Bosna'nın Hikayelerle Dolu Dünya Kupası Yolculuğu
01.04.2026 - 17:22 | Son Güncellenme: 01.04.2026 - 17:32
Bosna Hersek Dünya Kupası’na gidiyor. Ancak onların sahaya taşıdığı şey sadece futbol değil; aynı zamanda hafıza, acı, direnç ve onurun iç içe geçtiği bir hikaye. Hem duygusal hem de sarsıcı… Nasıl mı? İşte anlatıyorum.
Bosna Hersek, Dünya Kupası için Avrupa’da H grubunda yer aldı. Son maçta Romanya ile Bosna Hersek’te karşılaştılar. Ancak bu maç öncesinde Bosna Hersek’e gelen bazı Rumen taraftarlar, 1992-1995’te Bosna’da yaşanan savaşta binlerce masumu katleden bazı savaş suçlusu Sırpları öven paylaşımlar ve tezahüratlar yaptı. Bu savaş suçlularından en bilineni ise Srebrenitsa Soykırımı’nın baş sorumlularından Ratko Mladic’ti.

Bir maçtan fazlasıydı bu. Sadece üç puan değil, hafızaya karşı verilen bir cevaptı.
Gözden Kaçmasın
18 Kasım 2025’te Zenica şehrinde oynanan maçı Bosna Hersek, Romanya’ya karşı 3-1 kazandı. Bu karşılaşmada skoru 2-1 Bosna Hersek lehine getiren golü ise Esmir Bajraktarevic attı.
Ama o gol, sadece bir skor değişikliği değildi.
Srebrenitsalı Bajraktarevic ailesi, soykırımdan kaçarak Amerika’ya mülteci olarak yerleşmişti. Esmir ise mülteci bir ailenin çocuğu olarak Amerika’da doğdu. Amerika milli takımının alt yaş kategorilerinde oynayan Esmir, bir tercih yaptı… ve bu tercih sadece futbol kariyeriyle ilgili değildi. Kalbinin sesini dinledi, köklerine döndü ve Bosna Hersek’i seçti.
Bir ülkenin çağrısına kulak verdi.
Bosna Hersek için Dünya Kupası yolunda sıradaki engeller Galler ve ardından İtalya’ydı.
Galler maçında ise “Bosna elması” olarak bilinen Edin Dzeko sahneye çıktı. Galler 1-0 öndeyken, maçın son dakikalarında, artık 40 yaşına gelmiş olan Džeko, kafa golüyle karşılaşmayı uzatmalara taşıdı. O golde sadece bir tecrübe değil, bir ömür, bir şehir ve bir direniş vardı. Bosna Hersek, penaltı atışları sonrası Galler’i saf dışı bıraktı.
Ve sıra geldi İtalya’ya…
İtalyanlardan “küçümseyici” bir sevinç
Bosna Hersek’in Dünya Kupası’na gidebilmek için son rakibi İtalya oldu. Ancak Galler maçı sonrası İtalyan futbolcuların, rakiplerinin Bosna Hersek olduğunu öğrenince sergiledikleri sevinç görüntüleri gündem oldu.
Zenica’da oynanan bu maç, birçokları için sadece bir futbol karşılaşması değildi; farklı hayatların, geçmişlerin ve kırılmaların kesiştiği bir sahneydi.
Takım kaptanı Edin Dzeko, bu görüntülerle ilgili olarak, İtalyan futbolcuların “küçümseyici” bir sevinçle kendilerini rakip olarak görmelerinin psikolojilerini etkilemediğini söyledi. Bunu normal karşıladıklarını ifade etti.
Ama sahada cevap vermek için bekledikleri belliydi.
Maç başladıktan sonra İtalya 1-0 öne geçti. Ancak daha sonra İtalya’nın en önemli futbolcularından Bastoni, son adamı düşürdüğü gerekçesiyle direkt kırmızı kart gördü. İşte o an… Bosna için yeniden bir umut doğdu.
Maçın son anlarına doğru Tabakovic ile beraberliği yakalayan Bosna Hersek, karşılaşmayı uzatmalara taşıdı.
Uzatmalarda da gol sesi çıkmayınca, kader bir kez daha beyaz noktaya taşındı.
İtalyan futbolcular, belki de Zenica’yı dolduran Boşnak taraftarların o derin, içten ve sarsıcı tezahüratlarının ağırlığı altında penaltı kaçırdı.
Ve sonra…
Srebrenitsalı 21 yaşındaki Esmir topun başına geçti. Karşısında dünyanın en iyi kalecilerinden biri, Gianluigi Donnarumma vardı. Ancak topa vuracağı anda ayağı hafif kaymasına rağmen, Esmir penaltıyı gole çevirdi.
O an sadece bir penaltı değildi.
Bir göçün, bir kaybın, bir direnişin, bir geri dönüşün vuruşuydu.
Ve o gol, Bosna Hersek’i Dünya Kupası’na taşıdı.
Çocukluğu bombalar altında futbol oynayarak Saraybosna’da geçen Edin Dzeko…
Soykırımdan kaçan bir ailenin çocuğu olarak Amerika’da doğan Esmir Bajraktarević…
Aslında Bosna Hersek Milli Takımı’ndaki birçok futbolcunun ailesinde benzer hikayeler var. Her biri, sahaya sadece formayla değil, bir geçmişle çıkıyor.
Esmir Bajraktarevic şimdi, ailesinin mülteci olarak gittiği ve kendisinin de orada doğduğu Amerika’ya, bu kez bir “mülteci çocuğu” olarak değil; ülkesini Dünya Kupası’na taşıyan bir futbolcu olarak gidiyor.
Tarihin bazen tuhaf bir adaleti vardır.
Aynı topraklardan kaçan bir ailenin çocuğu…
Yıllar sonra o toprakların bayrağını dünyanın en büyük sahnesine taşıyor.
Orada nasıl hikayeler yazılır, bilinmez…
Ama bir şey çok net:
Bosna Hersek, o turnuvanın sadece bir takımı olmayacak.
Bir hikâyesi, bir hafızası ve en önemlisi… unutulmayan bir sesi olacak.
*Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Fokus+'ın editöryal politikasını yansıtmayabilir.