SAHA EXPO 2026: Batı’da Büyüyen Türkiye İmajı
08.05.2026 - 17:21 | Son Güncellenme: 08.05.2026 - 17:26
5-9 Mayıs tarihleri arasında beşincisi gerçekleşen SAHA EXPO 2026 yalnızca bir savunma fuarı değil, küresel güç dengelerinin yeniden şekillendiği teknoloji-jeopolitik platformlardan biri haline geldi. Özellikle Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa merkezli şirketlerin yoğun katılımı, Türkiye’nin savunma sanayiindeki yükselişinin yalnızca bölgesel değil, küresel ölçekte okunduğunu gösterdi.
2024 yılında gerçekleşen fuarda 121 ülkenin de katılımıyla 4,6 milyar doları ihracat sözleşmeleri olmak üzere yaklaşık 6 milyar dolarlık iş anlaşmaları yapıldı. SAHA Expo’nun bu yılki fuarında ise henüz üç gün olmasına rağmen 164 imza töreni gerçekleştirilerek 8 milyar dolarlık ihracat sözleşmeleri imzalandı.
SAHA EXPO 2026 kapsamında 4 kıtadan yaklaşık 263 yabancı katılımcı yerini alırken, bu katılımcıların bölgesel dağılımında Avrupa’nın %45 ile en büyük paya sahip olması dikkat çekiyor.
Gözden Kaçmasın
Önceki yıllarda Avrupa merkezli firmalar Türkiye’ye daha çok satış odaklı yaklaşırken, 2026’da ortak üretim ve teknoloji geliştirme arayışında oldukları görülüyor. Özellikle Avrupa menşeili QinetiQ, ADDEV Materials ve 2J Antennas gibi şirketlerin fuardaki görünürlüğü öne çıkıyor. Daha önce katılım göstermeyen Almanya, Kanada ve Sudan’ın ilk kez pavilyon düzeyinde organizasyona dahil oluşu, Türkiye’nin Batı kanadında üretim ve teknoloji merkezi olarak okunmaya başlandığını gösteriyor.
Bu dönüşümün arkasında Türkiye’nin savunma sanayiindeki yükselişinin yanında Avrupa’nın savunma üretim kapasitesinde yaşadığı sorunlar da bu yakınlaşmayı hızlandırdı. Uzayan savaşlarla birlikte Avrupa ülkeleri, yıllardır küçültülen savunma üretim altyapılarının yüksek tempolu çatışma ortamına cevap vermekte zorlandığını gördü. Özellikle mühimmat stoklarının hızla erimesi, üretim hatlarının yavaşlığı ve artan maliyetler, kıtanın savunma kapasitesinde ciddi kırılganlıklar yarattı. Batılı şirketlerin SAHA EXPO’daki artan görünürlüğü de bu stratejik yaklaşımın doğrudan yansıması olarak değerlendiriliyor.
2026 fuarında dikkat çeken bir diğer alan ise uzay ve uydu teknolojileri oldu. Macaristan merkezli 4iG Space & Defence Technologies gibi şirketlerin daha görünür hale gelmesi, Türkiye’nin yalnızca hava-kara-deniz üçlemesinde değil; uzay tabanlı savunma sistemlerinde de potansiyel olarak değerlendirildiğini gösterdi. Askeri haberleşme uyduları, ISR sistemleri ve uzay tabanlı veri aktarım altyapıları, yeni dönemin kritik rekabet alanları arasında yer alıyor.
Fuar dünyanın dört bir yanındaki ziyaretçilerine kapılarını açarken Amerikan şirketleri de katılımcılar arasındaydı.3D Systems, 3M, Psemi ve Sensata Technologies gibi şirketler ön plana çıkarak savunma sanayiinin artık ağır platformlardan çok elektronik altyapılar üzerinden şekillendiğini gösterdi.
Özellikle 3D Systems Türkiye’nin “seri üretim hızını arttırma” misyonuna ulaşma hedefine 3D baskı yöntemiyle doğrudan katkıda bulunuyor. Türkiye’nin bu alandaki misyonuna ilişkin olaraksa Selçuk Bayraktar, Ukrayna-Rusya savaşı ile gereken dersi aldıklarını ifade ederek yüksek maliyetli ve sınırlı sayıdaki üretimin yerini, düşük maliyetli ve her yerde üretilebilen sistemlere bıraktığını söyledi.
İki yıl içinde yaşanan bu gelişmeler, sadece sayısal bir büyüme değil aynı zamanda Türkiye’nin yön değiştiren dünya mimarisinde etkin bir merkez olduğunu gösteriyor. SAHA EXPO 2026, klasik savunma sanayisi çizgisinde kalmayıp yarı iletken teknolojileri, elektronik harp sistemleri, sensör altyapıları, askeri haberleşme çözümleri, yapay zeka destekli sistemler ve uzay teknolojileri üzerine çalışan firmalarla dikkat çekerek değişen dünya dengelerini gözler önüne seriyor.