Nijer’den Tanzanya’ya: Türkiye-Afrika Hattında Derinleşen Ortaklık

Nijer Cumhurbaşkanı Abdurrahman Tchiani’nin Ankara ziyareti, Türkiye’nin Afrika politikasında insani yardımdan stratejik ortaklığa uzanan dönüşümü görünür kıldı. Güvenlik, enerji, madencilik, sağlık, eğitim ve diplomasi başlıklarında derinleşen ilişkiler, Ankara’nın kıtayla çok boyutlu ve uzun vadeli işbirliğini yansıtıyor.
nijer-den-tanzanya-ya-turkiye-afrika-hattinda-derinlesen-ortaklik.jpg

05.06.2026 - 16:52  |  Son Güncellenme:  05.06.2026 - 17:02

Nijer Cumhurbaşkanı Abdurrahman Tchiani’nin Türkiye ziyareti, Ankara’nın Afrika politikasında son yıllarda yaşanan dönüşümü yeniden gündeme taşıdı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın davetiyle Türkiye’ye gelen Tchiani’nin ziyareti, yalnızca iki ülke arasındaki diplomatik temas olarak değil, Türkiye’nin Afrika ile ilişkilerinde yeni dönemin işaretlerinden biri olarak değerlendiriliyor. 

Ziyaret kapsamında Türkiye ile Nijer arasında eğitim, sağlık, ticaret ve diplomasi alanlarında üç belge ve bir ortak bildiri imzalandı. Anlaşmalar; Ekonomik ve Ticari Ortaklık Komisyonu’nun kurulmasını, yükseköğretim, araştırma ve inovasyon alanlarında iş birliğinin geliştirilmesini, Nijer-Türkiye Dostluk Hastanesi’nin ortak işletilmesini ve iki ülkenin diplomasi kurumları arasında iş birliğinin güçlendirilmesini kapsıyor. 

İnsani yardımdan stratejik ortaklığa 

Bu başlıklar, Türkiye’nin Afrika ülkeleriyle ilişkilerinde artık yalnızca insani yardım ve kalkınma projeleriyle sınırlı kalmadığını gösteriyor. Türkiye; kıtayla ilişkilerini güvenlik, enerji, madencilik, ticaret, eğitim, sağlık ve diplomasi gibi farklı alanlara taşıyor. Nijer ziyareti de bu çok boyutlu politikanın güncel örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. 

Nijer Cumhurbaşkanı Abdurrahman Tchiani ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan

Nijer yönetimi açısından Türkiye, Batılı aktörlere alternatif bir ortak olarak öne çıkarken; Türkiye açısından Nijer, Sahel bölgesindeki güvenlik, enerji ve madencilik denkleminde önemli bir ülke konumunda bulunuyor. 

Nijer’in önemi büyük ölçüde bulunduğu coğrafyadan kaynaklanıyor. Sahel bölgesinin merkezinde yer alan ülke; terörle mücadele, göç, enerji güvenliği, madencilik ve büyük güç rekabeti açısından kritik bir noktada bulunuyor. Son yıllarda Sahel kuşağında askeri darbeler, devlet kapasitesindeki zayıflama, El Kaide ve DEAŞ bağlantılı örgütlerin faaliyetleri ve Batılı askeri varlığa yönelik tepkiler bölgenin önemini artırdı. 

Türkiye-Nijer ilişkilerinde öne çıkan başlıklardan biri de enerji ve madencilik. Nijer, dünyanın önemli uranyum üreticileri arasında yer alıyor. Türkiye’nin nükleer enerji hedefleri ve Akkuyu Nükleer Güç Santrali dikkate alındığında, Nijer ile geliştirilecek enerji ve madencilik iş birlikleri uzun vadeli enerji güvenliği açısından önem taşıyor.  

Nijer açısından bakıldığında ise Türkiye ile ilişkilerin derinleşmesi yalnızca dış politika tercihi değil. Türkiye ile sağlık, eğitim, tarım, altyapı, enerji ve güvenlik alanlarında geliştirilecek projeler, Nijer yönetimi için hem dış ortakları çeşitlendirme hem de içeride toplumsal destek sağlama aracı olarak görülüyor. 

Afrika politikasına yaklaşım 

Nijer örneği, Türkiye’nin Afrika politikasındaki genel dönüşümün de bir parçası. Türkiye, Afrika ile ilişkilerini çok boyutlu dış politikasının temel başlıklarından biri olarak görüyor; Afrika ülkeleriyle ilişkilerinde “Afrika’nın sorunlarına Afrikalı çözümler” yaklaşımını, karşılıklı yarar ve eşit ortaklık ilkeleriyle birlikte öne çıkarıyor. Bu politika, yalnızca devletler arası diplomasiyle sınırlı değil. Özel sektör ve sivil toplum kuruluşları da Türkiye’nin Afrika’daki varlığını güçlendiren aktörler arasında yer alıyor. Bu yaklaşım, Türkiye’nin Afrika politikasında kısa vadeli yardım anlayışından sürdürülebilir kalkınma projelerine doğru ilerlediğini gösteriyor. 

Bu çerçevede Nijerya ile geliştirilen iş birliklerinden madencilik alanı da dikkat çekiyor. Nijerya; lityum, kobalt, nikel, kalay, tantal ve nadir toprak elementleri gibi temiz enerji dönüşümü için kritik minerallere sahip olduğunu belirtiyor. Ancak Abuja yönetimi, bu kaynakların yalnızca ham madde olarak çıkarılıp ihraç edilmesini istemiyor. Ülke, yerel işleme kapasitesini artırmayı, teknoloji transferi sağlamayı ve madencilikte daha fazla katma değer üretmeyi hedefliyor. 

Atılan adımlarla Nijer, Sahel güvenliği ve enerji jeopolitiği açısından; Nijerya ise kritik mineraller ve teknoloji transferi bakımından Türkiye-Afrika ilişkilerinde farklı ama birbirini tamamlayan örnekler sunuyor. 

Türkiye’nin Afrika politikasında Doğu Afrika da önemli bir yer tutuyor. Tanzanya örneği, ilişkilerin ticaret, altyapı, üstyapı ve kültürel yakınlık üzerinden nasıl çeşitlendiğini gösteriyor. Türk firmalarının Tanzanya’da altyapı ve üstyapı projelerinde aktif rol alması, Türkiye’nin sadece ticaret yapan değil, kalkınmaya katkı sunan bir ortak olarak görülmesini sağlıyor. Tanzanya’da Türk dizilerine duyulan ilgi ise Türkiye’nin yumuşak gücünü artıran unsurlardan biri olarak öne çıkıyor. 

Yeni dönemin yönü 

Ancak bu sürecin riskleri de bulunuyor; güvenlik ve savunma sanayii odaklı iş birlikleri Türkiye’nin kıtadaki etkisini artırırken, bazı bölgelerde eleştirilere de yol açabilir.  

Sonuç olarak Tchiani’nin Ankara ziyareti, Türkiye’nin Afrika politikasında açılımdan ortaklığa, yardım odaklı ilişkilerden kurumsal iş birliklerine, sınırlı ekonomik temaslardan güvenlik, enerji, madencilik, eğitim, sağlık ve diplomasi alanlarını kapsayan bir geçişin güncel örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. 

Gelişmeler değerlendirildiğinde Türkiye-Afrika ilişkilerinin artık yalnızca ikili anlaşmalar toplamı olmadığı okunabiliyor. Bu ilişkiler, Afrika’nın yükselen jeopolitik ağırlığı içinde şekillenen çok aktörlü ve stratejik bir dış politika alanı haline geliyor.