İran-İsrail Savaşında 4. Gün: Son Durum ve Küresel Etkiler
16.06.2025 - 16:53 | Son Güncellenme: 16.06.2025 - 17:33
İsrail'in 13 Haziran'da başlattığı "Yükselen Aslan" operasyonuyla ateşi fitillenen İran-İsrail çatışmaları, dördüncü gününde şiddetini artırarak devam ediyor.
Tarafların karşılıklı füze saldırıları, hava savunma sistemlerinin test edildiği bir savaş alanına dönüşürken, bölgesel ve küresel etkiler de her geçen saat daha fazla hissediliyor.
Çok sayıda ölü ve yaralı var
İran Sağlık Bakanlığı’nın açıkladığı verilere göre İsrail saldırılarında İran’da en az 224 kişi hayatını kaybetti, 1277 kişi yaralandı. Ölenlerin büyük çoğunluğunu ise siviller oluşturuyor.
Öte yandan İran’ın başlattığı füzeli ve drone’lu misillemede ise İsrail tarafında 23 kişinin öldüğü, yaklaşık 287 kişinin de yaralandığı bildirdi.
Ayrıca, İsrail’de Tel Aviv çevresindeki yerleşim yerlerine düşen füzelerde 13 yaşında bir kız çocuğu ile 3 kadın daha yaşamını yitirdi. Bat Yam’daki apartman saldırısında ise en az 6 kişi öldü, 200’den fazla kişi yaralandı.
Kullanılan savaş teknolojileri
İsrail, “Yükselen Aslan” adlı operasyonla Tahran ve İran’ın nükleer tesisleri başta olmak üzere çok sayıda stratejik hedefe hava saldırıları düzenledi.
Saldırılarda, F-35 benzeri savaş uçakları ile güdümlü bombalar kullanıldığı ve bazı saldırıların mini kamikaze drone’larla gerçekleştirildiği bildirildi.
İran ise ikinci günden itibaren onlarca balistik füze ile karşılık verdi ve iki ayrı füze salvosunda İsrail’e yaklaşık 80 balistik füze atıldığı açıklandı.
Ayrıca İran, Yezd ve çevresinde gelişmiş kamikaze insansız hava araçları (İHA’lar) kullandı ve Yemen’deki müttefiki Husi militanları da bazı füze saldırıları başlattı. İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, ilk karşı saldırıda 100’ün üzerinde İHA fırlattıklarını duyurdu.
Her iki taraf da gelişmiş hava savunma sistemlerini devreye soktu. İsrail ordusu, 13 Haziran Cuma gününden bu yana İran'dan ülkeye atılan 100’ün üzerinde insansız hava aracının (iHA) engellendiğini de iddia etti. İran ise Natanz ve Parçin’deki nükleer tesislere yönelik saldırıları püskürttüğünü bildirdi.
Azami itidal çağrıları yükseliyor
Dünya liderleri krizi yatıştırma çabası içindeyken yoğun temaslar ise hala sürüyor.
ABD Başkanı Donald Trump pazar günü yaptığı açıklamada, "İsrail ve İran arasında yakında barışa kavuşacağız" dedi ve iki ülkenin "bir anlaşma yapması gerektiğini ve bir anlaşma yapacaklarını" vurguladı.
Trump öte yandan, "Şu anda birçok görüşme ve toplantı yapılıyor. Çok şey yapıyorum ve hiçbir şey için övgü almıyorum ama sorun değil, insanlar anlıyor. Orta Doğu’yu yeniden büyük yapın!" ifadelerine yer verdi.
Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği başta olmak üzere çok sayıda uluslararası aktör, taraflara azami itidal çağrısı yapıyor.
Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, gelişmeleri 'son derece kaygı verici' olarak tanımladı ve “Avrupa, tüm taraflara azami itidal göstermeleri, derhal gerilimi düşürmeleri ve misillemeden kaçınmaları çağrısında bulunuyor” şeklinde konuştu.
İran yönetimi ise diplomatik kanallar aracılığıyla Katar ve Umman'a ulaşarak müzakerelerin yeniden başlatılması için bölgesel arabulucuların devreye girmesini istedi.
Öte yandan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile telefonda görüştü.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının sosyal medya hesabından yapılan açıklamaya göre, görüşmede İsrail ile İran arasındaki çatışma, bölgesel ve küresel konular ele alındı.
Erdoğan, görüşmede, İsrail ve İran arasındaki çatışmalı süreç ile ilgili liderlerle bir dizi temas gerçekleştirdiğini, çatışmaların bir an önce sona ermesi ve nükleer müzakerelere dönülmesi için Türkiye'nin kolaylaştırıcı bir rol üstlenmeye hazır olduğunu ifade etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin bölgesinde barış ve istikrarın korunmasına verdiği önemin altını çizdi.
Savaş piyasaları nasıl etkiledi?
İsrail ile İran arasındaki gerilim, altın, petrol ve borsa piyasalarında sert dalgalanmalara yol açtı.
Jeopolitik riskin artmasıyla piyasalarda güvenli liman talebi yükseldi. Altın fiyatları haftanın ilk işlem gününde neredeyse iki ayın en yüksek seviyesine yaklaştı. Spot altın, Asya işlemlerinde %0,6 artarak ons başına yaklaşık 3.451 dolara kadar yükseldi. Bu seviye, Nisan ayında görülen tüm zamanların zirvesine yalnızca 50 dolarlık bir mesafe kaldığına işaret ediyor.
Brent petrolün varil fiyatı ise çatışmanın başlamasıyla önce 76 dolara kadar çıktı, daha sonra 73 dolar civarında dengelendi. Bu gelişme sonrasında ise akaryakıta peş peşe zamlar geldi.
Uluslararası Enerji Ajansı'ndan yapılan açıklamada ise petrol piyasalarında tedarikin iyi seviyelerde olduğuna işaret edilirken, Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü'nden (OPEC) de mevcut arz ve piyasa koşullarında olağanüstü önlemler alınmasını gerektirecek bir durum olmadığı, piyasanın istikrarlı olduğu açıklaması geldi.
Ayrıca, söz konusu çatışmanın Hürmüz Boğazı'nda petrol ve gaz taşımacılığında olası bir aksamayı tetikleyecek seviyeye ulaşmayacağını ve küresel doğal gaz piyasasına etkisinin sınırlı olacağı belirtiliyor.
Döviz piyasalarında da hareketlilik söz konusu. Dolar/TL kuru 39–40 civarına yükselirken gram altın 4.327 TL’den işlem görüyor.
Şimdi ne olacak?
Doç. Dr. İbrahim Karataş, Fokus+ için kaleme aldığı “İsrail-İran Savaşını Nasıl Yorumlamalı?” adlı yazsısında konuya ilişkin şu ifadelere yer verdi:
“İsrail-İran savaşı ne zaman biter henüz belli değil. ABD başkanı Trump her ne kadar iki ülkenin barışacağını söylese de aynı sözleri Rusya-Ukrayna savaşı için de söylemesi ve söylediklerinin çıkmaması nedeniyle savaşın uzama ihtimali yüksektir. Ancak öyle görünüyor ki savaş bittiğinde mutlak bir galip ya da mağlup görmek mümkün olmayacak.”
İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan'ın "nükleer silah peşinde olmadıkları" açıklaması ve diplomatik kanalların devreye girmesi umut verici olsa da Netanyahu'nun "varoluşsal savaş" vurgusu çatışmanın kolay sonlanmayacağına işaret ediyor.
Küresel ekonominin bu krizden ne ölçüde zarar göreceği ise önümüzdeki günlerde Hürmüz Boğazı'ndaki hareketliliğe ve ABD'nin tutumuna bağlı olacak gibi gözüküyor.
Kaynak: AA, Euronews, İnvesting, BBC