Mısır’da Demokrasinin Fiyatı: Parlamento Seçimlerinin Finalinde Skandal İddialar

Mısır tarihinin en uzun seçim maratonu, sandık başındaki usulsüzlük iddialarıyla gölgelendi. Bazı bölgelerde oyların "seçim simsarları" aracılığıyla 300 Mısır cüneyhine satın alındığı görüntüler sosyal medyaya düşerken, muhalefet "tek listelik referandum" suçlamasıyla sonuçların iptali için yargıya başvurdu.
Fokus+
Mısır’da Demokrasinin Fiyatı Parlamento Seçimlerinin Finalinde Skandal İddialar

06.01.2026 - 15:55  |  Son Güncellenme:  06.01.2026 - 16:48

Kahire saatiyle pazar günü akşam 21.00 itibarıyla, yargı kararlarıyla yenilenen 27 dar bölgedeki Temsilciler Meclisi seçimlerinin ikinci ve son turu tamamlandı. Böylece, 5 Temmuz’da Şura Meclisi (parlamentonun ikinci kanadı) adaylık süreciyle başlayıp yaklaşık altı ay süren ve Mısır tarihinin en uzun seçim maratonu sona ermiş oldu.

Giza, Feyyum, Minye, Asyut, Yeni Vadi, Sohag, Luksor, Asvan, Buhayra ve İskenderiye olmak üzere 10 ilde yapılan oylamanın ikinci gününün bitimiyle birlikte, bazı bölgelerde seçmen oylarının “seçim simsarı” olarak anılan aracılar üzerinden satın alındığını gösteren çok sayıda video sosyal medyaya yansıdı. Görüntülere göre, oy verme sürecinin son iki saatinde bazı çevrelerde tek bir oy için ödenen miktar 300 Mısır cüneyhine kadar çıktı.

İçişleri Bakanlığı, başta Giza’daki Bedeşin, Bulak ed-Dekrur, Umraniye ve El-Ahram; Minye’de Mağaga, Mellavi ve Deyr Mevas; Asyut’ta Kuseyye ve Ebu Tic; Sohag’da Belina; Luksor’da Kurna ve İsna; Asvan’da Nasr en-Nube ve Edfu; Buhayra’da Mahmudiyye, Hoş İsa ve Kum Hamade olmak üzere birçok bölgede, adayların onlarca destekçisinin gözaltına alındığını duyurdu.

Bu illerdeki emniyet müdürlükleri, üzerlerinde propaganda materyalleri ve para bulunan zanlıları savcılığa sevk etti. Şüphelilerin, oy kullanmaya gelen vatandaşların kimliklerini toplayarak, belirli adaylar lehine oy vermeleri karşılığında para dağıtmaya hazırlandıkları belirtildi.

Operasyonlar sadece muhalif kanatla sınırlı kaldı

Alaraby Aljadeed gazetesinin Giza’nın Umraniye bölgesindeki gözlemlerine göre, gözaltılar yalnızca bağımsız adaylar Seyyid Zaglul ve Cergis Lavandi’nin destekçileriyle sınırlı kaldı. “Himayetü’l-Vatan” Partisi adayı Mahmud Lemlum’un destekçilerine ise dokunulmadı. Söz konusu partinin, iktidar destekli “Mısır İçin Ulusal Liste”nin bir parçası olması ve güvenlik birimlerinin korumasından yararlanması dikkat çekti.

Ulusal Seçim Kurulu İcra Direktörü Danışman Ahmed Bendari, seçim yapılan illerdeki izleme komisyonu başkanlarına talimat vererek, kuruldan izin almış basın ve medya temsilcilerinin sandıklara girmesine, oy sayımını izlemesine ve sayım işlemlerini canlı yayınla aktarmasına izin verilmesini istedi. Ayrıca her adayın aldığı oyların sayısal dökümünün açıklanması gerektiğini vurguladı.

Bendari, düzenlediği basın toplantısında seçmenlere seslenerek, “Kimsenin oylarınızı para karşılığı satın alarak iradenize müdahale etmesine izin vermeyin. Bu yollara başvuranlar, parlamentoda halkın sesini ve çıkarlarını temsil edemez” dedi. Tüm tarafları, seçim kurallarının ihlal edildiğine dair her türlü durumu kurulun şikayet ve ihbar hattına derhâl bildirmeye çağırdı.

Mısır Temsilciler Meclisi

Öte yandan Temsilciler Meclisi Genel Sekreterliği, Kahire, Kalubiye, Dakahliye ve Menufiye’den bireysel ve liste usulüyle seçilen 163 milletvekiline üyelik kartlarının teslim edildiğini açıkladı. Kurul, pazartesi günü Garpiye, Kefr eş-Şeyh, Giza, Feyyum, Beni Sueyf, Minye, Asyut, Yeni Vadi ve Sohag; salı günü ise Kına, Luksor, Asvan, Kızıldeniz, Şarkiye, Dimyat, Port Said, İsmailiye, Süveyş, Kuzey ve Güney Sina, İskenderiye, Buhayra ve Matruh illerinden seçilen milletvekillerine kartların verileceğini duyurdu.

Milletvekili üyelik kartı, bir vekilin hayatındaki en kritik belge olarak görülüyor. Bu kart sayesinde milletvekilleri, havaalanları, sınır kapıları ve güvenlik noktalarından arama yapılmaksızın geçebiliyor. Kart ayrıca, aylık 42 bin cüneyhe denk gelen ve vergiden muaf olan, haczedilemeyen bir maaş hakkı tanıyor.

Sağlık sigortasından bedava bilete...

Bunun yanı sıra milletvekilleri; kendileri ve birinci derece yakınları için kapsamlı sağlık sigortası, yıllık ücretsiz uçak biletleri, trenlerde birinci sınıf ücretsiz seyahat, maaşlarından kesilmek üzere kredi kullanma hakkı gibi pek çok ayni ayrıcalıktan yararlanıyor. Ayrıca, görev süreleri boyunca çalıştıkları kurumlardan aldıkları tüm mali hakları koruyor; milletvekilliği süresi emeklilik hesabına da dahil ediliyor.

Bu gelişmelere paralel olarak, Yargıtay, İdari Yüksek Mahkeme’den kendisine gönderilen ve “Mısır İçin Ulusal Liste – Batı Delta Sektörü”nün 2025 Temsilciler Meclisi seçimlerindeki zaferinin geçerliliğine ilişkin itirazı, 17 Ocak’ta karara bağlamak üzere erteledi. 95/67 sayılı dosya, eski adaylar tarafından Ulusal Seçim Kurulu Başkanı, Meclis Genel Sekreteri ve Ulusal Liste’nin yasal temsilcisine karşı açıldı. Davacılar, seçim sonucunun ve sürecin bütünüyle iptalini talep ediyor.

İtiraz dilekçesinde, 2025 seçimlerinin rekabetçi olmaktan çıktığı, fiilen “tek liste için referanduma” dönüştüğü savunuldu. Anayasanın seçmene gerçek alternatifler sunulmasını şart koştuğu hatırlatılarak, gerçek rekabetin yokluğunun seçimlerin anayasal anlamını ortadan kaldırdığı ifade edildi.

Dilekçede ayrıca, özellikle Batı Delta bölgesinde birinci tur çevrelerinin yüzde 70’inden fazlasının iptal edilmesine rağmen ulusal listenin galip ilan edilmesinin, yetkinin kötüye kullanılması ve hukuken istikrarsız bir durum yaratılması anlamına geldiği vurgulandı.

Başvuruda, Ulusal Seçim Kurulu’nun, ciddi usulsüzlüklerin olduğu durumlarda “kısmi iptal” yoluna giderek halk iradesini bölmesinin mümkün olmadığı; halk iradesini zedeleyen esaslı bir kusurun, tüm seçim sürecini geçersiz kıldığı belirtildi. Ayrıca “Mısır’a Çağrı”, “Nesil” ve “Mısır’ın Sesi” listeleri gibi, belgeleri eksiksiz ve teminatları yatırılmış diğer listelerin gerekçesiz biçimde dışlandığı iddia edildi.

Son olarak, kazanan listedeki bazı adayların anayasal ve yasal şartları taşımadığı; haklarında siyasi haklardan men cezası bulunanlar ya da işçi–çiftçi kotasına uymayan adaylar olduğu öne sürüldü. Eksik ya da çelişkili belgelerle yapılan başvuruların, adaylığı ve doğurduğu tüm sonuçları geçersiz kıldığı savunuldu.

 

Kaynak: Alaraby Al-Jadeed