Napolyon Kremlin’e Girdiğinde Moskova’yı Kim Yaktı?
11.09.2026 - 09:17 | Son Güncellenme: 11.09.2026 - 10:05
Napolyon, korkunç bir fatihti.
Onun bu yönünü ilk olarak biz Türkler tecrübe ettik.
Bu kısa boylu, kibirli çılgın Fransız; o vakitler vatan toprağımız olan Mısır’a girmiş ve Akka’ya kadar yürümüştü.
Bir yandan kendisini Firavun ilan ediyor, öte taraftan Allah’ın ve Hz. Muhammed (s.a.v.)’in dostu olduğunu iddia ediyordu.
Bereket versin bu belayı savuşturacaktık.
Lakin çılgın fatih bu kez Avrupa’nın başına bela olmuş ve Moskova’ya kadar yürümüştü.
Napolyon Kremlin’e girebilen tek yabancı asker
1812 yılında Napolyon, Rus Çarı Aleksandr’ı ele geçirmek üzere Rusya üzerine büyük bir sefer başlattı.
Ruslar, Moskova önlerine gelen Fransız General ile savaşmak yerine son derece radikal bir karar aldı: Yaklaşık 300 bin nüfuslu Moskova’yı boşaltmak!
Napolyon kente girdiğinde manzara ürperticiydi. Tabloyu şöyle somutlaştıralı: 1812 yılında İstanbul’un civar köyleri sayılmazsa nüfusu hemen hemen 400 binin biraz üzerindeydi.
Düşünün, tüm İstanbul’u alıp boşalttığınızı…
Moskova’da yaşanan tam olarak buydu. Şehirde gidemeyecek kadar yaşlı, sakat ve yağmacılardan başka hiç kimse yoktu.
Üstelik şehir boşaltılmış olmasına rağmen geride birçok erzak bırakılmıştı. Bu durum Fransız ordusunun Moskova’da konumlanmasını sağlayacaktı.

Şehir yanıyor
Napolyon, Moskova’ya girdiğinde ufak çaplı yangınlar baş gösterdi. Şehrin büyüklüğü dikkate alındığında bu yangınlar başlarda çok önemli görülmedi ama Ruslar giderken tüm itfaiyecileri ve sistemleri yanlarında götürmüştü.
Dolayısıyla şehirde yangınlar büyüdükçe büyüdü ve Moskova’nın tamamına yayıldı.
İşler öyle bir noktaya ulaştı ki Napolyon birkaç kez karargâhını değiştirmek zorunda kaldı.
Koca Moskova 3-4 gün içinde âdeta kül olmuştu.
Şimdi asıl soru şuydu: Kenti kim yaktı?
Ruslar: "Napolyon yaktı"
Ruslar yangını Napolyon’un çıkarttığını iddia edegelir. Oysa yangın çıktığında Kremlin’de bulunan Napolyon canını dahi zor kurtarmıştı.
Ayrıca kontrolsüz yangının; barut ve silah cephaneliklerini de havaya uçurduğunu göz önüne alınca Rusların iddiaları hayli zayıflıyor.
Fransızlar ise yangını Rusların çıkardığı iddiasındalar.
Onlara göre yangının arkasındaki isim Moskova Askerî Valisi Kont Fyodor Rostopçin’dir. Rostopçin, Fransızların şehri erzak deposu ve kışlık karargâh olarak kullanmasını engellemek için hapisteki suçluları salıverir, itfaiye tulumbalarını şehirden çıkarır ve gizli kundaklama emri verir.
En güçlü iddia ise yangının kendi kendine çıktığı ve ihmalden dolayı şehrin küle döndüğü yönündedir.

Ruslar, Moskova’nın fedasını önemsemedi
Napolyon, Rusların en önemli şehrini alırsa Rus çarının teslim olacağını düşündü.
Oysa Ruslar ordularını kurtarmış olmayı zafer saydılar. En mahrem şehirleri 35 gün boyunca işgal altında olmasına rağmen Fransızların karşısına çıkmaya cesaret edemediler.
Aslında Rusların bir planı da vardı.
Fransızlar, Rus kışının nasıl çetin geçtiğini bilemezdi; dolayısıyla savaşla işi halletmek yerine kışın Napolyon’u yenmesini tercih ettiler.
Şehirde 35 gün kalan Napolyon nihayet Moskova’yı terk etmeye karar verdi.
Dönüş güzergâhı olarak da geldiği yoldan dönmeye karar verdi fakat bu, Napolyon ve Fransızların sonu olacaktı. Önce kış atları öldürdü ve erzakları kullanılamaz hâle getirdi. Ardından savaş meydanında Fransızların karşısına çıkmayan Rus ordusu âdeta bir katliama başladı.
Kış ve Rus ordusu yaklaşık 400 bin Fransız askerini katletmişti.
Bu vaziyet Napolyon’un yenilebilir olduğunu tüm dünyaya kanıtlıyordu.
Napolyon bu ağır mağlubiyetten sonra Akka’daki stratejinin aynısını takip edecekti. Mağlubiyeti inkâr edecek ve Fransızların bu denli bir kıyımdan haberdar olmasını büyük oranda engelleyecekti.
Hatta ordusunu tamamen yok olmadan getirdiği için kendisini büyük bir kahraman ilan edecekti.
Velhasıl Napolyon’un hırsları sonucu yüz binlerce Fransız yok yere ölürken tarihin kadim şehirlerinden Moskova küle dönecekti.