Ağır Ekonomik Kayıp: Savaşın Etkileri Irak’ı Nasıl Sarstı?

Gazeteci Taha Emin, ABD-İsrail ile İran arasındaki savaşın Irak ekonomisinde petrol gelirlerinin çöküşü başta olmak üzere derin bir mali ve yapısal krize nasıl yol açtığını Fokus+ için inceledi.
Ağır Ekonomik Kayıp: Savaşın Etkileri Irak’ı Nasıl Sarstı?

29.04.2026 - 17:33  |  Son Güncellenme:  29.04.2026 - 17:42

ABD-İsrail ile İran arasında patlak veren savaşın ardından Irak ekonomisi hızlı bir darbe aldı. Petrol ihracatının durması ve temel ekonomik faaliyetlerin aksaması, büyük ölçüde petrole dayalı ekonomi modelini benzeri görülmemiş bir sınavla karşı karşıya bıraktı. 

Taraflar arasında ateşkes ilan edilmesinin ardından, Irak hükümetinin şoku kontrol altına alma girişimlerine rağmen, ülkede mali ve sosyal istikrara yönelik risklere ilişkin endişeler artıyor. 

Uzmanlar, likidite krizinin maaş ödemeleri ve kamu hizmetlerine yansıyabileceği uyarısında bulunuyor. 

Petrol gelirlerinde sert düşüş 

Veriler, en ağır darbenin Irak ekonomisinin omurgasını oluşturan petrol sektöründe yaşandığını ortaya koyuyor.  

Eco Iraq Gözlemevi tarafından Mart başında yayımlanan verilere göre, Rumeyla Petrol Sahası ile Kuzey Irak’taki sahalarda üretimin durması günlük yaklaşık 128 milyon dolarlık kayba yol açtı. Bu kayıp, günlük 1,6 milyon varillik üretimin devre dışı kalmasından kaynaklandı. 

Hürmüz Boğazı haritası

Ayrıca Irak’ın ana ihracat kapısı olan Hürmüz Boğazı üzerinden sevkiyatın kesintiye uğraması, kayıpları daha da büyüttü. 

Aynı rapora göre ihracatın günlük 3,5 milyon varilden çok düşük seviyelere düşmesiyle, Irak’ın günlük zararı 300 ila 400 milyon dolar arasında değişti, bu da aylık bazda 10-12 milyar dolara ulaşan bir kayıp anlamına geliyor. 

Irak Haber Ajansı’nın (INA) 2 Nisan tarihli haberine göre, Irak Devlet Petrol Pazarlama Şirketi (SOMO) verileri, Mart ayında petrol ihracat gelirlerinin Şubat’a kıyasla yüzde 70’ten fazla düştüğünü gösterdi. Ülke, Mart ayında yalnızca 18 milyon varil ihracat yapılabildi. 

Reuters’ın 25 Mart tarihli haberine göre ise güneydeki ana petrol sahalarında üretim yaklaşık yüzde 80 azalarak, günlük 800 bin varil seviyesine geriledi. Bu durum, alternatif ihracat yollarının sınırlı kaldığını ortaya koydu. 

Savaş süresince Irak’ın toplam kaybının 6 ila 10 milyar dolar arasında olduğu tahmin ediliyor.  

Uzman yorumları 

Ekonomist Salah Aribi al-Obeidi, savaşın Irak’ı doğrudan etkilediğini, ülkenin fiilen çatışma sahalarından biri haline geldiğini, bunun da özellikle petrol ve doğalgaz sektörünü ağır şekilde etkilediğini bildirdi. 

Konuya ilişkin Fokus Plus’a görüş bildiren Obeidi’ye göre Hürmüz Boğazı üzerinden yapılan ihracatın aksaması ve alternatif güzergahların bulunmaması nedeniyle Irak’ın petrol üretimi günlük yaklaşık 4 milyon varilden 1-1,2 milyon varil seviyesine geriledi. 

Bu durum, aylık gelirlerin yaklaşık 7 milyar dolardan 1 milyar doların altına düşmesine, ciddi bir mali krize ve büyüme göstergelerinin olumsuz etkilenmesine yol açtı. 

Ekonomist, askeri operasyonların petrol altyapısına zarar verdiğini, bazı sahaların hedef alındığını ve yabancı şirketlerin ülkeden çekilmeye başladığını ifade etti.  

Bu gelişmelerin tedarik zincirlerini bozduğunu, sigorta ve nakliye maliyetlerini artırdığını da dile getirdi. 

Ayrıca ihracat kapasitesindeki sınırlamalar ve alternatif güzergah eksikliği nedeniyle Irak’ın küresel petrol fiyatlarındaki artıştan faydalanamadığına dikkat çekti. 

Finansal felç 

Krizin etkileri yalnızca petrol sektörüyle sınırlı kalmadı, finansal istikrarı ve kamu harcamalarını finanse etme yeteneğini etkileyecek şekilde genişledi.  

Iraklı ekonomist Nabil al-Marsoumi, ihracatın durmaya devam etmesi ve etkili alternatiflerin bulunmaması halinde önümüzdeki aylarda ağır bir mali krizin kaçınılmaz olduğu konusunda uyardı. 

Marsoumi’ye göre mevcut petrol gelirleri kamu maaşlarını karşılamaya yetmeyebilir. Yaklaşık 5 trilyon dinar (yaklaşık 3,8 milyar dolar) ek kaynak sağlanmadığı takdirde, hükümet Mayıs maaşlarını ödemekte zorlanabilir. 

Ekonomist ayrıca, petrole neredeyse tam bağımlı bir ekonomi yapısı ve ihracatın kesilmesiyle birlikte kamu maliyesinin çift yönlü bir baskı altına girdiğini belirtti. Gelirler hızla düşerken, harcamaların aynı seviyede devam ettiğinin altını çizdi. 

Krizin etkileri yalnızca petrol sektörüyle sınırlı kalmadı, kamu maliyesi ve bütçe dengeleri üzerinde de ciddi baskı oluşturdu.  

Öte yandan, Eco Iraq Gözlemevi’nin 30 Mart tarihli açıklamasına göre, 28 Şubat’tan itibaren hava sahasının kapatılması günlük yaklaşık 360 bin dolarlık kayba yol açtı. Bu, aylık bazda 10,8 milyon dolarlık bir zarara işaret ediyor. 

Yaklaşık 40 gün süren kapanma nedeniyle yalnızca havacılık sektöründeki toplam kaybın 14 milyon doları aştığı tahmin ediliyor. 

Ekonomist Salah Aribi al-Obeidi ise Irak’ın böyle krizlere karşı dayanıklılığının sınırlı olduğuna dikkat çekti. Egemen varlık fonlarının bulunmaması ve alternatif gelir kaynaklarının yetersizliğinin, ekonomiyi dış şoklara karşı kırılgan hale getirdiği bildirdi. 

Hükümetin bütçe finansmanında ciddi zorluklarla karşı karşıya kalmasının beklendiğini söyleyen Obeidi, özellikle artan bütçe açığı ve düşük satın alma gücü ile kamuoyu muhalefeti nedeniyle vergi gibi seçeneklere başvurmanın zor olduğunu ekledi. 

Geniş çaplı etkiler 

Savaşın etkileri ekonomik alanın ötesine geçerek güvenlik, günlük yaşam ve temel hizmetleri de etkiledi. 

Basına yansıyan verilere göre, çatışmalar sırasında Irak genelinde askeri, sivil ve petrol tesislerini hedef alan binden fazla saldırı düzenlendi. Bu saldırılar can kayıplarına ve ekonomik faaliyetlerde ciddi aksamalara yol açtı. 

Savaşın başladığı 28 Şubat’tan itibaren, Irak hava sahasının bir aydan uzun süre kapalı kalması seyahat ve ticareti büyük ölçüde sekteye uğrattı. Vatandaşlar kara yolu ile komşu ülkelere yönelmek zorunda kaldı, bu durum hem maliyetleri artırdı hem de sosyal baskıyı derinleştirdi. 

Ekonomist Salah Aribi al-Obeidi, savaşın etkilerinin, Irak’ın İran gazına bağımlılığı nedeniyle elektrik sektörüne de yansıdığını, bunun da arz kesintilerine neden olduğunu ve enerji üretimini etkilediğini belirtti. 

Ayrıca, Hürmüz Boğazı’ndan geçişin aksamasının gıda ve ilaç sevkiyatını durdurduğunu, bunun da yerel pazarda fiyat artışlarına ve gıda kıtlığına yol açtığını belirtti. 

Obeidi’ye göre krizden çıkışın temel şartı, savaşın sona ermesi ve petrol ihracatının yeniden başlaması.  

Ceyhan hattı haritası

Bunun yanında Türkiye üzerinden uzanan Ceyhan hattı gibi alternatif ihracat yollarının devreye alınması ve Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) ile işbirliğinin artırılması kritik önem taşıyor. 

Ekonomist, kamu kaynaklarının geri kazanılması ve mali yönetimin iyileştirilmesi gibi seçeneklerin de bulunduğunu, ancak bunların ciddi siyasi uzlaşı ve yapısal reformlar gerektirdiğini vurguladı. 

Diğer yandan, Uluslararası Para Fonu (IMF), 8 Nisan’da yayımladığı değerlendirmede savaşların küresel ölçekte kalıcı ekonomik izler bıraktığına dikkat çekti.  

Buna göre, çatışmalardan etkilenen ülkelerde üretimin beş yıl içinde yaklaşık yüzde 7 oranında düşmesi ve bunun etkilerinin on yıldan fazla sürmesinin beklendiğini de belirtti. 

IMF, bu süreçte enflasyonun yükseldiğini, para biriminin değer kaybettiğini ve kamu borcunun arttığını da ekledi. 

Mevcut veriler, Irak ekonomisinin savaş sonucunda petrol gelirlerinin çökmesi, ciddi mali baskılar ve hayati sektörlerin aksaması da dahil olmak üzere katlanarak artan kayıplar yaşadığını ortaya koyuyor. 

Her ne kadar 8 Nisan’da ilan edilen ateşkesin ardından ihracat ve hava trafiğinin yeniden başlaması gündeme gelse de, ortaya çıkan hasarın boyutu, Irak’ın hızlı bir toparlanma yaşayıp yaşayamayacağına dair ciddi soru işaretleri yaratıyor.  

Özellikle Irak ekonomisinin petrole bağımlılığı ve alternatif stratejilerin eksikliği, gelecekte benzer şoklara karşı kırılganlığı artırmaya devam ediyor. 

*Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Fokus+'ın editöryal politikasını yansıtmayabilir.