Parçalanan Yemen: Silahlı Grupların Kontrol Haritası
12.01.2026 - 13:38 | Son Güncellenme: 16.01.2026 - 13:09
Yemen krizi, Hadramut ve El-Mehra'nın açık bir çatışma odağına dönüşmesiyle hassas bir aşamaya girdi. Güney Geçiş Konseyi'nin ülkenin doğusundaki varlığını sürdürme ısrarı ve ayrılıkçı tehditleri, iç düzenlemelerin geleceğini parçalanma riskiyle karşı karşıya bırakıyor.
Meşru Yemen hükümeti bu hamleleri "devletin egemenliğine" yönelik tehdit olarak görürken, Suudi Arabistan liderliğindeki Arap Koalisyonu sert yanıtlara hazırlanıyor.
Ortak anlaşmanın iptali
Yemen'de 30 Aralık'ta eşi görülmemiş bir adımla, yetkililer Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ile imzalanan ortak savunma anlaşmasını iptal etti ve tüm BAE güçlerinin 24 saat içinde çekilmesini istedi.
Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi'nin aldığı bu karar, Güney Geçiş Konseyi'nin Hadramut ve Mehra'daki hamleleri nedeniyle artan gerilimi yansıttı.
Kararda "Vatan Kalkanı" güçlerine Hadramut ve Mehra'daki kampların kontrolünü derhal devralmaları talimatı verildi. Alimi, devletin "herhangi bir isyan" ya da otoritesini zayıflatma girişimlerine karşı eli kolu bağlı durmayacağını vurguladı.
Yemen Islah Partisi yöneticilerinden Şevki el-Kadi'ye göre, Yemen'deki kriz artık geleneksel bir siyasi ya da askeri krizin ötesine geçerek, iç dinamiklerin bölgesel çatışmalar ve uluslararası hesaplarla iç içe geçtiği son derece karmaşık bir yapıya büründü.
Mukalla limanındaki askeri operasyon
Suudi Arabistan öncülüğündeki Arap Koalisyonu, salı günü şafakta Güney Geçiş Konseyi'nin kontrolündeki Hadramut vilayetindeki Mukalla Limanı'na "sınırlı bir askeri operasyon" gerçekleştirdi. Operasyonda, limana ulaşan silah sevkiyatları ve savaş araçları hedef alındı.
Koalisyon Sözcüsü Tuğgeneral Turki el-Maliki, operasyonun BAE'nin Füceyre Limanı'ndan gelen, takip sistemlerini devre dışı bırakan iki geminin Güney Geçiş Konseyi güçlerini desteklemek üzere silah indirmesinin ardından yapıldığını açıkladı. Operasyonda can kaybı ya da altyapı hasarı meydana gelmediği belirtildi.
Suudi Arabistan'ın müdahalesi
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı, BAE'nin attığı "son derece tehlikeli" adımlardan duyduğu üzüntüyü dile getirerek, Abu Dabi'yi Güney Geçiş Konseyi güçlerini Hadramut ve Mehra'da operasyonlar düzenlemeye teşvik etmekle suçladı. Riyad, bu durumu kendi ve bölgenin güvenliğine yönelik doğrudan tehdit olarak nitelendirdi.
Suudi Arabistan, ulusal güvenliğinin "kırmızı çizgi" olduğunu yineleyerek, Yemen'in birliğine bağlılığını ve meşru hükümete desteğini teyit etti. Riyad, BAE'den Yemen hükümetinin talebine yanıt vermesini ve herhangi bir tarafa yönelik askeri ya da mali desteği durdurmasını istedi.
Güneyde koordinasyon ve düzenleme
Güney Geçiş Konseyi, "güneyin güvenliğini" koruyacak bir koordinasyona açık olduğunu belirterek durumu kontrol altına almaya çalıştı. Buna karşılık Yemen hükümeti, ülkenin birliğinde ısrar ederken, Güney Geçiş Konseyi'ni bölünmeyi zorla dayatmaya çalışmakla suçladı.
Güney Geçiş Konseyi Ulusal Meclisi Başkanı Ali El-Kesiri, konsey güçlerinin Hadramut ve Mehra'dan çekilme çağrılarını reddetti. Kesiri, Güney Geçiş Konseyi'nin "devlet kurma yolunda" olduğunu ve bu hedefin artık "neredeyse tamamlandığını" iddia etti.
Şevki Kadi ise, Yemen'in güneyinde bağımsız bir devlet ilanına yönenek herhangi bir girişimin başarı şansının düşük olduğunu belirtti. Hadramut üzerinde gerçek kontrol olmadan kurulacak herhangi bir güney oluşumunun, siyasi ve ekonomik açıdan kırılgan kalacağını vurguladı.
Yemen'deki silahlı kontrol haritası
Yaklaşık 10 yıldır süren Yemen savaşı, son derece dengesiz bir tablo ortaya çıkardı. Bugün Yemen, fiilen birden fazla silahlı güç arasında bölünmüş durumda.
Husiler Yemen'in coğrafi alanının yaklaşık yüzde 35'ini kontrol ediyor. Bu nispeten sınırlı oran, Yemen'in nüfus yoğunluğu en yüksek bölgelerini kapsıyor. Başkent Sana dahil kuzeybatı ve orta kesimdeki vilayetlerin büyük bölümünde nüfuz sahibiler.
Güney Geçiş Konseyi, Yemen coğrafyasının en büyük bölümünü elinde bulunduruyor ve ülke yüzölçümünün yaklaşık yüzde 50-52'sini kontrol ediyor. Hadramut, Mehra, Şebve, Aden, Lahic, Dali ve Abyan üzerinde hakimiyet kuruyor.
Meşru Yemen hükümeti ise coğrafi açıdan en büyük kaybeden konumunda. Hükümetin fiili kontrolü, ülke topraklarının yalnızca yüzde 10-12'siyle sınırlı ve bu alanlar birbirinden kopuk bölgeler halinde dağılmış durumda.
Tarık Salih liderliğindeki Ulusal Direniş Güçleri ise Yemen topraklarının yaklaşık yüzde 3-5'ini oluşturan batı kıyısı şeridini kontrol ediyor.
Husi karşıtı cephe
Stratfor Merkezi'nin raporuna göre, Güney Geçiş Konseyi'nin ülkenin güneyi ve doğusundaki ilerlemesi, Husi karşıtı cephe içindeki bölünmeleri derinleştiriyor. Güney Geçiş Konseyi'nin Aralık ortasında Hadramut ve Mehra'dan çekilmeyi reddetmesi, Riyad ve meşru hükümetle anlaşmazlıkta doğrudan tırmanış anlamına geliyor.
Rapor, bu dinamiklerin kırılgan ateşkesi sağlamlaştırma şansını zayıflattığını ve Husilere saldırılarına yeniden başlama fırsatı verebileceğini belirtiyor. Suudi Arabistan Yemen'in birliğini korumaya odaklanırken, BAE Güney Geçiş Konseyi'ne verdiği destekle ayrılıkçı bir yaklaşım benimsiyor.
Yemen'in güneyinde bağımsız bir yapı
Stratfor Merkezi'nin başka bir raporunda, BAE desteğiyle Güney Geçiş Konseyi'nin askeri ilerlemesinin, Yemen'in güneyinin yeniden bağımsız bir yapı olarak ortaya çıkma senaryosunu gündeme getirdiği ifade edildi. Ancak bu sürecin son derece karmaşık ve uzak bir ihtimal olmaya devam ettiği vurgulandı.
Raporda, uluslararası toplum tarafından tanınan Yemen hükümetinin zayıflayan meşruiyeti ve tereddütlü Suudi desteğine bağımlılığının, Güney Geçiş Konseyi için siyasi fırsat sunduğu belirtildi.
Asıl zorluğun, güneyin coğrafi olarak güvence altına alınmasının ardından başlayacağı uyarısında bulunuldu. Olası yeni oluşum, aşiret bölünmeleri ve yerel rekabetlerden oluşan ağır bir mirasla karşı karşıya kalacak.
İsrail ile ilişkiler
İsrail merkezli Yedioth Ahronoth gazetesindeki analizde, Güney Geçiş Konseyi'nin BAE desteğiyle kaydettiği yükselişin, İsrail'in güvenlik ve diplomasi hesaplarına uzanan bölgesel sonuçlar doğurduğuna yer verildi.
Güney Geçiş Konseyi'nin Aden ve Hadramut gibi stratejik bölgeleri kontrol etmesi, ülkenin fiilen ikiye bölündüğü yeni bir durum yarattı: İran destekli Husilerin hakim olduğu bir kuzey ile BAE'ye yakın, ayrı bir otorite tarafından yönetilen bir güney.
İsrail açısından, BAE'ye yakın bir güneyin varlığı İran'ın Arap Denizi'nde yayılmasına karşı stratejik fırsat sunuyor. Güney Geçiş Konseyi'nin stratejik limanlar üzerindeki hakimiyeti, İsrail için hayati deniz ticaret yollarında denetimi güçlendiriyor.
Ancak analizde, güneyin "İsrail yanlısı" olarak nitelendirilmesinin abartılı olacağı, öncelikle BAE ile uyumlu olduğu vurgulandı.
Güney Geçiş Konseyi Başkanı Aydarus el-Zubeydi'nin Yemen'in güneyinin ileride İbrahim Anlaşmaları'na katılabileceğine yönelik açıklamaları dikkat çekti.
Hadramut'un Suudi Arabistan açısından önemi
Şevki Kadi, Hadramut'un Suudi Arabistan için bir "kırmızı çizgi" ve ulusal güvenliğinin temel dayanaklarından biri olduğunu söyledi. Yemen'in en büyük vilayeti olan Hadramut, Suudi Arabistan'ın güneydoğu sınırları açısından jeopolitik derinlik oluşturuyor.
Kadi, Hadramut'un önemininyalnızca güvenlik boyutuyla sınırlı olmadığını, petrol ve doğal gaz kaynakları ile Arap Denizi'ne açılan hayati limanları barındırdığının altını çizdi. Hadramut'un, hukuki olmaktan ziyade jeostratejik anlamda Suudi Arabistan'ın Hint Okyanusu'na dolaylı bir kapısı niteliği taşıdığını belirtti.
Suudi Arabistan'ın Hadramut'un siyasi ya da askeri statüsünde tek taraflı değişikliklere gösterdiği hassasiyet, taktiksel değil stratejik bir vizyonun yansıması olarak değerlendiriliyor.
Kaynak : Arabicpost