ABD, Nükleer Silahlarını Neden Koruyamıyor?
22.06.2026 - 15:39 | Son Güncellenme: 23.06.2026 - 10:18
ABD, bugüne kadar Orta Doğu’da pek çok ülkeyi işgal etti. Bu işgallerin arkasındaki en önemli gerekçesi “teröristlerin yıkıcı bir silah olan nükleere erişimini engellemek” olarak açıkladı.
Irak ve İran gibi ülkeler bu iddiada en fazla tahrip edilen ülkelerin başını çekti. Irak tamamen işgal edilirken İran onlarca yıl sürecek ekonomik ve insani krizin içine itildi. Türkiye ve Suudi Arabistan gibi ülkelerin ise bu teknolojiden mahrum bırakıldığı herkesin malumu.
Peki, ABD, dünyaya bu konuda jandarmalık yaparken elindeki nükleer silahları koruyabiliyor mu?
Gözden Kaçmasın
Cevap hayır.
Literatüre geçmiş sayısız kaza ve hatta kayıp nükleer silahlar var. Bu konudaki tek tesellimiz, bu fiyaskolar sonucu insanlığın ve dünyanın, büyük faciaları kıl payı atlatmış olmasıdır.

Buyurun ABD’nin nükleer silah fiyaskolarına beraber bakalım:
Kayıp nükleer bomba Tybee nerede?
5 Şubat 1958 tarihinde eğitim sırasında hidrojen bombası taşıyan B-47 tip uçağı hasar aldı. Uçak yere güvenli iniş yapacaktı ama taşıdığı yük öylesine tehlikeliydi ki risk alınamazdı.
Bu yüzden pilot bombayı Atlantik Okyanusu'ndaki Warsaw Sound bölgesine bıraktı. Daha sonra ABD donanması tüm çabalarına rağmen bu bombayı bulamadı. Hadise tarihe “Tybee Olayı” olarak geçti.
Dünyanın en tehlikeli bombası hâlâ okyanusta bir yerlerde. Uzmanlar çamura saplanmış diyor; ama akıntıların bu bombayı kıyılara savurma riski hâlâ sürüyor.
ABD’liler meseleyi “Fünyesini çıkarmıştık” şeklinde geçiştirse de bu garabet diyebileceğimiz hadisenin henüz bir faciaya dönüşmemiş olmasının bir mucize olduğunu belirtmek gerekir.
Bölgedeki ülkeler bu ciddi tehdit karşısında ABD’den 2000 yılında tekrar bir arama yapmasını talep etti. ABD ise 2001 ve 2004’te radyasyon izlerini takip etse de bombayı yine bulamadı. Yerel halka ise verdiği cevap trajikomikti:
“Bulunması mümkün değil. Bulsanız dahi yerinden oynatmadığınız müddetçe bir şey olmaz.”
Düşünün, bir balıkçı ağı veya gemi çapası yanlışlıkla değse dünyanın en büyük bombası patlayacak ama Washington bunu çözmek yerine İran’da varlığı kanıtlanmamış nükleer silahları dünya için ciddi bir güvenlik problemi olarak görüyor.
1961 Goldsboro B-52 kazası ve düşen iki nükleer bomba
Tybee Olayı’ndan yalnızca 3 sene sonra iki nükleer bomba taşıyan B-52 uçağı havada parçalandı.
Uçakta megatonluk ağırlıklara sahip iki adet atom bombası bulunuyordu.
ABD'nin Kuzey Karolina eyaletindeki Wayne County'de, Nahunta kasabasına düşen bu iki bombadan biri güvenlik sisteminin devreye girmesiyle patlamamıştı.

Diğer bomba ise patlama eşiğine kadar gelmiş, ancak çamura saplanmış olması sayesinde patlamamıştı.
Bombaların ikisi de kullanılamaz hâle gediği için daha sonra kontrollü şekilde taşınıp imha edildiler.
Bunlardan sadece birisinin aktive olması halinde Wayne County muhtemelen haritadan silinecekti.
ABD az daha İspanya’yı haritadan silecekti
1966 senesine geldiğimizde bu kez İspanya’nın Palomares kentine düşen tam 4 hidrojen bombası İspanya’nın büyük bölümünü haritadan silebilecek güce sahipti.
Havada ikmal sırasında meydana gelen patlamada 7 ABD askeri ölmüş, bombalar kontrolsüzce İspanya sınırlarına düşmüştü.
Güvenlik tedbirleri sayesinde patlamamışlardı; ama toprağa düşen bombalar çok ciddi bir radyoaktif kirliliğe neden olmuştu. Bombalardan birisi, Akdeniz’de 80 gün kayıp olarak yüzdükten sonra ancak bulunabilmişti.
Thule Olayı ve kayıp bomba
İspanya’da facianın kıyısından dönüldükten sadece 2 sene sonra Grönland’da B-52 uçağı düştü.
Üstelik bu düşen bombanın ateşleyicileri infilak etti. Bomba tam anlamıyla patlamamış olsa da saçtığı zehirli atığın tahribatı bugün dahi gerçek anlamda ölçülebilmiş değil.
Ayrıca bu uçaktan düşen bombalardan birisinin hâlâ Grönland’da bir yerde kayıp olduğu varsayılıyor. Benzer şekilde, 1950 senesinde diğer kayıp nükleer silahlara nazaran Kanada’da ABD bir nükleer silah kaybetti.
Bunlar resmen kayıtlara geçen ve ABD tarafından düşen ya da kaybolan nükleer silahlar sadece.
ABD bu denli tehlikeli silahları B-2 Spirit gibi 1980’lerde üretilmeye başlanan, yaklaşık 50 yıllık teknolojiyle taşıyor. Düşen B-47 tarzı uçaklar ise neredeyse İkinci Dünya Savaşı’ndan kalma bir teknolojiydi.
“ABD tüm bunlardan ders çıkardı” diye düşünmeyin. 15 Haziran 2026 tarihinde yani bu dosya hazırlanırken sadece bir hafta kadar önce ABD’nin en modern nükleer bomba taşıyan uçağı B-52H Stratofortress eğitim sırasında düştü. Uçak herhangi bir bomba taşımıyordu; ama mürettebatın tamamı bu kazada hayatını kaybetti.
Velhasıl örnekler ile sabit ki dünya için en büyük nükleer tehdit hâlihazırda ABD’nin bizzat kendisidir.