Çin'den ABD’ye Karşı Kritik Misilleme
26.06.2026 - 11:14 | Son Güncellenme: 26.06.2026 - 11:23
Çin’in ABD’li savunma ve kritik mineral şirketlerine yönelik kısıtlamaları, iki ülke arasındaki teknoloji savaşını yeni bir aşamaya taşıdı. Pekin’in hedefinde yalnızca savunma şirketleri değil, ABD’nin nadir toprak elementlerinde Çin’e bağımlılığı azaltma planının merkezindeki MP Materials ve USA Rare Earth gibi aktörler de var. Bu hamle, kritik minerallerin artık küresel güç mücadelesinde yalnızca ekonomik değil, jeopolitik bir baskı aracı haline geldiğini gösteriyor.
ABD ile Çin arasındaki rekabet uzun süredir çipler, yapay zeka ve elektrikli araçlar üzerinden şekilleniyor. Ancak son gelişmeyle birlikte, bu rekabetin artık daha derin ve stratejik bir noktaya kaydığı bir kez daha görülüyor.
Pekin yönetimi, aralarında MP Materials Corp. ve USA Rare Earth Inc.’in de bulunduğu 10 Amerikan kuruluşunu ihracat kontrol listesine aldı. Bununla eş zamanlı olarak Çin Maliye Bakanlığı, büyük bölümü ABD savunma sanayisiyle bağlantılı 46 şirketin ürünlerinin Çin kamu alımlarında kullanılmasını yasakladı.
Çin’i harekete geçiren ABD hamlesi
Bu son adımın arka planında Washington’ın Haziran 2026 başında izlediği hamle bulunuyor. ABD Savunma Bakanlığı, NDAA Bölüm 1260H kapsamında hazırlanan listeye yeni Çinli şirketleri ekledi. Bu liste, ABD’de doğrudan veya dolaylı faaliyet gösteren ve Çin ordusuyla bağlantılı olduğu iddia edilen şirketleri tanımlamak için kullanılıyor.
Son eklemelerle Alibaba, Baidu, BYD, Unitree Robotics, Qihoo 360, AVIC, COSCO Shipping, Autel Intelligent Technology ve Baicells gibi Çinli şirketler listeye eklendi. Bu şirketlerin bazıları yapay zeka ve bulut teknolojilerinde, elektrikli araçlarda, robotik sistemlerde, lojistik, siber güvenlik ve havacılık alanlarında faaliyet gösteriyor.
Gözden Kaçmasın
Washington’ın temel iddiası, Çin’in “askeri-sivil füzyon” stratejisi üzerinden sivil teknolojileri askeri modernizasyona aktarabileceği yönünde şekilleniyor. ABD’nin bakış açısına göre şirketler görünürde otomotiv, yapay zeka ya da robotik alanında faaliyet gösterse bile geliştirdiği teknolojilerin Çin ordusunun kapasitesini artırabileceği endişesi öne çıkıyor.
1260H listesine alınmak doğrudan klasik bir yaptırım anlamına gelmese bile etkisi hafif değil. 30 Haziran 2026’dan itibaren ABD Savunma Bakanlığı’nın listedeki şirketlerle doğrudan mal veya hizmet tedarik sözleşmesi yapmasının yasaklanması ve 2027 itibarıyla kısıtlamaların dolaylı tedarik zincirlerini de kapsayacak şekilde genişlemesi bekleniyor. Bu da listeye alınan Çinli şirketler için yalnızca Pentagon ihalelerinden dışlanma anlamına gelmiyor. Aynı zamanda yatırımcılar, uluslararası ortaklar ve küresel tedarikçiler açısından da ciddi bir itibar ve uyum riski yaratıyor.
ABD’nin bu hamlesi, son yıllarda Çin’e karşı genişlettiği ihracat kontrollerinin devamı niteliğinde. Washington, gelişmiş yarı iletken çipler, yapay zeka hızlandırıcıları, hassas üretim ekipmanları, çift kullanımlı teknolojiler ve yüksek performanslı bilgi işlem kapasitesi gibi alanlarda Çin’in erişimini sınırlamaya çalışıyor.
Pekin ise bu yaklaşımı, ulusal güvenlik kavramının aşırı genişletilmesi olarak görüyor. Çin’e göre ABD, sivil şirketleri askeri bağlantı iddiasıyla siyasi baskı altına alıyor ve teknoloji rekabetini güvenlik gerekçeleriyle yeniden şekillendiriyor. Çin’in son kısıtlamaları da bu nedenle doğrudan bir karşı hamle niteliği taşıyor.
Çin’in hedefindeki şirketler neden önemli?
Çin Ticaret Bakanlığı’nın ihracat kontrol listesine aldığı 10 Amerikan kuruluşu, oldukça kritik sektörlerde yer alıyor. Listede Aveox, Red Cat Holdings, Teal Drones, IMSAR, Jaia Robotics, Ball Aerospace & Technologies, Oshkosh Defense, L3Harris Maritime Services, MP Materials ve USA Rare Earth yer alıyor.
Bu tablo, Pekin’in özellikle savunma teknolojileri, insansız sistemler, denizcilik, havacılık, uzay ve kritik mineral tedarik zincirlerine odaklandığını gösteriyor.
Red Cat Holdings ve Teal Drones insansız hava araçlarıyla, IMSAR radar sistemleriyle, Jaia Robotics otonom deniz teknolojileriyle, Ball Aerospace uzay ve savunma çözümleriyle öne çıkıyor. Oshkosh Defense kara araçları ve askeri lojistikte, L3Harris Maritime Services ise deniz savunması ve haberleşme alanında dikkat çekiyor.
Ancak listenin en dikkat çekici isimleri MP Materials ve USA Rare Earth. Çünkü bu iki şirket, ABD’nin Çin’e olan nadir toprak bağımlılığını azaltma planının merkezinde bulunuyor.
MP Materials, Kaliforniya’daki Mountain Pass madenini işletiyor. Bu maden, ABD’nin en önemli nadir toprak elementi kaynaklarından biri olarak görülüyor. Şirket, yalnızca maden çıkarımıyla sınırlı kalmayıp ayrıştırma, rafinasyon ve mıknatıs üretimi gibi daha ileri aşamalara yönelerek ABD içinde “madenden mıknatısa” uzanan bir tedarik zinciri kurmaya çalışıyor.
USA Rare Earth ise Teksas’taki Round Top yatağı ve Oklahoma’da planlanan mıknatıs üretim tesisiyle öne çıkıyor. Şirketin hedefi, ABD içinde nadir toprak elementlerinden kalıcı mıknatıslara kadar uzanan bağımsız bir üretim zinciri oluşturmak.
Çin’in bu iki şirketi hedef alması bu nedenle olduça önemli. Pekin yalnızca bugünün Amerikan savunma şirketlerine değil, ABD’nin gelecekte Çin’e alternatif olarak kurmaya çalıştığı kritik mineral altyapısına da baskı uyguluyor.
ABD’li savunma şirketlerine Çin kapısı kapandı
Çin’in kararı, listede yer alan şirketlere Çin menşeli çift kullanımlı ürün, teknoloji, yazılım ve malzeme ihracatını yasaklıyor. Çift kullanımlı ürünler hem sivil hem de askeri amaçlarla kullanılabildiği için kararın savunma ve güvenlik boyutu öne çıkıyor.
Daha dikkat çekici olan ise yasağın sınır ötesi etkisi. Dünyanın herhangi bir yerindeki kişi veya kurumların da Çin menşeli bu ürünleri listedeki Amerikan şirketlerine transfer etmesi yasaklandı. Bu yönüyle karar, yalnızca Çin içinden yapılan ihracatı değil, küresel tedarik zincirleri içindeki Çin kaynaklı girdilerin dolaşımını da hedefliyor.

Aynı dönemde Çin Maliye Bakanlığı’nın 46 ABD’li şirketi kamu alımlarından men etmesi de ikinci bir baskı kanalı oluşturdu. Lockheed Martin, Raytheon / RTX bağlantılı yapılar, Boeing ile ilişkili bazı kuruluşlar, General Atomics, General Dynamics bağlantılı şirketler, Dedrone ve Axon gibi isimler bu kapsamda öne çıkıyor.
Böylece Pekin, hem ihracat kontrolü hem de kamu alımları üzerinden Amerikan savunma ekosistemine karşı çift yönlü bir yanıt vermiş oldu.
Çin elindeki güçlü kozu kullanıyor
Bu kararların kısa vadede büyük bir ekonomik sarsıntı yaratması beklenmeyebilir. Çünkü hedef alınan Amerikan şirketlerinin önemli bir kısmı zaten Çin pazarıyla yoğun ticari ilişkilere sahip değil ya da doğrudan ABD savunma sanayisine çalışıyor.
Ancak bu hamlenin asıl önemi stratejik mesajlarda yatıyor. Çin, ABD’nin kara liste ve ihracat kontrol araçlarına benzer yöntemlerle karşılık verebileceğini gösteriyor. Daha önemlisi, kritik minerallerdeki üstünlüğünü jeopolitik bir baskı aracı olarak kullanabileceğini açıkça ortaya koyuyor.
Sonuç olarak Çin’in son hamlesi, basit bir misilleme adımı olarak okunmamalı. Bu gelişme, ABD-Çin rekabetinin çipler ve yapay zekanın ötesine geçtiğini kritik mineraller, savunma sanayisi, kamu alımları ve küresel tedarik zincirleri üzerinden daha karmaşık bir mücadeleye dönüştüğünü gösteriyor.