Mutabakattan Krize: Şam-SDG Sürecinde Son Durum

Gazeteci İbrahim Bozan, 10 Mart Şam–SDG mutabakatının tıkanma sebeplerini ve sürecin çıkmaza girmesine yol açan gelişmeleri Fokus+ için kaleme aldı.
Mutabakattan-Krize--%C5%9Eam-SDG-S%C3%BCrecinde-Son-Durum.jpg

11.08.2025 - 17:02  |  Son Güncellenme:  11.08.2025 - 17:49

Geçtiğimiz günlerde yayınlanan dosya haberimde SDG ile Şam arasındaki ihtilaflı maddeleri ve 10 Mart’ta ilan edilen mutabakatın halen uygulamaya geçilmemesinin nedenlerini yazmıştım. 

10 Mart mutabakatında, taraflar arasında siyasi çözüm sürecine zemin oluşturmak hedeflenmiş ve Suriye’nin kuzeydoğusundaki idari düzenlemeler, güvenlik yapılarının entegrasyonu ve siyasi temsil konularında yol haritası sağlanması öngörülmüştü.

Ancak, özellikle son bir aydır yapılan açıklamalar, Şam-SDG anlaşmasını giderek içinden çıkılması zor bir krize doğru sürüklüyor.

Gecikme ve yeni talepler:

  • Mutabakat hükümleri henüz uygulamaya geçmedi
  • SDG, adem-i merkeziyetçi bir yönetim modeli talep ediyor. Bu model, yerel yönetimlerin daha geniş idari ve mali yetkilere sahip olmasını öngörüyor
  • SDG, askeri yapılanmasının blok halinde Suriye hükümetinin bir parçası olmasını talep ediyor
  • Şam yönetimi, böyle bir modelin kabul edilmesinin sadece kuzeydoğuda değil, güney ve sahil bölgelerinde de benzer talepleri tetikleyebileceği kanaatinde. Bu nedenle hükümet, sürecin ülke genelinde yeni siyasi kapılar açabileceğinin farkında olarak daha temkinli davranıyor
  • Taraflar arasındaki bu stratejik çekişme, süreci çıkmaza sürüklüyor

SDG’nin konferans diplomasisi

26 Nisan 2025’te SDG, “Kürt Birliği ve Ortak Tutum Konferansı” düzenledi. Bu toplantının amacı, ihtilaflı Kürt siyasi hareketleri arasındaki anlaşmazlıkları gidermek ve içerdeki Kürt birliğini sağlamak olarak belirlendi. Bu konferansın birinci amacı, Şam'ın Kürt taraflarla iletişim yolunu kesmekti. 

Mazlum Abdi, temmuz ayı ortalarında SDG kontrolü altındaki Rakka ve Deirezzor aşiretinin liderleri ile yoğun bir görüşme trafiği gerçekleştirdi. Abdi'nin bu görüşmelerdeki amacı ise, sadece Kürtlerin değil bölgedeki Arap aşiretlerinin de gerçek anlamda desteğini almaktı. Abdi'nin Rakka ve Deirezzor'da yaptığı görüşmelerde, hükümetle devam eden müzakereler neticesinde, yeni dönemde aşiretlere yetkilendirme güvencesi verildi. Hükümetle mutabakata varılması durumunda, Deirezzor Valiliğinin yeniden yapılandırılması ve Fırat nehrinin doğu kıyısında (SDG bölgeleri) yaşayan aşiret üyelerinin görev alacağı sözü verildi.

8 Ağustos 2025’te SDG, Kuzey ve Doğu Suriye Bileşenleri Konferansı’nı tertip etti. Haseke şehrinde düzenlenen konferansa, Arap, Kürt, Türkmen, Süryani, Ermeni, Alevi ve Hristiyan toplumundan katılım oldu. Katılım sağlayan topluluklar içerisinde, iki şahsiyet hariç geri kalanların tamamı SDG kontrolü altındaki bölgelerde yaşıyorlar. Konferansa telekonferans yoluyla, Dürzi ruhani lideri Şeyh Hikmet el-Hicri ve Alevi Yüksek İslam Konseyi Başkanı Şeyh Gazel Gazel de katılım sağladı. Katılım profili, SDG’nin yalnızca etnik değil, mezhepsel çeşitliliği de temsil ettiği yönünde dışa dönük bir siyasi mesaj verdi. Etkinlik, Paris görüşmeleri öncesinde Şam’a karşı müzakere pozisyonunu güçlendirmeyi amaçlamaktaydı. Etkinlikte SDG'nin istediği katılım sağlanmadı; salondaki boşluklar ve SDG askeri unsurlarının kalabalık olması dikkat çekti. 

Suriye hükümeti Paris görüşmelerinden çekildi

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara

Suriye hükümeti, SDG'nin konferansta aktardıkları ve özellikle YPG ve YPJ'nin ön plana çıkarılarak silah bırakmayacakları mesajının verilmesi sonrası, Fransa arabulucuğunda Paris'te yapılması planlanan görüşmelerden çekildiğini duyurdu. Hükümetin almış olduğu kararda da Suriye'yi ilgilendiren meselelerin görüşme yerinin Şam olduğu vurgusu yapıldı. 

Stratejik değerlendirme

SDG, hem iç siyasi birlik hem de toplumsal çeşitlilik temsili üzerinden, hükümete karşı müzakere gücünü artırmaya çalışıyor. Şam yönetimi, mevcut koşullarda taviz vermeye sıcak bakmıyor. Şam'ın önceliği 10 Mart anlaşmasının kendi tanımlamasıyla uygulanmasıdır. SDG'nin talebi de 10 Mart anlaşmasının kendi tanımlamalarıyla hayata geçirilmesi yönündedir. Adem-i merkeziyetçilik talebi, Şam açısından yalnızca SDG ile sınırlı bir mesele değil; ülkenin diğer bölgelerinde de (güney- sahil) siyasi güç paylaşımı taleplerini tetikleyebilecek bir risk faktörü olarak değerlendiriliyor. Konferans, SDG'nin dışa dönük mesajını ulaştırdı. Lakin içeride hedeflenen sayıda katılım yaşanmadı. Konferansta, devrik rejim destekçisi aşiret şeyhlerinin varlığı tepki çekti.

Olası senaryolar

1. Mutabakatın iptali: Taleplerin karşılanmaması durumunda sürecin sona ermesi

2. Kısmi uygulama: Bazı maddelerde ilerleme sağlanması, kritik başlıklarda ise belirsizliğin devam etmesi. Örneğin, Kürt bölgelerinde Arapça'nın yanında Kürtçe eğitim verilmesi

3. Kara harekatı: Anlaşmanın uygulama tarihinin sonuna gelinmesi ile uygulamaya geçilmemesi durumunda, SDG'yi anlaşmaya zorlamak için kısmi bir kara harekatı başlatılması

Sonuç

Mevcut veriler, mutabakatın kısa vadede tam olarak uygulanmasının düşük ihtimal taşıdığını göstermektedir. SDG’nin adem-i merkeziyetçilik talebi, Şam açısından ülke bütünlüğü ve siyasi istikrar riskleri barındırmaktadır. Bu durum, sürecin yavaşlamasına ve çıkmaza girmesine neden olmaktadır.