BAE Tarafından Epstein’in Ayaklarına Serilen Kabe Örtüsünün Bilinmeyen Tarihi

Araştırmacı Mehmed Mazlum Çelik, BAE tarafından Jeffrey Epstein’e verilen ve sonrasında ayaklar altına serilen Kabe örtüsünün bilinmeyen tarihini Fokus+ için kaleme aldı.
bae-tarafindan-epstein-in-ayaklarina-serilen-kabe-ortusunun-bilinmeyen-tarihi.jpg

10.02.2026 - 16:02  |  Son Güncellenme:  10.02.2026 - 16:11

BAE’liler tarafından bir halı misali 21. yüzyılın en habis adamının ayakları önüne serilen Kabe örtüsü fotoğrafı gören her Müslüman göz için yüreklerde bir sızı oluşturdu. Kabe, İslam için en kutsal mekandır. Her Müslüman günde beş vakit Kabe’ye dönerek secdeye eğilir. Kabe-i Muazzama, İslam peygamberinin Beytülmamur’a uzanan yolculuğunun başlangıç noktasıdır. Bu kutsal mekanın net tarihi bilinmemekle beraber binlerce yıllık olduğu kabul edilir.  

Bu mekana dair her değişim ve restorasyon titizlikle yapıldığı gibi her ayrıntısı kaydedilmiştir. 608 senesinde Kureyşlilerce büyük bir tadilat gördüğü de bilinmektedir. Bölgeye yalnızca Müslümanlar girebilse de Kabe’nin içinde senede iki defa olmak üzere mekanın koruyucuları olan Şeybi ailesi mensupları namaz kılabilmektedir.  

Ana yapıda granitten müteşekkil yapı kireç taşı ve mermer ham maddeleri kullanılmıştır. Aslında Hz. İbrahim’in inşa ettiği ilk yapı bugünkü şekliyle kübik bir formda değildi; ama doğal felaketlere karşı en güçlü form arayışlarının sonucu bugünkü şeklini almıştır. Yapının güçlü arka planı ve özenle korunan bir sistemi bulunur. Öyle ki şehirde havalimanı bulunmaz ve üzerinden uçak uçması dahi yasaktır.  

Kabe’ye saldırılar ve yıkımlar 

Biz dini bilgi olarak Kabe’ye yalnızca Ebrehe’nin saldırdığını düşünsek de İslam döneminde Kabe’ye pek çok saldırı olmuş ve tahribatlar meydana gelmiştir. Bunlardan en rezili 683 senesinde Yezid bin Muaviye’nin ordusunun gerçekleştirdiği kuşatmadır. 

Yezid’in ordusunun Kabe’yi yakıp harap ettiği sırada Yezid’in ani ölümü bu kuşatmada büyük hasarların önüne geçse de, kuşatma sırasında ne yazık ki Kabe’nin yakılması en üzücü olaylardan birisi olarak hatırda kalacaktı.  

Bu hadiseden 9 sene sonra tarihin en habis isimlerinden birisi olan Haccac, Kabe’yi askerle kirleten isimlerdendir. Haccac; Enes bin Malik’e ve alim Said bin Cübeyr’e uyguladığı zulümlerle hatırlanır. Bugün Haccac’ın mezarının bile nerede olduğu bilinmez. 

Kabe’ye yapılan en alçak saldırılardan birisi Karmatilerce gerçekleştirildi. 930 senesinde Kabe’yi talan eden bu istilacılar üstüne bir de Hacer-ül Esved taşını çalarak Mekke’den çıkartma cüretini gösterdiler.  

Bahreyn kökenli Karmatiler, İsmailik ekolünün radikal kolu olarak görülen bir harekettir. İşgal hareketleri sırasında Kabe’de binlerce masum hacıyı da şehit etmekten çekinmemişlerdi.  

Hacer-ül Esved, uzun yıllar sonra ancak Abbasiler tarafından büyük rüşvetler ödenerek kutsal mekana geri getirilebilmişti. Tüm bu sıkıntılı evrelerde Müslümanlar canları pahasına da olsa Kabe örtüsüne bir leke sürülmesine izin vermemiştir. Bu korkunç hakaret BAE’lilere nasip oldu. 

Kabe örtüsünün hikayesi 

Epstein’e 10 bin dolar gibi komik bir rakama satılan Kabe örtüsü -ki aslında bu sembolik rakamla hediye edildiği aşikar- muntazam ve uzunca bir gelenekle yapılıp değiştirilmektedir. 

Kisve-i Şerif olarak bilinen bu örtü üzerine altın ve gümüşten yazılan yazılarla beraber ipek kumaşlarla dokunur. Hz. Muhammed, Kabe’ye girdiğinde etraftaki putları yıktırırken örtüyü koruması bu geleneğin sürdürülmesinin en önemli nedenidir.  

Hz. Peygamber zamanında Yemen libası tercih edilirken Ramazan aylarında bu örtünün rengi beyaza çevrilirdi. 

Memluklerden itibaren “Mahmel gönderilme” geleneği başlamış ve örtünün değişimi büyük törenlerle gerçekleştirilmişti. 

Yavuz Sultan Selim ile İslam aleminin tamamen Türklerin yönetimine geçmesiyle Türklerin milli renk olarak gördükleri Buhara kırmızısı Kabe örtüsünün motiflerindeki yerini almaya başlayacaktı. Bu durum Cihan Harbi sonrası değişmiş ve Kabe örtüleri tekrar Kahire’de dokunmaya başlanmıştır. 

Suudiler 1927’den sonra ise örtüleri Suudi Arabistan’da imal etmeye başlamışlardı. Şu anda faal olarak çalışan Kabe-i Şerif Örtü Fabrikası, mütemadiyen Kabe için örtüler üretiyor ve bunu büyük bir titizlikle yerine getiriyor. 

Tarihte ve bugün bu örtülerin parçaları zaman zaman hediye edilirdi; ancak bu kişiler İslam’a hizmet etmiş büyük komutanlar ya da önemli alimler olurdu. Abbasi Halifeleri döneminde başlayan bu gelenek Osmanlılar döneminde de sürmüştü.  

Yalnızca şahıslar değil, yeni fethedilen önemli beldelerin ulu camilerine Kabe örtüsünün gönderilmesi önemli geleneklerimiz arasında bulunmaktaydı. Bugün ülkemizde Eyüp Sultan, Sultan Ahmet, Süleymaniye ve Bursa Ulu Cami gibi camilerimizin en şerefli köşelerinde bu örtünün hatıraları yer almaktadır.  

Kabe örtüsüne dair ayrıntılar bu şekilde olmakla birlikte bu örtünün Epstein’e hediye edilmesinden ziyade hediye edenlerin kimliği önem taşıyor. 

BAE’li önemli iş adamları ve politikacıların Epstein ile isimlerinin son günlerde sık sık yan yana gelmesi hiç tesadüf değil. Afrika’dan Körfez Yarımadasına varıncaya dek adeta İsrail’in taşeronluğunu yapan BAE’lilerin siyasi pozisyonlarını daha müşahhas görmek adına Epstein ile kurdukları ilişki önemli veriler sunuyor.