İlk 100 Arasındaki 3 Türk Firması ve Geleceğin Savaşları

Dünyanın en büyük 100 savunma sanayi şirketi, 2023 yılı boyunca toplamda 632 milyar dolar gelir elde etti. Orta Doğu’da, Doğu Avrupa’da ve dünyanın diğer bölgelerinde devam eden savaşlar ve çatışmalar artan silah talebinde etkili olurken, yakın gelecekte savaşlar nasıl şekillenecek? “İlk 100” arasına adını yazdıran ASELSAN, BAYKAR ve TUSAŞ, Türk savunma sanayisinin yükselişini bir kez daha gösterdi. Peki, Türk şirketlerinin ön plana çıkan yönleri neler?
Hilal Bardakcı
İlk 100 Arasındaki 3 Türk Firması ve Geleceğin Savaşları

11.12.2024 - 15:54  |  Son Güncellenme:  21.08.2025 - 15:38

Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü (SIPRI), dünyanın en büyük 100 silah üreticisinin 2023 yılında elde ettikleri geliri açıkladı. Bu 100 firma arasında ASELSAN, BAYKAR ve TUSAŞ da yer aldı. 

Savunma sanayi sektöründeki en büyük 100 şirketin silah ve askeri hizmet satışlarından elde ettiği gelir, 2023 yılında 632 milyar dolara ulaşarak 2022'ye kıyasla yüzde 4,2 arttı. Silah gelirlerinde artış tüm bölgelerde görülürken özellikle Rusya ve Orta Doğu merkezli şirketler arasında keskin artışlar göze çarpıyor. 

Genel olarak, nispeten küçük firmalar, Gazze ve Ukrayna'daki savaşlarla, Doğu Asya'daki artan gerginliklerle ve başka bölgelerdeki yeniden silahlanma programlarıyla bağlantılı taleplere karşılık vermede daha başarılı oldu.

2023'te birçok silah üreticisi artan talebe yanıt olarak üretimlerini artırdı.

Şirketlerin neredeyse dörtte üçünün silah gelirleri bir önceki yıla göre yükseldi. Özellikle, gelirlerini artıran şirketlerin çoğu “ilk 100”ün son 50’si arasındaydı.

ASELSAN, BAYKAR ve TUSAŞ 

Türkiye merkezli üç şirketin silah gelirleri, 2022 yılına kıyasla yüzde 24 artarak 2023’te 6 milyar dolara çıktı. SIPRI raporunda üç Türk firmasının gelirlerinin, Ukrayna'daki savaşla bağlantılı olarak ihracattan ve Türk hükümetinin savunma sanayide kendi kendine yetebilme yönündeki çabasından ötürü arttığı vurgulandı. 

“En büyük 100 silah üreticisi” listesinde ASELSAN 54'üncü; BAYKAR 69’uncu; TUSAŞ 78'inci sırada kendine yer buldu. 

Listede bir önceki yıla göre 10 basamak yükselen TUSAŞ, yüzde 45'le gelirlerini en fazla artıran Türk silah üreticisi oldu. TUSAŞ, 1,7 milyar dolarlık satışın yüzde 31'ini yurt dışına yaptı.

ASELSAN, gelirini yüzde 12 büyüttü. Dikkat çeken ise, BAYKAR ve TUSAŞ’tan farklı olarak ASELSAN’ın gelirinin çok küçük bir kısmı ihracat kaynaklı. ASELSAN’ın 2,4 milyar dolarlık satışlarının büyük bir kısmını Türk güvenlik güçlerine yaptığı görülüyor.

BAYKAR ise, Ukrayna'da devam eden savaşın özellikle ilk aylarında kritik öneme sahip kazanımların elde edilmesinde etkili olan silahlı insansız hava araçlarının (SİHA) üretimiyle dünyada büyük ses getirdi. BAYKAR için ihracat, 2023'teki silah gelirlerinin yaklaşık yüzde 90'ına karşılık geliyor ve geliri, 2023’te önceki yıla nazaran yüzde 25 artarak 1,9 milyar dolara çıktı.

BAYKAR gelirinin yüzde 90’ını ihracattan karşılıyor

SIPRI raporunda en büyük 100 savunma şirketi arasında gösterilen BAYKAR, gelirinin yüzde 90’ını yurt dışına yaptığı ihracattan elde ederken, ASELSAN daha çok Türk güvenlik güçlerine ürün satıyor. Savunma analisti Hakan Kılıç, Fokus+’a özel açıklamasında bu durumu şu sözlerle açıklıyor: 

“BAYKAR neden daha çok yurt dışına satış yapıyor? Çünkü Türk güvenlik güçleri ve kurumlar zaten geçtiğimiz yıllarda BAYKAR’dan ciddi miktarda ürün satın aldı. İç talep bitti neredeyse. Ama bundan sonra çok ciddi bir ihracat başladı. ASELSAN ise halen daha birçok eksiğimizin bulunduğu milli sistemleri geliştiriyor. Radarlar, hava savunma sistemleri, telsizler gibi. Bizim bu alanda çok aç bir piyasamız var. ASELSAN’ın ürün yelpazesi ise çok geniş zaten.”

Yerli ürünlere en çok talep hangi bölgelerden?  

Sorumuz üzerine Hakan Kılıç, Türk savunma sanayisinin daha çok hangi bölgelere ihracat yaptığını anlattı. Savunma analisti Kılıç, SİHA ihracatında Orta Avrupa ve Afrika ilk sıralarda yer alırken, diğer ürünlerde ise Uzak Doğu, Arap Yarımadası ve Türki cumhuriyetlerin dikkat çektiğini vurguladı. Ayrıca Türki cumhuriyetlere askeri gemi satışının da dikkate değer olduğunu belirten Hakan Kılıç, şöyle konuştu: 

“Türkiye’nin ihracat karnesine baktığımızda aslında tek bir belirli bölge yok, birçok bölgeye ihracat yapılıyor. Örneğin, Türkiye’de çok fazla personel taşıyıcı zırhlı araç, yani taktik tekerlekli araç yapan firma var. Bunların genelde Afrika ve Uzak Doğu’ya ihracat yaptığını görüyoruz. Ama mesela BAYKAR, NATO ülkelerine, Orta Avrupa’ya ve genelde Arap Yarımadası’na ama en çok Orta Avrupa ve Afrika’ya ihracat yapıyor. Türkiye’de Afrika’ya bomba, mühimmat satan çok fazla şirket de var, ASELSAN gibi dünyanın pek çok noktasına elektronik malzeme satanlar da var. Bir örnek de ABD'den. Amerika’da Ukrayna savaşından dolayı top mermisi stoku azaldı, ABD, Türkiye’den binlerce top mermisi siparişi verdi.”

Neden Türk savunma sanayisi?

Türk savunma sanayi şirketlerini dünyadaki muadillerine kıyasla ön plana çıkaran faktörler neler? Savunma analisti Hakan Kılıç, yerli ve milli ürünleri ve yazılımları geliştiren Türk şirketlerinin dünyada ön plana çıkan özelliklerine değindi. Kılıç, “Türkiye’nin dünyada ön plana çıktığı belli başlı ürünleri var. Örneğin, SİHA’lar. Bu alanda TUSAŞ ve BAYKAR özellikle ön plana çıkıyor. Öte yandan, çok fazla zırhlı askeri araç üreten firmamız var. Türkiye’nin Kuzey Irak’taki harekatlarda yerli ürünleri ve sistemleri deneme ve geri bildirim elde etme imkanı da çok fazla oluyor. Dolayısıyla bizim ön plana çıkan ürünlerimiz -uçaklardan ve SİHA’lardan atılan lazer güdümlü mühimmatlar, SİHA’lar, SİHA’lardan atılan akıllı mühimmatlar gibi- daha çok maliyet etkin sistemler oluyor. MAM-L var örneğin, hem ucuz hem de çok iyi; TB2 ile yaptığını, ABD çok daha pahalı sistemlerle yapıyor.” dedi. 

SIPRI raporu bize neyi gösteriyor? Üretim zorlukları ve gelir artışı bir arada 

Raporun ayrıntılarına dönecek olursak, ABD merkezli 41 şirket, ilk 100'ün toplam silah gelirlerinin yarısına tekabül eden 317 milyar doları kasalarına koydu. 41 ABD şirketinden 30'u silah gelirlerini artırırken, dünyanın en büyük iki silah üreticisi olan Lockheed Martin ve RTX düşüş kaydedenler arasındaydı. SIPRI'nin Askeri Harcamalar ve Silah Üretim Programı Direktörü Dr. Nan Tian, bunun sebebi olarak tedarik zincirindeki zorlukları gösteriyor. 

2018'den bu yana, ilk 100'deki ilk beş şirketin tamamı ABD merkezli.

Avrupa merkezli 27 şirket ilk 100 arasında. Toplam silah gelirleri 2023'te 133 milyar dolara ulaştı (2022’den sadece yüzde 0,2 daha yüksek). En küçük gelir artışı Avrupa’da oldu. 

Karmaşık silah sistemleri üreten Avrupalı şirketler, 2023'te çoğunlukla eski projeler üzerinde çalışıyordu ve bu nedenle yıllık gelirleri sipariş akışını yansıtmıyor. Karmaşık silah sistemlerinin teslimat sürelerinin daha uzun sürdüğünü belirtelim. Bu nedenle söz konusu şirketler talepteki değişikliklere tepki vermede doğal olarak daha yavaş davranıyor. Bu, yeni siparişlerdeki artışa rağmen 2023'te silah gelirlerinin neden nispeten düşük olduğunu açıklıyor. 

En çok kazanan 100 şirket arasındaki iki Rus üreticinin toplam gelirleri yüzde 40 artarak tahmini 25,5 milyar dolara ulaştı. Ancak Rus firmalarına ilişkin resmi verilerin oldukça az ve şüpheli olduğu açıklandı. 

Asya ve Okyanusya merkezli 23 şirket, bir önceki yıla göre yüzde 5,7'lik silah geliri artışı kaydederek 136 milyar dolara ulaştı. Güney Kore merkezli dört şirket, silah gelirlerinde toplam yüzde 39'luk bir artış kaydederek 11,0 milyar dolar gelir elde etti. Japonya merkezli beş şirketin toplam silah gelirleri ise yüzde 35 artarak 10,0 milyar dolara çıktı. 2022'den bu yana Japonya'da uygulanan askeri yığınak politikası, bazı şirketlerin yeni siparişlerinin değerinin yüzde 300'den fazla artmasıyla birlikte, iç siparişlerde bir artışa yol açtı.

Listede Orta Doğu merkezli 6 şirket bulunuyor. Türk şirketlerine de bu kategoride yer verildi. Orta Doğu merkezli şirketlerin toplam silah gelirleri yüzde 18 artarak 19,6 milyar dolara çıktı. İsrail merkezli üç şirketin silah gelirleri 13,6 milyar dolara ulaştı. Bu aynı zamanda, şimdiye kadar SIPRI raporunda İsrailli şirketlerin ulaştığı en yüksek sayıydı. 

Dünyada daha çok ön plana çıkan sistemler neler? 

Hakan Kılıç, dünyada son yıllarda trend olan silahlara değindi. İnsansız sistemlerin yıllardır hüküm sürdüğünü vurgulayarak, özellikle Dağlık Karabağ Savaşı, Bahar Kalkanı Harekatı, ABD’nin Afganistan’daki harekatında insansız sistemlerin ön plana çıktığını söyledi. Kılıç, son 2-3 yıla kadar hep insansız hava araçlarının akla geldiğini ancak Ukrayna – Rusya Savaşı’yla birlikte FPV denilen daha küçük insansız dronların etkili olduğunu ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü: 

“Bugün geldiğimiz noktada ise insansız deniz araçları ve insansız kara araçları da boy göstermeye başladı. Şu anda popüler olanlar daha çok insansız kara ve deniz araçları. Mesela, bizim ULAK İDA. Bunların denizaltı gibi su altından gidenleri de var, su üstünden giden örnekleri de. Su üstünden giden kamikaze dronlar mevcut. İnsansız tankın küçüğü olan kara araçları da çok popüler olmaya başladı. Daha küçükleri de var, köpek gibi küçük bir araç ve üzerinde silah sistemi var. İnsanların giremeyeceği daha küçük yerlere giriyor ve tehlikeli bölgelerde kullanılıyor. Yakında kara ve deniz araçları da hava araçları kadar etkili olacak.” 

Elon Musk’ın F-35 eleştirisi: Yakın gelecekte savaşlar nasıl şekillenecek? 

Geçtiğimiz günlerde milyarder iş insanı Elon Musk, Bloomberg'in "Pentagon'un gizliliği kaldırılan F-35 raporu, ABD'nin en maliyetli silahının güvenilirlik ve güvenlik sorunlarını detaylandırıyor" başlıklı haberini alıntılayarak F-35'ler hakkında dikkat çeken bir X paylaşımı yaptı.  

Elon Musk, Amerikan Lockheed Martin şirketi tarafından üretilen F-35'in tasarımının "ihtiyaç ve hedeflerin yanlış belirlenmesi" sonucu hatalı bir temele dayandığını belirterek, "Bu da uçağı, pahalı ve karmaşık, her telden çalan ama hiçbirinde uzman olmayan bir araç haline getirdi." ifadesini kullandı. 

Musk, "İnsanlı savaş uçakları dron çağında zaten demode. Sadece pilotların ölümüne sebep olacaklar." değerlendirmesinde bulundu. Peki, savunma analisti Hakan Kılıç, Elon Musk’a katılıyor mu? 

Hakan Kılıç, Musk’ın F-35 hakkındaki eleştirisine katıldığının altını çizdi. Ancak Musk’ın "savaşların artık insansız sistemlerle yapılacağı"na yönelik fikrine katılmadığını belirten Hakan Kılıç, ABD'nin böyle bir planı olmadığını bir örnek üzerinden anlattı: 

“ABD şu anda 6. nesil savaş uçağı yapıyor. Ve ABD’nin yapacağı 6. nesil savaş uçağının insansız olacağına yönelik bir açıklama yapılmadı. İnsanlı olacak. XQ58A insansız hava aracı var ABD’nin, turbo fan motorlu bir savaş uçağı. Yani bizim Kızılelma’nın muadili. Ama mesela ABD’de şöyle bir karar çıkmadı: ‘F-35 üretimini durdurduk bundan sonra bütün filoları XQ58A ile dolduracağız.’ Ya da ABD halen F-16 Blok 70 siparişi veriyor. Üstelik 2 bin küsur kadar F-35 alacaklar. Neden? Çünkü F-16 ucuz, maliyet etkin bir silah. Amerikan general diyor ki ‘F-35’i her yerde kullanmamıza gerek yok’. ABD’nin F-35’i Rusya, Çin gibi ülkelere karşı olası bir savaşta kullanmak için ürettiğini anlıyoruz.”  

Savunma analisti Hakan Kılıç. 

Savunma analisti Hakan Kılıç, gelecekte savaşların nasıl olacağına yönelik insanların genellikle büyük bir yanılgıya düştüklerini belirtti. Kılıç, “İnsanlar şu yanılgıya düşüyor; yakın gelecekte sadece insansız sistemler savaşacak. Yakın gelecek, insanlı sistemlerle insansız sistemlerin ortak harekat yaptığı bir gelecek olacak. Örneğin, milli muharip uçak KAAN savaşacak, yanında Bayraktar Kızılelma ve Anka-3 uçacak. Yahut, F-35 olacak ama yanında XQ58A da olacak. Ruslar Su-57 ile savaşacak, yanında ise insansız savaş uçağı S-70 Okhotnik-B olacak. İnsanlı uçaklar, insansız uçakları da kontrol edecek. Bu noktada şu örneği de vermek gerekiyor; 5. nesil savaş uçaklarının çift pilotlu olanları da var, neden? Aslında 5. nesil savaş jetleri tek pilot tarafından yönetilebiliyor, ikinci pilota ihtiyaç yok. Arkada oturan pilotun görevi, insansız sistemleri komuta kontrol etmek olacak.” diyerek sözlerini noktaladı.