Irak İHA’lara Karşı Koymak İçin Türk Savunma Sistemlerine mi Yöneliyor?

Gazeteci Taha Emin, Irak’ın artan İHA tehditlerine karşı hava savunma kapasitesini güçlendirme arayışını ve Türkiye ile TOLGA sistemi üzerinden gelişen savunma işbirliği ihtimalini Fokus+ için kaleme aldı.
irak-iha-lara-karsi-koymak-icin-turk-savunma-sistemlerine-mi-yoneliyor.jpg

12.05.2026 - 12:26  |  Son Güncellenme:  14.05.2026 - 10:00

Irak hükümeti, başta insansız hava araçları (İHA) olmak üzere güvenlik tehditlerinin giderek çeşitlendiği bir dönemde, hava savunma kapasitesini yeniden inşa etmeye çalışıyor. 

Bu çerçevede Irak’ın, silah tedarik kaynaklarını çeşitlendirme ve bölgesel ortaklıklara yönelme politikası dikkat çekiyor. 

Savunma sanayisindeki hızlı gelişimi ve Irak’ın hava savunma ihtiyaçlarını karşılama kapasitesi nedeniyle Türkiye, önemli seçeneklerden biri olarak öne çıkıyor. 

Son dönemde ortaya çıkan bilgiler, Bağdat yönetiminin kısa menzilli hava savunma sistemleri satın almak amacıyla Ankara ile müzakerelere başladığını gösteriyor. 

Söz konusu girişimin, özellikle yakın menzilli önleme katmanındaki kritik açıkların kapatılmasını hedeflediği belirtiliyor. 

TOLGA hava savunma sistemi için görüşmeler 

ABD-İran gerilimine bağlı bölgesel tansiyonun yükseldiği ve Irak içinde İHA saldırılarının yaşandığı bir dönemde Bağdat, hava savunmasını güçlendirmek için ileri teknoloji çözümlere yöneliyor.  

Bu kapsamda kısa menzilli hava savunma sistemleri, Irak’ın öncelikleri arasında ilk sıralarda yer alıyor. 

ORTADOĞU sitesinin 21 Nisan tarihli haberinde, Irak ile Türkiye arasında yaklaşık 530 milyon dolar değerinde “TOLGA” hava savunma sistemi alımına yönelik görüşmeler yürütüldüğü bilgisi yer aldı. 

Bu yönelimin, kritik tesislerin hedef alınması ve güvenlik altyapısının tehdit altında olması gibi Irak’ın askeri kurumlarında İHA’ların oluşturduğu tehdide ilişkin farkındalığın artmasından kaynaklandığı değerlendiriliyor.  

Aynı zamanda bu süreç, Türkiye’nin geliştirdiği daha esnek ve Batılı sistemlere kıyasla daha düşük maliyetli savunma çözümlerinden yararlanma arayışını da ortaya koyuyor. Bu durum, mali ve teknik kısıtlamalarla karşı karşıya olan Irak’a daha geniş seçenekler sunuyor. 

Siyasi danışman ve uluslararası ilişkiler araştırmacısı Taha Ouda Oğlu, Irak’ın bu anlaşmaya yönelmesinin arkasında, artan İHA saldırıları ve özellikle son aylarda ABD ile İran arasındaki gerilimin tırmanması gibi birden fazla neden bulunduğunu belirtti. 

Konuya ilişkin Fokus Plus’a değerlendirmede bulunan Taha Ouda Oğlu, hedef alınan kritik tesislerin hassasiyetinin, Irak’ı hızlı ve etkili çözümler aramaya ittiğini söyledi. 

Ayrıca Irak ile Türkiye arasındaki güvenlik iş birliğinin son dönemde önemli ölçüde ilerlediğine dikkat çekti. 

Askeri ziyaret 

Sahadaki hareketlilik ve resmi temaslar, taraflar arasındaki görüşmelerin ciddiyetini ortaya koyuyor.  

Yetkililer arasındaki doğrudan temaslar, sürecin teorik tartışma aşamasını aşarak, teknik ve operasyonel ayrıntıların ele alındığı bir noktaya taşındığını gösteriyor. 

Irak Hava Savunma Komutanı Korgeneral Muhenned Galib el-Esedi

Türk savunma sanayi şirketi MKE, 29 Mart tarihinde Irak Hava Savunma Komutanı Korgeneral Muhenned Galib el-Esedi başkanlığındaki üst düzey askeri heyeti ağırladığını duyurdu. 

Şirket açıklamasına göre görüşmeler sırasında “TOLGA” sistemi ve diğer savunma çözümlerine ilişkin ayrıntılı sunumlar yapıldı.  

Ayrıca şirketin üretim ve teknolojik kapasitesi tanıtılırken taraflar olası iş birliği fırsatlarını teknik ve lojistik boyutlarıyla ele aldı. 

Söz konusu ziyaret, Irak’ın yerli üretim Türk savunma sistemlerine duyduğu ilgiyi ortaya koyarken iki ülke arasında daha geniş alanlara yayılabilecek bir savunma ortaklığı kurulması yönündeki karşılıklı isteği de yansıtıyor.  

Sistemin kabiliyetleri 

Modern hava savunma sistemlerinin önemi, karmaşık operasyon ortamlarında farklı tehdit türlerine karşı etkili olabilme kapasitesinden kaynaklanıyor. Bu nedenle teknik özellikler, satın alma kararlarında belirleyici unsurlar arasında yer alıyor. 

MKE’nin resmi internet sitesine göre “TOLGA” hava savunma sistemi, 16 Kasım 2025’te gerçekleştirilen ilk canlı atış testinde yüzde 100 başarı sağladı. Sistem, farklı operasyon senaryolarında insansız hava araçlarını etkisiz hâle getirmeyi başardı. 

Sistem, yaklaşık 10 kilometreye kadar hedef tespit kapasitesine sahip bulunuyor. Ayrıca elektronik karıştırma yöntemleriyle (soft-kill) ya da çoklu silah sistemleri kullanılarak doğrudan imha (hard-kill) seçenekleriyle hedeflere müdahale edebiliyor. 

Bunun yanında entegre savunma ağları içinde çalışabilen sistem, manuel, yarı otomatik ve tam otomatik kullanım seçenekleri sunarak farklı savaş ortamlarında yüksek esneklik sağlıyor. 

Araştırmacı Taha Ouda Oğlu, “TOLGA” sisteminin Irak’ın artan İHA tehdidine karşı savunma kapasitesine önemli katkı sağlayacağını vurguladı. 

Özellikle Irak’ta son dönemde sıklaşan İHA saldırılarının, bu tür sistemlere duyulan ihtiyacı artırdığının altını çizdi. 

Ouda Oğlu’na göre sistemin en önemli avantajları arasında hızlı reaksiyon süresi, yüksek hedef tespit hassasiyeti ve diğer sistemlere kıyasla düşük işletme maliyetleri bulunuyor.  

Ayrıca yakın hava savunma katmanında görev yapmak üzere tasarlanan sistemin, küçük ve alçak irtifalı hedeflere karşı etkili olduğu ifade ediliyor. 

Bu özellikler, erken tespit ile hızlı müdahaleyi daha düşük operasyon maliyetleriyle birleştiren anti-drone sistemlerine yönelik küresel talebin arttığı bir dönemde öne çıkıyor.  

Irak’ın artan ihtiyacı 

Irak bu yöndeki adımları, yıllarca sürerek kapasitesini zayıflatan, modern savaş gelişmelerine ayak uydurmasını engelleyen zorlukların ardından hava savunma sistemini yeniden inşa etme ihtiyacının arttığı bir dönemde attı. 

Ouda Oğlu, Irak’ın özellikle İHA’lar ve alçak irtifadan uçan füzelere karşı ilk savunma hattını oluşturan kısa menzilli hava savunma katmanında ciddi bir boşluk yaşadığına dikkat çekti. 

Söz konusu anlaşmanın zamanlamasının da büyük önem taşıdığını dile getiren araştırmacı, anlaşmanın tamamlanmasının, Irak’ın hava savunmasındaki kritik açıkları kapatmasına ve artan hava tehditlerine karşı kapasitesini güçlendirmesine katkı sağlayacağını da ekledi. 

Irak İçişleri Bakanı Abdulemir eş-Şemmeri

Bu bağlamda, yerel Rudaw ağında 29 Nisan’da yer alan habere göre Irak İçişleri Bakanı Abdulemir eş-Şemmeri, gelişmiş anti-drone sistemleri için sözleşmeler imzalandığını açıkladı. 

Şemmeri, bu sistemlerin bakanlığa bağlı kritik kurumları olası saldırılardan korumak amacıyla kullanılacağını bildirdi. 

Bakan ayrıca, anlaşmanın Irak Askeri Sanayi Kurumu ile yapıldığını belirterek bunun hükümetin ülke içinde İHA tehdidine karşı kapasite geliştirme yönündeki yaklaşımını yansıttığını ifade etti. 

Öte yandan, Irak Bakanlar Kurulu da 31 Mart’ta yaptığı açıklamada, hava savunma sistemleri ile bunlara bağlı teknik ve lojistik ihtiyaçların satın alınmasına onay verildiğini duyurdu.  

Açıklamada, hedefin daha geniş kapsamlı savunma modernizasyon planının bir parçası olarak, hava savunma birliklerinin kapasitesini ve operasyonel verimliliği artırmak olduğu belirtildi.  

Bu gelişmeler, Irak’ın İHA tehditlerine karşı çok katmanlı bir savunma sistemi kurma yönünde ilerlediğini gösteriyor.  

Bu durum, Türkiye ile olası savunma iş birliği dâhil olmak üzere dış kaynaklı anlaşmaların da gündemde kalacağını ortaya koyuyor. 

Irak Haber Ajansı, 6 Ekim 2025 tarihli haberine göre, Irak Hava Savunma Komutanı Korgeneral Muhenned Galib el-Esedi, 2026 yılı içinde farklı hava hedeflerine karşı koyacak ve elektronik harp koşullarında görev yapabilecek gelişmiş bir hava savunma sisteminin teslim alınacağını açıklamıştı. 

Söz konusu açıklama, özellikle İHA’lar ve seyir füzelerine karşı ilk savunma hattı olan kısa menzilli önleme katmanında Irak’ın hava savunma kapasitesinde boşluklar bulunduğuna ilişkin resmi farkındalığı yansıtıyor.  

Aynı zamanda Irak askeri yönetiminin, kritik tesisler ve sahadaki birlikler için daha güçlü koruma sağlama amacıyla kısa, orta ve uzun menzilli sistemleri kapsayan entegre ve katmanlı bir hava savunma yapısı kurma eğilimini de gösteriyor. 

Öte yandan araştırmacı Taha Ouda Oğlu, bölgesel dengeler ve farklı silah tedarik kaynakları gibi anlaşmanın önünde bazı siyasi engeller bulunduğuna dikkat çekti.  

Yeni sistemin mevcut Irak hava savunma altyapısıyla entegrasyonu gibi teknik zorlukların önemli olduğunu vurgulayan Ouda Oğlu, Bağdat ile Ankara arasındaki savunma iş birliğinin gelişmesinin, bu engellerin aşılmasına katkı sağlayabileceğini ekledi. 

Tüm bu gelişmeler, Irak’ın bölgesel ortaklıklar üzerinden hava savunmasını modernize etmeye yönelik net bir yönelim içinde olduğunu ortaya koyuyor.  

Türkiye ise bu süreçte öne çıkan seçeneklerden biri olarak dikkat çekiyor. 

Müzakereler henüz ilk aşamalarda olsa da mevcut göstergeler, tarafların çıkarlarının örtüşmesi ve Irak’ın İHA tehditlerine karşı hızlı ve etkili çözümlere duyduğu ihtiyacın artması nedeniyle görüşmelerin daha ileri aşamalara taşınabileceğine işaret ediyor.