma girişimlerinin beraberinde getirdiği insani maliyeti gözler önüne sermektedir.
Suikast gölgesinde bir devlet
Hizbullah'ın 8 Aralık sonrası Suriye stratejisinin belki de en çarpıcı boyutu, yeni yönetimin fiilen başını hedef alma girişimidir. 27 Haziran 2025'te Dera Vilayeti'nde planlanan ve önlenen suikast5 sıradan bir terör eylemi değil; İran'ın Suriye'deki yeni denklemi kabul etmediğinin ve vekillik ilişkisini sonlandırmak isteyenlere karşı en keskin araçlara başvurmaya hazır olduğunun açık bir beyanıdır. Şubat 2025'te Şam'ın Mezze semtine roket saldırısı düzenleyen hücrenin imha edilmesi ve faillerin Lübnan'daki kamplarda eğitim aldığını doğrulayan itiraflar, bu tablonun parçalarını birbirine bağlamaktadır. Ocak 2026'da İsrail'in yaptığı uyarı ise İran bağlantısını uluslararası kamuoyuna bir kez daha hatırlatmıştır.
Captagon: Bir ideolojinin ekonomi politiği
Hizbullah'ın Suriye serüvenini salt askeri ya da siyasî bir mesele olarak değerlendirmek, resmin büyük bir bölümünü ıskalamak demektir. Captagon meselesi, örgütün Suriye'ye neden bu denli derin kökler saldığını anlamak için vazgeçilmez bir anahtardır. Yıllık yaklaşık 10 milyar dolar gelir ürettiği tahmin edilen bu sentetik uyarıcı ekonomisinde Esed ailesinin ve ortaklarının payı tek başına 2,4 milyar doları bulmaktaydı.6 ABD Hazinesi'nin OFAC birimi bu gerçekliği resmi bir yaptırım kararına dönüştürerek "Captagon'un yasadışı üretim ve ticareti, Beşşar Esed'ın rejimine ve müttefiklerine, Hizbullah dahil, fayda sağlayan milyar dolarlık bir kaçakçılık işine dönüşmüştür" tespitini kayıt altına almıştır.7
Hizbullah'ın bu şebeke içindeki rolü sıradan bir lojistik ortaklıktan ibaret değildir. Örgüt, uyuşturucu kaçakçılığı güzergâhlarını İran'dan Ürdün üzerinden Batı Şeria'ya uzanan silah transferlerinde de araçsallaştırmış; bu operasyonların arkasında ise IRGC Kudüs Gücü'nün iki özel birimi yer almıştır.8 8 Aralık sonrasında yeni Şam yönetiminin laboratuvarları kapatma, depoları basma ve 200 milyonu aşkın kapsülü ele geçirme konusundaki çabaları takdire değerdir; ancak Captagon ağlarının Sudan, Yemen ve Latin Amerika'ya doğru coğrafi dağılım gösterdiğine dair bulgular, meselenin ulusal sınırları çoktan aştığını ve küresel bir boyut kazandığını göstermektedir.
Yeni Şam'ın parametreleri: İdeoloji, güvenlik ve ekonomi
Ahmed Şara'nın İran'a ilişkin tutumu, salt diplomatik bir pozisyon alışı değil; köklü bir ideolojik kırılmanın yansımasıdır. Ekim 2024 tarihli röportajında "İran'ın bölgedeki projesini 40 yıl geri attık" diyen Şara9, Sünni kimliği ve Arap milliyetçiliğiyle bağdaşmayan bir vekillik ilişkisini meşruiyet zeminiyle tartmaktadır. Güvenlik parametresi açısından ise Hizbullah, salt bir ideolojik sorun değil; cumhurbaşkanının canını doğrudan tehdit eden varoluşsal bir tehlike olarak tecelli etmektedir. Belfer Merkezi'nin isabetli tespitine göre "İran'ın yeniden Suriye iç denklemine girmesi, neredeyse her diğer gücü rahatsız edeceğinden ciddi sonuçlar doğurur."10
Ekonomik parametrede ise yaptırımların kaldırılması ve uluslararası yatırımın Suriye'ye çekilmesi, Hizbullah ve İran bağlantılı ağların tasfiyesiyle doğrudan ilişkilendirilmektedir. Mayıs 2025'te Trump ile gerçekleştirilen buluşmanın ardından ABD'nin yaptırımları önemli ölçüde hafifletmesi11 bu stratejinin somut meyvesi olarak değerlendirilebilir. Captagon fabrikalarının kapatılması ise yalnızca hukuki değil; Körfez ülkeleriyle entegrasyonun ve bölgesel itibarın inşasına yönelik açık bir jeopolitik mesajdır.
Zayıflamış bir vekalet, tükenmeyen bir tehdit
Eylül-Ekim 2024'te İsrail'in Lübnan'a yönelik kapsamlı harekâtının Hizbullah'ın komuta yapısını büyük ölçüde tahrip etmesi ve Haziran 2025'teki İsrail-İran karşılaşmasının İran'ın Suriye'deki altyapısını çökertmesi12, Şara yönetimine tarihsel bir fırsat sunmaktadır. Zayıflamış bir Hizbullah ve geriye çekilen bir İran ile yüzleşmek, hiç şüphesiz daha yönetilebilir bir zemin oluşturmaktadır. Bununla birlikte Suriye'nin mezhepsel ve etnik bölünmüşlüğü, FDD'nin tespit ettiği Hizbullah finansörlerine bağlı şirketlerin ekonomik varlığı ve güneyde süregelen kurumsal boşluk, Şam'ın tasfiye sürecinin henüz tamamlanmaktan uzak olduğuna işaret etmektedir.
Bir vekâlet ilişkisi yalnızca o ilişkinin failleri tarafından değil; içinde neşet ettiği toplumsal zemin kuruyup gitmeden son bulmaz. Hizbullah'ın Suriye'deki geleceği, nihayetinde yeni Şam yönetiminin azınlık toplulukların güven açığını kapatıp kapatamayacağına; Captagon ekonomisine alternatif üretip üretemeyeceğine ve uluslararası toplumun kağıt üzerindeki desteğini sahaya dökülür bir kaynağa dönüştürüp dönüştüremeyeceğine bağlıdır. Tarih bu soruları henüz yanıtlamamıştır; ancak sormaya devam etmektedir.
18 Aralık 2024'te Şam'ın muhalefet güçlerine açılması sürecinde Hizbullah'ın Esed ailesi mensuplarını Lübnan'a taşıdığına dair ayrıntılı aktarımlar için bkz. Wikipedia, "Hizbullah-Suriye Çatışmaları 2024–Günümüz"; FDD Analizleri, Aralık 2024.
2Kusayr'dan çekilmenin boyutları ve geride bırakılan ağ yapısı için bkz. Institute for the Study of War (ISW), Mart 2025 Suriye Durum Raporu.
313 Ocak 2025'te Humus Vilayeti'nin batısında gerçekleşen saldırıda 35'i aşkın Suriye güvenlik görevlisinin şehit düştüğüne ilişkin bkz. ISW, Ocak 2025 Operasyonel Güncelleme.
46 Mart 2025 Ayaklanması sürecinde yaşanan sivil kayıplar için bkz. Human Rights Watch, Mart 2025; BM İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA), Lazkiye Bölge Raporu, Mart 2025.
527 Haziran 2025'te Dera Vilayeti'nde Hizbullah'ın Şara'ya yönelik suikast girişimine ilişkin bkz. FDD, "Hizbullah'ın Suriye Stratejisi", Temmuz 2025.
6Captagon ekonomisinin büyüklüğü ve Esed ailesinin bu pastadan aldığı pay için bkz. New Lines Institute, Captagon Veritabanı, 2024.
7OFAC'ın Captagon ticaretinden Hizbullah'a fayda sağlayan kişi ve şirketlere yönelik yaptırım kararı için bkz. ABD Hazinesi, OFAC Basın Açıklaması, Ekim 2024.
8Hizbullah'ın Captagon'u silah transferine araçsallaştırdığı güzergahlar ve IRGC'nin Birim 840 ile 4000'in rolleri için bkz. Alma Araştırma ve Eğitim Merkezi, 2025 Yıllık Raporu.
9Ahmed Şara'nın İran ve "Direniş Ekseni" hakkındaki açıklamaları için bkz. Şarku'l Avsat, Ekim 2024 röportajı.
10Belfer Merkezi'nin İran'ın Suriye iç denklemine olası dönüşüne ilişkin uyarısı için bkz. Harvard Kennedy School, Belfer Center, "Suriye'de Yeni Denklem", 2025.
11Trump-Şara görüşmesi ve akabinde ABD'nin Suriye yaptırımlarını hafifletmesi için bkz. Reuters, Mayıs 2025; US Department of State, Syria Sanctions Review, Mayıs 2025.
12Eylül-Ekim 2024 İsrail-Lübnan harekâtı ve Hizbullah'ın uğradığı stratejik erozyon için bkz. IISS, Strategic Survey 2025; FDD, "Lübnan Sonrası Hizbullah", Kasım 2024.