Suriye'de Captagon Ticaretinin Yeni Merkezi: Süveyda
29.07.2025 - 17:26 | Son Güncellenme: 30.07.2025 - 10:19
2011'de başlayan Suriye devrimi sonrası uyuşturucu ticareti devrik Esed rejiminin en önemli gelir kaynaklarından biriydi. Öyle ki, Humus, Lazkiye ve Tartus'ta üretilen Captagon, rejim ve müttefikleri için büyük gelir kaynağı haline gelmişti. Bu nedenle, Suriye Orta Doğu’nun körfeze açılan en önemli uyuşturucu üretim ve sevkiyat merkezi konumundaydı.
Bağlantılı yapılar
Devrik rejime bağlı Mahir Esed liderliğindeki 4. Tümen, Suriye istihbaratından bazı önemli isimler ve Hizbullah uyuşturucunun üretimi ve ticaretinin en önemli unsurlarıydı. Öyle ki, Aralık 2021'de ABD Hazine Bakanlığı, Mahir Esed ve 4. Tümen'e bağlı bazı subayları Captagon üretimi ve kaçakçılığı nedeniyle yaptırım listesine aldı. Yine AB tarafından rejimin birçok ismi yaptırım listesine alındı.
Uyuşturucu ticaretinin Körfez ülkelerine geçiş koridoru Süveyda
Ürdün sınırında yer alan Suriye güneyindeki Süveyda şehri, Suriye'nin çeşitli bölgelerinde üretilen Captagon ve esrarın Körfez ülkelerine geçiş koridoru konumundaydı.
Ürdün'ün aldığı önlemler:
Ürdün, Suriye merkezli uyuşturucu ticaretinin körfeze açılan kapısıydı. Bu nedenle birçok zorlukla karşı karşıya kalarak, askeri ve güvenlik önlemlerini artırdı.
2022 - 2025 yılları arası Ürdün'ün aldığı önlemler ve sınır ötesi operasyonları:
Gözden Kaçmasın
▪️Ürdün, özellikle Suriye'nin güneyindeki Dera ve Süveyda bölgelerinden gelen kaçakçılığa karşı sınır güvenliğini en üst seviyeye çıkardı
▪️2022’den itibaren kaçakçılara karşı “ölümcül güç kullanımı” yetkisi verildi
▪️Sınır hattında termal kameralar, İHA’lar, radar sistemleri, gece görüşlü ekipmanlar ve zırhlı devriye araçları kullanılmaya başlandı
Askeri önlemler ve sınır ötesi hava operasyonları:
▪️Ürdün Silahlı Kuvvetleri, Suriye sınırına özel birlikler konuşlandırdı
▪️Sınır hattında kurulan gözetleme kuleleri ve elektronik izleme sistemleri sayesinde geçiş girişimleri anında tespit ediliyor
▪️Ürdün, sınır ötesinden yapılan büyük çaplı uyuşturucu sevkiyatlarına karşı zaman zaman Suriye’nin güneyinde hava saldırıları düzenledi
▪️2023 ve 2024 yıllarında Süveyda ve Dera kırsalında bazı Captagon üretim tesisleri Ürdün Hava Kuvvetleri tarafından hedef alındı
▪️2025 yılından bugüne kadar, Suriye sınırından Ürdün'e geçirilmeye çalışılan 14 milyon 137 bin Captagon hap ele geçirdi
▪️Yılbaşından bu yana Suriye sınırında uyuşturucu taşıyan 310 insansız hava aracını (İHA) düşürdüğü bildirildi
Uyuşturucunun yeni merkezi Süveyda ve Dürziler
8 Aralık günü Baas rejiminin devrilmesi sonrası, devrik rejimin 4. Tümen'i ve onlarca istihbarat subayı ile uyuşturucu tacirleri ortadan kayboldu. Şam ve kırsalındaki Esed subayları ile şebbihaların Süveyda'ya kaçtıkları iddia edildi.
Suriye’deki Dürzi toplumu, dini yapısı, sosyal örgütlenmesi ve tarihsel rolüyle dikkat çeken özgün bir azınlık gruptur. Sayıca küçük olmalarına rağmen, özellikle ülkenin güneyindeki varlıkları hem siyasi hem toplumsal olarak önemli bir etki oluşturmuştur. Suriye’deki Dürzilerin sayısı yaklaşık 700 bin ile 1 milyon kişi arasında tahmin edilmektedir. Ağırlıklı olarak üç ana bölgede yoğunlaşırlar. Süveyda (Cebel el-Arab), Dürzilerin ana yerleşim bölgesidir. Burada yarım milyondan fazla Dürzi yaşar. Aynı zamanda dini liderlik ve geleneksel otoritenin merkezidir. Şam kırsalındaki Dürziler bu bölgede iki ana kümelenmede yaşar:
1. Cebel eş-Şeyh çevresi: Beyt Cin, Hine, Arne, Muğar el-Mir gibi köylerde geleneksel Dürzi yerleşimleri bulunur.
2. Şam’a yakın kasabalar: Ceramana (Jeramana): Dürzilerle birlikte Hristiyanlar ve diğer azınlıkların da yaşadığı, kalabalık ve kentleşmiş bir yerleşimdir. Sahnaya: Dürzi varlığı güçlü olan, kültürel ve dini olarak aktif bir başka kasabadır. Kuneytra ve Dera Kırsalı: Dürzilerin küçük topluluklar halinde yaşadığı dağınık bölgeler.
Dürzilik, geleneksel İslam mezheplerinden farklı, kapalı ve ezoterik bir inanç sistemidir. Dışarıdan dine geçiş kabul edilmez ve inanç esasları sadece dini eğitim almış kişilerce bilinir. Ruhani liderlik yereldir ve en etkin merkez Süveyda’dadır.
İç bölünmeler, topluluk içinde rejim yanlısı gruplar ve güvenlik baskılarına karşı duran, zorunlu askerliğe karşı çıkan gruplar farklı eğilimler oluşmuştur.
Dürzilerin Suriye devrimi ile rejim destekçiliği ve tarafsızlık arasında ikiye bölünmesi:
Dürzi toplumu arasında ilk ayrışma Suriye devriminin ilk yıllarında başladı. Burada her zaman iki isim ön plana çıkıyordu. Esed rejimine muhalif olan ve Süveydalı Dürzilerin Suriye'de çatışmalarda taraf olmasını istemeyen ve Dürzi gençlerinin rejim tarafından zorunlu silah altına alınmasına karşı çıkan Şeyh Vahid Belus ve Beşar Esed'e destek veren Şeyh Hikmet el-Hicri.
Vahid Belus, Suriye'de başlayan iç savaşta taraf olmayı kabul etmeyen ve aynı zamanda, Esed'e muhalif bir isimdi. Süveydalı gençlerin devrik rejim tarafından zorunlu askerliğe alınmasına karşı çıktı. 2014 yılında bir gurup din adamı ve bölgedeki aktivistlerle birlikte "Şuyuh el-Karame Hareketi" حركة شيوخ الكرامة (Onur Şeyhleri Hareketi) oluşumunu kurdu. İlk adımda, Süveyda'lı din adamlarını bir araya getirmek amaçlanırken ikinci aşamada ise, dini ve askeri oluşumun ismi حركةرجال الكرامة (Ricalul Karame Hareketi) olarak anılmaya başlandı.
Hikmet el-Hicri:
Şeyh Hikmet el-Hicri, Suriye’nin güneyindeki Dürzi topluluğunun en yüksek dini otoritesidir. 2012’den bu yana Suriye Dürzilerinin ruhani lideri olarak görev yapmaktadır.
Siyasi olarak devrik rejime karşı açık bir tutum almamış, zorunlu askerlik ve güvenlik baskılarına karşı zaman zaman uyarılarda bulunsa da genel olarak temkinli ve dengeli bir çizgi izlemiştir.
Vahid Belus'un suikastle ölümü
Şeyh Vahid Belus'un Dürzi toplumu üzerinde artan itibarı, rejim ve rejim bağlantılı bazı Dürzi dini mercileri rahatsız etti. 4 Eylül 2015’te Süveyda'nın Ayn el-Marj bölgesinde suikastle öldürülmesi sonrası, Süveyda şehri protestolara sahne oldu. Şüphelerin odağında ise Esed muhaberatı ve Hikmet el-Hicri vardı.
Esed destekçiliğinden Şara muhalifliğine el-Hicri:
8 Aralık 2024 sonrasında, Dürzilerin ihtilafı yine devam ederken, bu sefer eski dönemde rejim yanlısı olan Hicri muhalif, eski rejime muhalif olan Leys Belus ise yeni hükümeti destekleyen taraf oldu.
Şeyh Hikmet el-Hicri'nin Suriye Hükümeti ile ilgili ilk açıklaması, "Suriye güneyini biz kurtardık ve Şam'a ilk biz girdik" cümlesi oldu. İsrail'in Suriye güneyinde kademeli işgal girişimi ile koordineli bir şekilde Suriye hükümetine karşı Hicri'nin tutumu da sertleşti. Suriye hükümetini radikallikle suçlayarak ve uluslararası koruma talep etmeye kadar ilerledi.
İşte Hikmet el-Hicri'nin açıklanan başlıca talepleri:
1. "Tek renkli" hükümet reddi:
Hicri, mevcut hükümeti "terörist" olarak nitelendiriyor ve sözde "tek renkli" hükümeti reddediyor. Bu talebi, Suriye'nin yeni yönetiminin 2025 yılı başında yayınladığı ve İslam fıkhını mevzuatın kaynaklarından biri olarak zikreden anayasa bildirgesinin ardından benimsendi.
2. Güvenlik güçlerinin Süveyda’ya girişine karşı çıkma ve eski rejim subaylarının geri dönüşü:
Süveyda iline güvenlik güçleri ve ordunun girişini reddeden Hicri, Esed rejimi dönemindeki eski güvenlik görevlileri ve subayların görevlerine iade edilmesi talebinde ısrar etti. Dikkat çekici olan, Hicri'nin, Leys Belus veya Süleyman Abdülbaki gibi ildeki şahsiyetlerin hükümetle koordinasyon içinde güvenliği sağlama görevini üstlenmesini de reddetmesidir.
3. Seküler, demokratik ve özerkliğe sahip adem-i merkeziyetçi devlet talebi:
Süveyda'nın özerk yönetime sahip olacağı, seküler, demokratik ve adem-i merkeziyetçi bir devlet talep ediyor.
4. Yeni bir ulusal diyalog konferansı:
Yeni bir ulusal diyalog konferansının başlatılmasını talep ediyor. Nitekim bu konferans için şubat ayında Süveyda'da bir hazırlık turu gerçekleştirildi, ancak bu çabalar tamamlanamadı.
5. Yeni bir anayasa ve uluslararası denetimli siyasi geçiş:
Yeni bir anayasa ilan edilmesini ve Suriye'deki siyasi geçiş sürecine uluslararası denetim getirilmesini talep ediyor.
6. Ürdün Sınır Kapısının ve SDG Bölgelerine Yolların Açılması:
Ürdün ile bir sınır kapısının açılmasını ve Demokratik Suriye Güçleri'nin (SDG) kontrolündeki bölgelere giden yolların açılmasını talep ediyor. Bu talep, Suriye çevrelerinde, İsrail'in güney ve Suriye çölü üzerinden SDG kontrolündeki bölgelere erişim sağlayan sözde "Davud Koridoru" projesini dayatma arzusundan bahseden sızıntılarla örtüştüğü için ciddi şüphelere neden oldu.
Son yaşanan çatışmalar Süveyda'nın yeni uyuşturucu üssü olduğuna işaret ediyor
Suriye Ordu Birliklerinin Süveyda'ya girmesiyle birlikte, Hikmet el-Hicri'ye bağlı Süveyda Askeri Meclisi kontrolü altındaki bölgelerde uyuşturucu tarlaları ortaya çıktı. Süveyda'dan yayılan görüntülerin medyaya düşmesi sonrası, Süveydalı Dürzilerin önde gelen isimlerinden حركة رجال الكرامة Ricalul Karame Hareketi (Onur Erleri Hareketi) isimli Dürzi askeri grubun liderlerinden Leys Belus, Süveyda'da devrik rejim subayları ve Captagon tacirlerinin olduğunu açıkladı. Bu durum, Suriye güneyindeki kanun dışı gurupların halen Suriye Hükümeti için bir tehdit unsuru olduğuna işaret ederken, Leys Balus'un açıklamaları, ortadan kaybolan devrik rejim kalıntılarının Süveyda'da gizlendiğini ispatlar niteliktedir.
Son yaşananlar, Suriye'de yaklaşık bir milyon insanı katleden Esed yandaşı bir duruş sergileyen Hicri, yeni hükümete ilk muhalif olan şahsiyet. Hicri, devrik rejim kalıntılarına kalkan; son yaşanan çatışmalardaki etkisi ve talepleri ile, Suriye güneyinde üretilip körfeze sevke edilen Captagon ticaretinin koruyucusu ve İsrail'in Suriye'yi bölme planının baş aktörü olma niyetinde olduğunu gösteriyor.