Mısır-Suriye Ekonomik İşbirliği: 2026 Dönüm Noktası mı?

Gazeteci Muhammed Servet, Mısır-Suriye ilişkilerinin ekonomik işbirliği ekseninde geçirdiği dönüşümü Fokus+ için inceledi.
Mısır-Suriye Ekonomik İşbirliği 2026 Dönüm Noktası mı

28.01.2026 - 16:03  |  Son Güncellenme:  28.01.2026 - 16:14

Alışılmışın aksine, Mısır-Suriye ilişkileri; Şam'daki yeni otoriteye karşı temkinli resmi bir Mısır söylemi eşliğinde, işbirliğinin kabul edilebilirliğinin boyutlarını keşfetme amaçlı temaslar döneminden, yılın başından bu yana ekonomik kulvarda dikkat çekici bir şekilde yol alan icraatçı bir işbirliğine geçişe tanıklık etti.

Fokus+'a konuşan Mısır ve Suriye'deki uzmanlar, Kahire'nin sahip olduğu endişeler ışığında Mısır'ın adımlarını hesaplanmış bir şekilde adım adım attığını, ancak Beşşar Esed'ın devrilmesinin başlangıcından itibaren Şam'a yönelik gerçekleşen Körfez açılımı gölgesinde, Körfez'in Mısır'ı bu yolda teşvik ettiğini görüyorlar.

Uzmanlar, bölgedeki gelişmelerin gerekliliklerine ve Suriye cephesi ile bölgedeki İsrail gerilimine bağlı olarak, diplomatik ve siyasi ilişkilerin bir ivme kazanma ihtimalini dışlamaksızın, ilişkilerin ekonomik kulvarda ve yeniden imar alanında artarak büyümeye devam etmesini bekliyorlar.

5 Ocak tarihinde Mısır ve Suriye, elektrik krizini çözmek amacıyla Şam'a gaz tedarik edilmesinin önünü açan bir anlaşma imzaladı. 

Suriye Başkanı Ahmed Şara

Bir hafta sonra Suriye Başkanı Ahmed Şara, Mısırlı bir ticari heyetle bir araya geldi; bu görüşme sırasında Kahire'den övgüyle söz etti ve ülkesinin Mısır ile ilişkileri güçlendirme arzusunu vurguladı.

Öte yandan, 12 Ocak'ta Arap basınında yer alan raporlar; Kahire'nin geçtiğimiz haftanın sonunda Suriye'ye yaklaşık 50 milyon fit küp gaz tedarik ettiğini bildirdi.

Umut verici bir başlangıç

Suriyeli siyasi araştırmacı Abdurrahman Rabuh, Fokus+'a  yaptığı açıklamada, enerji alanındaki son anlaşmaların uygulanmasının her iki ülkenin de ihtiyaç duyduğu güçlü ekonomik ilişkiler için umut verici bir başlangıç olduğunu savunuyor. Rabuh, Suriye hükümetinin bugünkü tutum ve politikalarının, Arap ülkeleriyle, özellikle de Suriye'yi çevreleyen, ona yakın olan ve bilhassa Mısır gibi ülkelerle olumlu ilişkiler kurmaya kararlı olduğu görüşünde.

Rabuh'a göre Suriye, yeniden imar planları, programları ve mültecilerin geri dönüşü konusunda kendisine yardımcı olacak geniş kapsamlı bir Arap ekonomik müdahalesine bugün büyük ihtiyaç duyuyor.

Büyük Körfez şirketlerinin Suriye pazarına girmesine rağmen Rabuh; Suriye'nin özellikle imar, gayrimenkul geliştirme ve tarımsal kalkınma alanlarında büyük Arap şirketlerinin daha etkin katılımına hala ihtiyaç duyduğunu ve Kahire'nin de buna sahip olduğunu sözlerine ekliyor.

Rabuh ayrıca, her iki ülkedeki yatırımları teşvik etmek için ilişkilerde bir büyüme yaşanacağını ve gerekli yasal ve kredi kolaylıklarını sağlamak üzere Suriye ve Mısır hükümetlerinin liderliğinde bir lokomotif kurulacağını öngörüyor. 

Rabuh, Suriye ve Mısır taraflarının bu yeni hamlelerle ekonomik kazanımlar elde edeceğine, en önemli getirinin ise siyasi ilişkilerin güçlenmesi ve iki ülke arasındaki her türlü ikili ilişkiyi yönetecek ve koruyacak sağlam bir ekonomik bağın kurulması olacağına inanıyor.

Rabuh bu görüşüne; Mısırlı iş adamlarının Şam'a gerçekleştirdiği geniş kapsamlı ziyareti ve Başkan Ahmed Şara ile görüşmelerini delil gösteriyor. Rabuh, bu ziyaretin; Şam'daki mevcut geçiş hükümetinin gelişiyle başlayan ilişkilerin büyümesi, çeşitli düzeylerdeki somut işbirliği ve geçen yıl boyunca Suriye'ye yönelik gerçekleşen İsrail saldırıları nedeniyle Birleşmiş Milletler ve Güvenlik Konseyi'nde Mısır'dan alınan sınırsız destek ışığında gerçekleştiğine dikkat çekiyor.

Şartlı açılım

Arap ve uluslararası ilişkiler uzmanı akademisyen Dr. Said Sadık ise; bu değişimlerin, 8 Aralık'taki Suriye rejiminin çöküşünden bu yana ilişkilerde temkinli bir yakınlaşmanın ve Mısır'ın kendi iç işlerine müdahale edilmesine dair endişelerinin yaşandığı bir yılı aşkın sürenin ardından geldiğini görüyor. Bu süreçte iki ülkenin dışişleri bakanları arasında telefon görüşmeleri gerçekleşmişti.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan

Sadık, mevcut Mısır-Suriye açılımının, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan'ın 5 Ocak'taki Kahire ziyaretiyle eş zamanlı olduğuna inanıyor. Suudi Arabistan'ın Şam'ın güçlü bir müttefiki olduğunu ve İran'ın orayı yeniden ele geçirmesini engellemek için Şam'ın temellerini sağlamlaştırmak istediğini belirten Sadık; Körfez'in Mısır'ı bu açılıma teşvik ettiğini ve Mısır'ın da bu konuda bir miktar karşılık verdiğini teyit ediyor.

Mısır'ın en başından beri Ahmed Şara'a karşı tutumunun son derece mesafeli ve endişeli olduğuna, iki ülke arasındaki ilişkilerin bir yılı aşkın süredir soğuk seyrettiğine dikkat çeken Sadık; ancak ABD'nin Suriye üzerindeki Sezar yaptırımlarının kaldırılması ve Lübnan'da Hizbullah'ın sınırlandırılmasının ardından, Kahire'nin Şam'ı desteklemesini isteyen açık bir Körfez desteğiyle, Suriye ile devam edecek ekonomik işbirliği için Mısır'ın ileriye dönük adımlar attığını gördüğümüzü belirtti.

Sadık, Ahmed Şara'nın Mısır'ı överek onu razı edecek diplomatik adımlar atmaya başladığını, Mısır'ın da heyet ve gaz gönderdiğini doğruladı ancak şunu ekledi: Fakat ilişkiler tamamen ekonomik kalacaktır; siyasi kısım ise zaman alacaktır. Özellikle Mısır orada herhangi bir nüfuz veya varlık istemiyor; zira nüfuz Suudi Arabistan, Katar ve Türkiye arasında dağılmış durumda ve İsrail'in de denemeleri var.

Sadık, Mısır'ın Şam'a yönelik işbirliği adımlarını artırması durumunda Kahire ile Tel Aviv arasında bir gerginlik yaşanacağını uzak bir ihtimal olarak görüyor; özellikle de son dönemde ulaşılan bir Suriye-İsrail güvenlik anlaşması varken.

Adım adım...

Farabi Stratejik Araştırmalar Merkezi Genel Sekreteri Dr. Muhtar Gubaşi, Fokus+'a verdiği demeçte, Mısır-Suriye ilişkilerinin adım adım ilerleyeceğini, Kahire'nin Suriye gerçekliğine ne kadar güven duyabileceğine bakacağını ve siyasi olarak ilerleyip ilerlemeyeceğine karar vereceğini ifade ediyor. Gubaşi, artan Mısır-Suudi koordinasyonunun Kahire ile Şam arasındaki ilişkileri güçlendirdiğine ve bu yolda itici güç olduğuna işaret ediyor.

Meselelerin sadece baskılarla ilgili olmadığını, Mısır'ın bu yolda ilerlemenin gergin bir bölgedeki çıkarlarına faydalı olacağına dair inancıyla ilgili olduğunu belirten Gubaşi; özellikle Şam'ın geçmiş dönemlerde Mısır'ın ortağı ve tek bir cephe olduğunu, Kahire'nin Suriye'ye Arap ulusal güvenliğinin ve bölge sisteminin önemli bir parçası olarak baktığını vurgulayarak, Kahire'nin gelecekte Şam ile siyasi adımlar atmasını uzak bir ihtimal olarak görmüyor.

Dikkat çeken işbirliği

5 Ocak'ta Mısır Petrol Bakanlığı yaptığı açıklamada; Kahire'nin, elektrik üretimi için Mısır üzerinden Suriye'ye gaz tedarikinde işbirliği yapmak üzere (Mısır'ın gazlaştırma gemileri veya gaz taşıma ağları gibi altyapısını kullanarak) Suriye ile bir mutabakat zaptı imzaladığını, ikinci zaptın ise Suriye'nin petrol ürünleri ihtiyacının karşılanmasıyla ilgili olduğunu duyurdu.

12 Ocak'ta Başkan Ahmed Şara, Şam'daki Mısır Ticaret Odaları Birliği heyetiyle, Suriye resmi haber kanalı el-İhbariyye'nin aktardığına göre; Suriye Ticaret Odaları Birliği'nin Mısırlı mevkidaşıyla işbirliği içinde ve Ekonomi ve Sanayi Bakanlığı himayesinde düzenlediği Suriye-Mısır Ekonomik Forumu etkinlikleri kapsamında bir araya geldi.

Görüşmeye Şara'nın Kahire'ye yönelik övgüleri damga vurdu: "Mısır halkına, savaş döneminde Suriyeli mültecileri sıcak karşıladıkları için büyük şükranlarımı sunmak isterim. Bu, Mısırlı kardeşlerimizin karakterine yabancı bir şey değildir," diyerek Suriyelilerin kendilerini en rahat hissettiği yerlerden birinin, akrabalarının arasında oldukları Mısır olduğunu belirtti.

Başkan Şara, Suriye ve Mısır'ın stratejik çıkarlarının büyük ölçüde örtüştüğünü, bunun da ekonomik, siyasi ve güvenlik meselelerinin ele alınmasında karşılıklı dayanışmayı gerektirdiğini vurguladı. Suriye'nin, özellikle üzerindeki yaptırımların kaldırılmasının ardından birçok aşamayı geride bıraktığını ve bunun yatırım fırsatları dâhil birçok kapıyı açtığını belirten Şara, Suriye'nin yeniden imarında hazır bulunması gereken ilk taraflardan birinin Mısırlı şirketler olması gerektiğine işaret etti.

Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi

Ayrıca Mısır'ın son on yılda Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi himayesinde, özellikle altyapı ve enerji sektörleri başta olmak üzere ekonomik bir büyüme ve kalkınma sürecine girdiğini, bundan faydalanılabileceğini ve buna ayak uydurulabileceğini belirtti.

Şara, ekonomik çıkarların siyasi çıkarlara yol açtığını ve bölgeyi yayılmacılıktan ve ihtiraslardan koruyan bir kalkan oluşturduğunu vurgulayarak; Mısır ve Suriye'nin benzer zorluklarla ve sorunlarla karşı karşıya olduğunu, tarih boyunca aralarındaki yakınlaşmanın Arap ümmeti için her zaman bir güç kaynağı olduğunu ifade etti.

Arap medyasındaki raporlar 12 Ocak'ta, Mısır'ın Arap Gaz Hattı üzerinden geçen haftanın sonunda Suriye'ye 50 milyon fit küp gaz pompaladığını ve yakında yeni bir sevkiyatın gerçekleştirileceğini ortaya koydu.

Bu büyüme ışığında, Mısır-Suriye ilişkilerinde, özellikle ekonomik alanda 2026 yılının belirleyici olması beklenirken; diplomatik ilişkilerin ve siyasi yolun, Körfez desteğiyle iki ülke arasındaki mutabakatların ilerlemesine bağlı kalacağı öngörülüyor.

*Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Fokus+'ın editöryal politikasını yansıtmayabilir.