Ekran Süresi ve Çocukların Dil Gelişimi: Dost mu, Düşman mı?

Dr. Selim Tiryakiol, ekran süresinin çocukların dil gelişimi üzerindeki olumlu ve olumsuz etkilerini Fokus+ için kaleme aldı.
selim-tiryakiol.jpg
ekran-suresi-ve-cocuklarin-dil-gelisimi-dost-mu-dusman-mi.jpg

09.01.2026 - 15:43  |  Son Güncellenme:  09.01.2026 - 15:54

Günümüzde çocuklar, televizyon, tablet, akıllı telefon gibi ekranlarla her zamankinden daha fazla vakit geçiriyor. Ekranlar bugün bir nevi bakıcı görevi de görüyor. Anne babalar çocuklarını oyalamak için ilk olarak ekranlara başvurabiliyor. Ekranların çocukların gelişimine etkisi birçok açıdan tartışılmakta. Ancak ekran dediğimiz olgu her geçen gün değişiyor, gelişiyor ve farklı bir formatta hayatımıza girmeye devam ediyor. Ekranın çocuklarda dil gelişimine etkisi ise hala cevaplanmayı bekleyen bir soru olarak kenarda bekliyor.  

Çocuk dostu mahalleler ekran süresini düşürüyor 

Ekran süresinin artmasında anne babaların alışkanlıkları önemli bir yer tutuyor. Ekran süresi ve dijital teknolojilerle ilgili yapılan araştırmalar ilgi çekici bulgulara sahip. Örneğin ekranla vakit geçirmeye meyilli anne babaların çocuklarının da ekran süresinin daha uzun olduğu görülmektedir. Diğer bir düşündürücü bulgu ise çocuklar için oyun alanlarının olmadığı, güvenli bir oyun ikliminin oluşturulamadığı mahallelerde yaşayan çocukların da ekran sürelerinin arttığı. Bir diğer ifadeyle dışarıda oyun oynayamayan çocuk evin içinde ekranla daha fazla vakit geçiriyor. Güvenli ve çocuk dostu mahallelerde ise ekran süresi düşüyor. Bu konu ile ilgili kapsamlı bir araştırma olmamakla birlikte metropollerde yaşayan çocukların ekrana taşrada yaşayan çocuklardan daha fazla bağımlı oldukları sonucu çıkarılabilir.   

Dijital içerik ama nasıl? 

Ekran süresinin çocukların dil gelişimine etkisi ise ekranda geçirilen sürenin uzunluğu, izlenen içeriğin çocuğun mu yetişkinin mi kontrolünde olduğu, videonun özellikleri (hızı, konuşma sıklığı, parkaklığı ve hareketleri) gibi birçok faktöre bağlı. Örneğin, temposu yüksek olan, konuşma sıklığının az olduğu videolar çocuklarda dil gecikmesine yol açabiliyor. Ayrıca, dijital içeriğe tek başına mı yoksa birlikte mi maruz kalındığı da dil gelişimi açısından kritik bir husus. Yetişkinlerle birlikte izlenen özellikle de üzerine konuşulan içerikler dil gelişimine olumlu anlamda etki ederken çocukların kendi başına izlediği içeriklerin etkisi görülmemekte ya da olumsuz etki etmektedir. 

Ekran deyince akla bugün artık sadece televizyon gelmese de, evde sürekli açık olan televizyonun çocukların ebeveynleriyle etkileşimini sınırlayarak kelime dağarcığına olumsuz etki ettiği görülmekte. Bu tür pasif ekran süresinin yanında aktif ekran süresinin etkileri daha olumsuz olabiliyor. Ekran başında geçirilen sürenin artmasıyla hem anlama hem de kendini ifade etme becerilerinde gecikmeler yaşanabileceği yapılan çalışmalarda görülmekte. 

Olumlu yönler de var mı? 

Evet, ekran süresi tamamen kötü değil! Doğru içerik ve ebeveyn eşliğiyle ekranlar; çocuğun kelime dağarcığını geliştirebilir, bilişsel becerileri ve okuryazarlık becerilerini artırabilir, özellikle iki buçuk yaş civarındaki çocuklarda yeni kelimeler öğrenmeye katkı sağlayabilir. Ancak bu olumlu etkiler yine de çok sınırlı ve yüz yüze etkileşimin yerini tutmuyor. 

Bu yüzden 2 yaş altı çocuklar hiçbir şekilde aktif olarak ekrana maruz bırakılmamalı, 2-4 yaş arası çocuklarda günlük ekran süresi 1 saati geçmemeli, 5-17 yaş arası çocuklarda ise 2 saat sınırı konulmalı. Bütün bunları yaparken ebeveynler içerikleri çocuklarıyla birlikte seçmeli ve mümkünse birlikte izlemeli. Sadece bu koşullarda ekran süresinin dil gelişimi açısından olumlu etkilerinden bahsedilebilir. 

Ekranlar hayatımızın vazgeçilmez bir parçası olsa da, çocukların dil gelişimi için ölçülü ve bilinçli kullanım şart. Ebeveynlerin rehberliği ve kaliteli içerik seçimi, ekran süresinin olumsuz etkilerini azaltmada anahtar rol oynayabilir. 

Kaynak: 

  • Karani, N. F., Sher, J., & Mophosho, M. (2022). The influence of screen time on children’s language development: A scoping review. The South African Journal of Communication Disorders, 69(1), 825. https://doi.org/10.4102/sajcd.v69i1.825