İran Sokaklarında Tansiyon Düşmüyor: Protestoların 16. Gününde Son Durum Ne?
13.01.2026 - 17:42 | Son Güncellenme: 16.01.2026 - 13:44
İran’da yerel paranın döviz karşısında erimesiyle sokağa dökülen Tahran esnafı, 28 Aralık 2025’te büyük bir protesto dalgası başlattı. Kısa sürede kontrolden çıkan gösteriler, ülkenin dört bir yanına yayılarak adeta rejim karşıtı bir başkaldırıya dönüştü.
Peki, komşu ülkede neler oluyor? Gösteriler nasıl yayıldı? İşte Tahran’daki protestoların perde arkası ve yaşanan tüm detaylar…
Barışçıl bir ekonomik tepki şeklinde başlayan protestolar, hızla yayılarak birçok şehirde binlerce kişinin sokaklara dökülmesine yol açtı.
Gözden Kaçmasın
Başkent Tahran başta olmak üzere Tebriz, Meşhed, İsfahan, Şiraz ve Kum gibi kentlerde kamu binaları ve polis araçları yakıldı. Hükümet ise gösteriler büyüyünce ülke genelinde internet erişimini kesti.
Gösteriler ikinci haftaya girildiğinde giderek sertleşti… Başlangıçta güvenlik güçleri müdahale etmezken olaylar büyüyünce Tahran sokaklarına göz yaşartıcı gaz ve saçma atan tüfeklerle sokaklara indi.
İran yönetiminde iki farklı ses
İran lideri Ayetullah Ali Hamaney ve Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan sert açıklamalarda bulundu.
Hamaney, 3 Ocak’taki konuşmasında protestoların ekonomik taleplerinin meşru olduğunu kabul ettiği ülkeyi güvensiz hale getirmek isteyen gruplara karşı sert tedbir çağrısı yaptı.
Hamaney, “Protesto edenle konuşuruz fakat kaos çıkaranla konuşmanın bir anlamı yok. Kaosçulara hadleri bildirilmelidir” şeklinde konuştu.
Sonraki haftada Trump’ın suçlanacağı konuşmasında ise yabancı müdahaleye vurgu yaparak “’yabancı güçler tarafından desteklenen ajanlara müsamaha göstermeyeceğini’” belirtti ve “Herkes bilmelidir ki İslam Cumhuriyeti yüz binlerce şerefli insanın kanıyla iktidara geldi, sabotajcıların karşısında geri adım atmayacaktır” dedi.
Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan da gösterilerin başlamasından 2 gün sonra yaptığı konuşmasında, İçişleri Bakanlığı’na protestocuların temsilcileriyle diyalog kurma talimatı verdiğini şu ifadelerle duyurdu:
“İçişleri Bakanı’na, protestocuların temsilcileriyle diyalog yoluyla görüşmesini ve onların haklı taleplerini dinlemesi talimatını verdim. Hükümet, sorunların giderilmesi için harekete geçecektir.”
Ekonomik krizin sorumluluğunu dış faktörlerden ziyade yönetimine yükleyerek “İnsanlar memnun değilse, bu bizim hatamızdır. Suçu ABD veya başkalarında aramayın. Sorumluluk bizdedir” diye konuştu.
Ülke genelindeki kargaşada hükümetin sorumluluğunu vurgulayarak, “Bizim görevimiz halkın sorunlarını çözmek ve endişelerini gidermektir. Aynı zamanda kargaşa çıkaranların ülkeyi altüst etmesine izin vermemektir” dedi.
Trump’tan İran’a gözdağı
ABD Başkanı Donald Trump sosyal medya üzerinden İran yönetimini uyardı. 2 Ocak’ta yapmış olduğu paylaşımda, “Eğer İran, her zaman yaptığı gibi barışçıl göstericileri vurur ve öldürürse, ABD onların yardımına koşacaktır” ifadelerine yer verdi.
Benzer bir paylaşımını 4 Ocak’ta yineleyen Trump, “Eğer protestocuları öldürürlerse, İran, ABD tarafından sert bir darbe yiyecektir. Biz İran’daki gelişmeleri izliyor ve yakından takip ediyoruz” dedi.
Tahran yönetimine tehditlerine devam eden Trump, 10 Ocak'taki konuşmasında da "İran, belki de daha önce hiç olmadığı kadar özgürlüğe bakıyor. Bu konuda yardım etmeye hazırız" diye konuştu.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu da 11 Ocak’taki kabine toplantısında protestolara ilişkin açıklamalarda bulundu.
Netanyahu, “İsrail, onların özgürlük mücadelesini destekliyor ve masum sivillerin toplu katliamını şiddetle kınıyor” diye konuştu.

Gözaltından idam sehpasına: Ölü sayısı giderek artıyor…
Gösterilerde can kayıpları her geçen gün artıyor.
İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı (HRANA) raporuna göre, 31 eyalete yayılan gösterilerde, 133'ü emniyet görevlisi ve biri savcı, 9'u 18 yaşın altında toplam 664 kişinin hayatını kaybetti, 10 bin 721 kişi de gözaltına alındı.
Norveç merkezli İran İnsan Hakları Örgütü ise resmi verilere göre 9’u çocuk 648 protestocunun öldüğünü duyurdu.
İran makamları olaylarla ilgili resmi ölüm veya yaralanma sayısı açıklamazken, yaşanan şiddet yüzünden ülke çapında tedirginlik sürüyor.
Devrim için koşullar sağlandı mı?
Bazı uluslararası gözlemciler, İran’daki durumu geçmiş devrim örnekleriyle kıyaslıyor. Gazete Oksijen’in aktardığı bir The Atlantic yazısı, bugünkü İran’da “devrimin başarıya ulaşması için 5 koşulun neredeyse tamamının karşılandığını” öne sürüyor.

Bu beş temel koşul ise şunlar:
- Mali bir kriz
- Elitlerin rejimden kopması (rejim içi ayrışmalar)
- Geniş tabanlı bir muhalefet koalisyonu
- İkna edici bir direniş anlatısı
- Elverişli uluslararası ortam
Atlantic’ın değerlendirmesine göre “1979’dan bu yana ilk kez İran, bu beş koşulun neredeyse tamamını karşılıyor.”
Mali kriz tüm toplumsal sınıfları etkilerken, elitlerden bazıları rejim karşıtı söylemlere kaydı, muhalefet safları çeşitlendi, halk arasında ortak talepler etrafında birleşen bir anlatı oluştu, küresel konjonktürde İran’a karşı sert yaptırımlar ve uluslararası tecrit gibi unsurlar da rejimi zorlar hale geldi.
Kaynak: Anadolu Ajansı, Gazete Oksijen.