Bir Dilden Diğerine: Türkçe-Arapça Çevirinin Büyüyen Dünyası
19.08.2026 - 10:43 | Son Güncellenme: 20.08.2026 - 13:22
İstanbul’da 15-23 Ağustos tarihlerinde düzenlenen 11. Uluslararası İstanbul Arapça Kitap Fuarı, bu yıl yalnızca yüzlerce yayınevini ve binlerce kitabı aynı çatı altında buluşturmadı. Fuarın dördüncü gününde gerçekleştirilen Uluslararası Arapça-Türkçe Tercüme Ödülleri, Türkçe ile Arapça arasında yıllardır devam eden çeviri hareketinin arkasındaki çevirmenleri ve yayınevlerini de öne çıkardı.
Basın Yayın Birliği, Uluslararası Arapça Kitap Yayıncıları Derneği ve Türkiye Basım Yayın Meslek Birliği iş birliğiyle Yenikapı Avrasya Gösteri ve Sanat Merkezi’nde düzenlenen fuara 30’dan fazla ülkeden 300’ü aşkın yayınevi katılıyor. Organizasyonun programında okur-yazar buluşmalarının yanı sıra çeviri atölyeleri, telif görüşmeleri ve yayıncılar arasında doğrudan iş bağlantılarının kurulmasını amaçlayan bölümler de yer alıyor.
Fuar tarafından İntrotema Edebiyat Ajansı iş birliğiyle bu yıl üçüncüsü gerçekleştirilen ödül programında Arapçadan Türkçeye En İyi Tercüme Ödülü Prof. Dr. Eyyüp Tanrıverdi’ye, Türkçeden Arapçaya En İyi Tercüme Ödülü ise Sare İsmailoğlu’na verildi.
Yayıncılık alanında da Erdem Yayınları ile Filistinli yazar ve yayıncı Taghreed Najjar tarafından kurulan Selwa Publishing ödüle layık görüldü.
Ödül töreni böylece iki dil arasındaki kültürel aktarımın yalnızca çevirmenlerden değil; yayıncılar, telif ajansları, editörler ve eserlerin farklı pazarlara ulaşmasını sağlayan profesyonel bir ağdan oluştuğunu bir kez daha gündeme getirdi.
Türkçeden Arapçaya 2 binden fazla eser
Türk edebiyatının Arapça ile ilişkisi son birkaç yılda ortaya çıkmış bir alan değil. Türkçeden Arapçaya edebi çevirinin Cumhuriyet’in ilk yıllarından itibaren farklı dönemlerde devam ettiğini gösteren akademik çalışmalar bulunuyor. Sare Rabia Öztürk’ün 1923-2005 dönemini inceleyen araştırması da siyasi ve toplumsal değişimlere rağmen Türk edebiyatından Arapçaya çeviri akışının sürdüğünü ortaya koyuyor.
Ancak son yıllarda bu dolaşımın kayıt altına alınması ve yayıncıların doğrudan buluşturulması için ayrı projeler de yürütülüyor.
Bunlardan biri Turkish Literature in Arabic (TULIA) projesi. Türkçeden Arapçaya çevrilmiş eserleri bir veri tabanında toplama ve Arap dünyasında Türk edebiyatının görünürlüğünü artırma amacı taşıyan proje, 11. Uluslararası İstanbul Arapça Kitap Fuarı’nda da özel bir stantla yer alıyor. AA’nın fuar öncesinde yayımladığı haberde, stantta Türk yazar ve çevirmenlerin bir araya geleceği ve Türkçeden Arapçaya çevrilen kitaplara ilişkin veri tabanının ziyaretçilere sunulacağı belirtildi.
İntrotema Edebiyat Ajansı da 2026’daki Doha Uluslararası Kitap Fuarı’nın ardından yaptığı açıklamada, TULIA kapsamında tespit edilen Türkçeden Arapçaya çevrilmiş eser sayısının 2 bini aştığını duyurdu.
Bu sayı İstanbul Arapça Kitap Fuarı açısından da yeni değil. AA’nın 2022’de 7. Uluslararası İstanbul Arapça Kitap Fuarı sırasında yayımladığı haberde, organizasyonun ilk altı yılında 2 binden fazla eserin Türkçeden Arapçaya tercüme edilmesine öncülük edildiği aktarılmıştı. Aynı dönemde Türk ve Arap yayıncıların telif satışları için birebir görüşmeler yapmasını sağlayan özel bir bölüm de oluşturulmuştu.
Bir kitabın başka dile yolculuğunda kimler var?
Bir eserin Türkçeden Arapçaya veya Arapçadan Türkçeye ulaşması yalnızca metnin çevrilmesiyle tamamlanmıyor. Fuarın son yıllarda oluşturduğu yapı da çeviri sürecinin farklı aktörlerini aynı ortamda buluşturmayı amaçlıyor.
Bu ağın başlıca parçalarını;
- çevirmenler, eserin başka bir dilde yeniden kurulmasını,
- yayınevleri, eserin seçilmesi, editoryal süreçten geçirilmesi ve okura ulaştırılmasını,
- telif ve edebiyat ajansları, farklı ülkelerdeki yayın haklarının görüşülmesini,
- yazar ve hak sahipleri, eserin farklı dillerde yayımlanmasına ilişkin izin süreçlerini,
- editörler ve yayın profesyonelleri ise çevirinin hedef dilde yayıma hazırlanmasını üstleniyor.
Bu nedenle fuardaki çeviri çalışmalarının yanında telif görüşmelerine ayrı alan açılması dikkat çekiyor.
Fuar Genel Koordinatörü Dr. Muhammed Ağırakça, AA’ya yaptığı açıklamada, “Copyright Corner” bölümünde Türkiye’den ve Arap dünyasından yayıncıların birebir görüşmeler gerçekleştireceğini, karşılıklı telif alışverişinin yanı sıra Türkçeden Arapçaya ve Arapçadan Türkçeye çeviri atölyelerinin de düzenleneceğini söyledi.
Ağırakça, Türk edebiyatından Arapçaya çevrilen eserler için fuarda ayrı bir stant hazırlandığını da belirterek, farklı Türk yazarların eserlerinin tek çatı altında Arap okurlarla buluşturulduğunu aktardı.
Ödüllerde iki yönlü çeviri öne çıktı
Bu yılki ödüllerin iki ayrı çeviri yönünde verilmesi de söz konusu dolaşımın yalnızca Türk edebiyatının Arap dünyasına taşınmasından ibaret olmadığını gösterdi.
Arapçadan Türkçeye En İyi Tercüme Ödülü verilen Prof. Dr. Eyyüp Tanrıverdi, Dicle Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Arap Dili ve Belagatı Anabilim Dalında görev yapıyor. Üniversitenin akademik personel kayıtlarında Tanrıverdi, Arap Dili ve Belagatı alanında profesör olarak yer alıyor.
Tanrıverdi’nin çalışmalarında klasik Arapça kaynakların yanı sıra çağdaş Arap dünyasından eserlerin Türkçeye aktarılması da bulunuyor. Ödül programında, 20’yi aşkın çeviri ve akademik çalışmasıyla iki dil arasındaki kültürel aktarıma yaptığı katkı öne çıkarıldı.
Tanrıverdi’nin Mustafa Koç ile hazırladığı önemli çalışmalardan biri, Fîrûzâbâdî’nin Kâmûsu’l-Muhît adlı sözlüğünün Mütercim Âsım Efendi tarafından yapılan Osmanlı Türkçesi tercümesinin günümüz Türkçesine aktarılması oldu. Çalışma, Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı tarafından altı cilt halinde yayımlandı.
Türkçeden Arapçaya En İyi Tercüme Ödülü’nün sahibi Sare İsmailoğlu’nun çalışmalarında ise çağdaş Türk edebiyatından farklı yazarlar yer alıyor. İsmailoğlu’nun Arapçaya kazandırdığı eserler arasında Nazan Bekiroğlu, Hakan Günday, Sadık Yalsızuçanlar ve Rana Demiriz gibi isimlerin kitapları bulunuyor.
Böylece ödüller bir tarafta Arap dilinin klasik ve çağdaş birikiminin Türkçeye, diğer tarafta Türk edebiyatının çağdaş örneklerinin Arapçaya taşındığı iki yönlü bir hattı görünür hale getirdi.
Yayınevleri çevirinin ikinci ayağını oluşturuyor
Çevrilecek kitabın belirlenmesi, yayın hakkının alınması ve eserin hedef ülkedeki okura ulaşması ise yayınevlerinin rolünü öne çıkarıyor.
Bu yıl Türkçeden Arapçaya eser kazandıran yayınevleri kategorisindeki ödül Erdem Yayınları’na verildi. Arapçadan Türkçeye yayıncılık faaliyetleri kapsamında verilen ödülün sahibi ise Filistinli çocuk kitabı yazarı ve yayıncı Taghreed Najjar’ın kurduğu Selwa Publishing oldu.
Ödüllerde yayınevlerine de ayrı başlık açılması, fuarın çeviriyi yalnızca dil üzerinden değil yayıncılık sürecinin tamamı üzerinden ele alma yaklaşımıyla örtüşüyor.
Nitekim fuar organizasyonu, 2026 programında telif ve tercüme bölümünü yayıncılar, yazarlar, akademisyenler, çevirmenler, grafik tasarımcılar ve sektör temsilcilerinin yeni projeler ve yayın hakları üzerine görüşebileceği profesyonel bir alan olarak tanımlıyor.
Çeviri artık fuarın ayrı bir çalışma alanı
İstanbul Arapça Kitap Fuarı’nın çeviri ve telif alanındaki faaliyetleri önceki yıllarda da programın bir parçasıydı.
AA’nın 2022’de yayımladığı habere göre, fuarda oluşturulan telif köşesinde Türk yayıncılarla Arap dünyasındaki yayınevleri arasında doğrudan görüşmeler yapılması ve Türk edebiyatının Arapçaya çevrilmesi için yeni telif anlaşmalarının kurulması hedefleniyordu.
2026 programında ise bu yapı TULIA standı, Copyright Corner, B2B yayıncı görüşmeleri ve çift yönlü çeviri atölyeleriyle devam ediyor.
Fuar Genel Koordinatörü Ağırakça, ödül töreninde çevirmenlerin bu süreçteki konumunu, “Türkçe ile Arapça arasında bir kültür köprüsü kurmaya çalışıyoruz. Bu kültür köprüsünün en önemli unsurlarından biri, kültürün taşıyıcı kolonlarından olan tercümanlardır.” sözleriyle anlattı.
Ağırakça, çevirmenin yalnızca kelimeleri bir dilden diğerine aktaran kişi olmadığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Tercümanlar bir yazar kadar etkili. Çünkü bir eserin, yazarın vermek istediği mesajın okura kendi ana dilinde ulaşması için büyük bir emek ortaya koyuyorlar. Kültür, onların sayesinde bir dilden diğerine aktarılıyor.”
İstanbul’da kitap fuarından yayıncılık ağına
İlk kez 2016’da düzenlenen İstanbul Arapça Kitap Fuarı’na 170 yayınevi katılırken 11. organizasyon 30’dan fazla ülkeden 300’ü aşkın yayınevini bir araya getiriyor.
Katılımcı sayısındaki artışın yanında çeviri, telif ve yayın hakları için oluşturulan ayrı alanlar da organizasyonun profesyonel yayıncılık boyutunu genişletiyor.
Fuar kapsamında verilen Uluslararası Arapça-Türkçe Tercüme Ödülleri de bu yapının çevirmen ayağını öne çıkarıyor. Eyyüp Tanrıverdi ve Sare İsmailoğlu’nun iki ayrı çeviri yönünde ödüllendirilmesi, Erdem Yayınları ve Selwa Publishing’in yayıncılık çalışmalarıyla programa dahil edilmesi, Türkçe ile Arapça arasındaki kitap dolaşımında farklı aktörlerin üstlendiği rolü aynı törende bir araya getirdi.
TULIA’nın 2 bini aşan eser kaydı, fuarda yürütülen telif görüşmeleri ve her iki yönde gerçekleştirilen çeviri çalışmaları ise Türkçe-Arapça yayıncılık hattının artık yalnızca tek tek kitapların çevrilmesinden değil; çevirmen, yayıncı, yazar ve telif ajanslarının birlikte hareket ettiği daha geniş bir ağdan oluştuğunu ortaya koyuyor.
11. Uluslararası İstanbul Arapça Kitap Fuarı, 23 Ağustos’a kadar Yenikapı Avrasya Gösteri ve Sanat Merkezi’nde devam edecek.