İran'a Karşı Savaş Körfez’in Ekonomik Mucizesini Nasıl Tehdit Ediyor?

İran’a yönelik saldırılar sonrası Körfez’de tırmanan çatışmalar, enerji akışını durma noktasına getirirken havacılıktan gayrimenkule kadar birçok sektörü sarstı. Dubai başta olmak üzere bölgenin “güvenli liman” algısı ağır darbe alırken, ekonomilerde derin daralma riski büyüyor. İşte tüm ayrıntılar...
İran'a Karşı Savaş Körfez’in Ekonomik Mucizesini Nasıl Tehdit Ediyor

17.03.2026 - 14:22  |  Son Güncellenme:  17.03.2026 - 14:32

1 Mart tarihinde, Dubai’deki Cebel Ali Limanı’nın üzerinde duman bulutları yükseldi. 

İran’a ait bir insansız hava aracının (İHA) enkazı Burj Al Arab Oteli’ne isabet etti, dünyanın uluslararası yolcu trafiği açısından en yoğun havalimanı olan Dubai Uluslararası Havalimanı ise bir füze saldırısıyla vuruldu. 

O gece yalnızca Dubai hedef alınmadı. Doha’dan Manama’ya ve Kuveyt’e kadar, uzun zamandır kendilerini zenginler ve iş insanları için güvenli limanlar olarak pazarlayan şehirlerde patlamalara ait görüntüler sosyal medyada hızla yayıldı. 

Orta gelirli birçok kişi için Dubai ve diğer Körfez şehirleri, kendi ülkelerindeki vergilerden uzak, servetlerini koruyabilecekleri bir emlak cenneti olarak görülüyordu. 

Dünyanın önde gelen gayrimenkul turizm firması Henley & Partners'a göre, Dubai’de yaşayan milyoner sayısı 2014’ten bu yana iki katına çıkarak 81 bini aştı.  

Dubai’de 2025 yılında her biri 10 milyon doların üzerinde değere sahip yaklaşık 500 lüks konut satıldı. Bu rakam 2020’de yalnızca 30’du. 

Ancak bugün, Dubai Finans Piyasası’nın gayrimenkul endeksi iki haftada yaklaşık %30 değer kaybetti ve 2026’daki tüm kazanımları sildi.  

Patlamalar ve karayoluyla kaçmaya çalışan, mahsur kalmış turistlerin videoları, Körfez’in on yıllardır geliştirdiği güvenlik balonunu patlattı. 

Rice Üniversitesi Baker Enstitüsü araştırmacılarından Jim Krane konuya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: 

“ABD ve İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü savaş, Dubai’nin hayati önem taşıyan güvenlik imajını sarsıyor. Yabancı pasaport taşıyan herkes şehirden kaçarsa Dubai’nin faaliyetlerine devam etmesi mümkün değil.” 

Körfez Savaşı’ndan bu yana en derin resesyon: Bloomberg haberi ne söylüyor? 

Bloomberg’de 15 Mart’ta yer alan bir haberde, büyük Körfez ekonomilerinin 1990’ların başında Irak’ın Kuveyt’i işgal etmesinden bu yana en ağır ekonomik daralmayla karşı karşıya kalabileceği konusunda uyarı yer aldı. 

Hürmüz Boğazı haritası

Goldman Sachs ekonomistlerinden Farouk Soussa’ya göre çatışmanın Nisan ayına kadar sürmesi ve Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğinin iki ay boyunca durması halinde Katar ve Kuveyt’in gayrisafi yurtiçi hasılası (GSYİH) bu yıl yüzde 14 oranında küçülebilir. 

Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ise petrol akışını Hürmüz Boğazı dışındaki boru hatlarına yönlendirebilme kapasiteleri sayesinde nispeten daha iyi durumda olabilir.  

Buna rağmen iki ülkenin de ekonomik büyümesinde sırasıyla yaklaşık yüzde 3 ve yüzde 5’lik bir daralma bekleniyor. Bu oranlar, COVID-19 salgınından bu yana görülen en kötü düşüş olacak. 

Söz konusu haberde, mevcut tablo Körfez ülkeleri için kabus senaryosu olarak nitelendirilirken, bu ülkelerin hem petrol hem de petrol dışı sektörlerde çifte darbe aldığının altı çizildi. 

GSYH’de beklenen daralma tahminleri 

 

Hürmüz Boğazı: Nabzı duran damar 

Hürmüz Boğazı yalnızca bir su yolu değil, küresel ekonominin ana damarlarından biri. Günde yaklaşık 20 milyon varil petrol ve dünya sıvılaştırılmış doğalgazının beşte biri bu boğazdan geçiyor. 

ABD ve İsrail’in, 28 Şubat’ta İran’a yönelik saldırılar başlatmasının ardından, İran Devrim Muhafızları, boğazdaki geçişleri engelleyeceği yönünde uyarılarda bulundu.  

Bunun ardından tanker trafiği yüzde 70 azaldı ve kısa süre sonra tamamen durdu. Boğazın iki tarafında 700’den fazla gemi demirledi.  

Kpler verilerine göre Hürmüz Boğazı’ndan geçen kuru yük taşımacılığı yüzde 91 oranında düştü.  

Dünyanın büyük deniz taşımacılığı şirketlerinden Maersk, CMA CGM ve Hapag-Lloyd ise operasyonlarını askıya aldıklarını duyurdu.  

Öte yandan, Brent petrolün varil fiyatı 14 Mart Cuma günü 103 doların üzerine çıktı. 

Katar: Gaz akışı durduğunda 

Qatar Energy, 2 Mart’ta İran’ın Ras Laffan ve Mesaieed’deki tesislerine yönelik saldırılarının ardından sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) üretimini durdurduğunu açıkladı. 4 Mart’ta ise tüm gaz sözleşmeleri için mücbir sebep ilan edildi.  

Katar, küresel LNG pazarının yaklaşık yüzde 20’sini oluştururken, üretimin durmasıyla birlikte dünya arzının beşte biri adeta bir gecede ortadan kalktı. 

Avrupa’da ise gaz fiyatları yaklaşık yüzde 50, Asya’da ise yüzde 39 arttı.  

Katar Enerji Bakanı Saad el-Kaabi

Katar Enerji Bakanı Saad el-Kaabi, savaşın sürmesi halinde diğer enerji üreticilerinin de ihracatı durdurmak zorunda kalabileceği uyarısında bulunarak, “Bu durum dünya ekonomilerini çökertir” diye konuştu. 

Rapidan Energy’den Alex Munton ise Ras Laffan tesisleri için “İran ciddi zarar vermeye karar verirse bu tesisleri tamamen savunmanın bir yolu yok. Burası tek ve devasa bir kompleks, ama sonuçta tek bir tesis” değerlendirmesinde bulundu. 

Körfez havacılığı: Kırılan kanatlar, milyarlarca dolarlık kayıp 

Flightradar24 verilerine göre yalnızca birkaç gün içinde yedi büyük havalimanında 21 bin 300’den fazla uçuş iptal edildi.  

Dubai Uluslararası Havalimanı operasyonlarını süresiz olarak askıya aldı. Abu Dabi Havalimanı’nda ölümcül bir olay yaşandı.  

Kuveyt Havalimanı bir insansız hava aracının yol açtığı hasar gördü. Katar ise tüm hava sahasını kapatarak Qatar Airways filosunu durdurdu. 

Orta Doğu Küresel İşler Konseyi’ne göre Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerinin tamamında hava sahasının eş zamanlı kapatılması, ki bu durum Haziran 2025 savaşında bile yaşanmamıştı, Ramazan sezonundaki turizmi neredeyse tamamen durdurdu.  

Beklenen kaybın 40 milyar dolar olduğu tahmin ediliyor. Bazı analistler, günlük turizm kaybını yaklaşık 600 milyon dolar olarak hesaplıyor. 

Dubai gayrimenkul piyasası: Zirveden serbest düşüş 

Dubai’de konut fiyatları 2022 ile 2025’in ilk çeyreği arasında yaklaşık yüzde 60 arttı. 2025 yılında toplam gayrimenkul işlemleri 917 milyar dirhemle (yaklaşık 250 milyar dolar) rekor kırdı. 

Ancak Bloomberg’e göre, yalnızca iki hafta içinde Dubai Finansal Piyasası’ndaki emlak endeksi yaklaşık yüzde 30 geriledi.  

BAE’deki emlak geliştiricilerinin tahvilleri bu ay gelişmekte olan piyasalar arasında en kötü performansı gösteren varlıklar oldu. 

Fitch, savaş başlamadan önce bile piyasada yüzde 10-15’lik bir düzeltme bekliyordu. Bunun nedeni, piyasaya girmesi planlanan 210 bin yeni konutun, önceki üç yıldaki arzın iki katına ulaşmasıydı.  

UBS Bankası ise Dubai’yi küresel emlak balonu riski açısından dünyada beşinci sırada sınıflandırmıştı. 

Dubai’deki Tellimer şirketinden ekonomist Hasnain Malik, konuya dair şu yorumu yaptı: 

“Hedge fonları ve aile ofisleri vergi, düzenleme ve bankacılık sistemi nedeniyle Dubai’ye çekiliyor. Bu nedenler değişmedi. Ancak çekiciliğin önemli unsurlarından biri artık sorgulanıyor, yani mutlak güvenlik.” 

Yapısal hasar: Petrol ve havacılığın ötesi 

Dünya Ekonomik Forumu’nun analizine göre savaşın etkileri petrol ve gazla sınırlı kalmayarak gübre, alüminyum ve petrokimya sektörlerine de yayıldı.  

Körfez ülkeleri deniz yoluyla taşınan küresel gübre ihracatının yüzde 16-18’ini gerçekleştirirken, Orta Doğu’dan ihraç edilen polietilenin yaklaşık yüzde 85’i Hürmüz Boğazı’ndan geçiyor.  

Bu nedenle savaş yalnızca tek bir sektörü değil, küresel ekonominin bütün yapısını etkileyen bir darbe niteliği taşıyor. 

Dünya Ekonomik Forumu’nun ilgili raporunda, “Sigorta primleri yükseliyor, yatırım kararları erteleniyor, tedarik zincirleri yeniden yönlendiriliyor ve Körfez’in istikrarına duyulan güven azalıyor. Askeri bir şok olarak başlayan süreç, kalıcı bir jeopolitik ekonomik şoka dönüşüyor” ifadelerine yer verildi. 

Diğer yandan, Goldman Sachs ve UBS analistleri ise istikrarsızlığın yılın ikinci çeyreğine kadar sürmesi halinde küresel enflasyonun 0,7-0,8 puan artabileceği ve küresel büyümenin yaklaşık 0,4 puan gerileyebileceği uyarısında bulundu. 

Ekonomik çeşitlenme vizyonları ateşle sınanıyor 

Orta Doğu Küresel İşler Konseyi’ne göre KİK ülkeleri modern tarihinin en kapsamlı ekonomik dönüşüm programlarını yürütüyor.  

Suudi Arabistan, Katar ve BAE’nin “2030 vizyonları” temelde tek bir varsayıma dayanıyor: istikrar.  

İstikrar sermayeyi, nitelikli iş gücü ve turistleri çekerken, savaş tüm bunlara darbe vurdu. 

Londra merkezli Chatham House düşünce kuruluşunda Orta Doğu ve Kuzey Afrika Programı Direktörü olan Sanam Vakil, “İran açısından zafer, uluslararası bir anlaşma ile kalıcı ateşkes sağlanması ve bunun ekonomik bir rahatlamayla birlikte rejimin varlığını sürdürmesi anlamına geliyor. Bunun gerçekleşmesi zor görünse de hedef bu” değerlendirmesinde bulundu. 

Washington’daki Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi’nden Seth Jones ise “İranlılar kendilerini asimetrik savaş yürütebilen bir sistem olarak kanıtladı” ifadelerini kullandı. 

Sonuç: Savaştan sonra ne olacak? 

Bu savaşın sonucu ne olursa olsun, Mart ayında yaşananlar Körfez’in dengelerini sonsuza dek değiştirdi. 

Dubai’deki oteller ve limanlarda çıkan yangınlara ait görüntüler resmi açıklamalarla kolayca silinmeyecek.  

Ülkeden karayoluyla kaçmaya çalışan turistlerin yaşadığı deneyimler ise Körfez’e yatırım yapmayı düşünen birçok kişi için hafızalarda kalıcı olacak. 

Orta Doğu Küresel İşler Konseyi’ne göre çatışmaların 4-6 hafta boyunca sürmesi, Hürmüz Boğazı’nın aralıklı olarak kapanması ve enerji altyapısına yönelik saldırıların devam etmesi halinde, ekonomik çeşitlendirme programları aylar değil yıllar geriye gidebilir. 

Çalkantılı bir bölgede güvenlik vahası imajını inşa eden Körfez, artık coğrafyanın pazarlanamayacağı gerçeğiyle karşı karşıya.