Doha'da 'Yeni Oryantalizm' Tartışıldı: 50 Ülkeden 300 Akademisyen Bir Araya Geldi
29.04.2025 - 16:00 | Son Güncellenme: 29.04.2025 - 16:49
Katar'ın başkenti Doha, 26-27 Nisan tarihlerinde "Yeni Oryantalizm" temasıyla düzenlenen ilk Uluslararası Oryantalizm Konferansı'na ev sahipliği yaptı. İki gün boyunca süren konferansa, 50 ülkeden 300'ü aşkın akademisyen, düşünür ve oryantalist katıldı.
Konferansta, son 50 yılda büyük bir dönüşüm geçiren oryantalist çalışmaların güncel durumu, tarihsel gelişimi ve sömürgecilik mirasından ne ölçüde kurtulabildiği gibi konular akademik ve entelektüel bir platformda tartışıldı.
Etkinlik, Katar Eğitim ve Yükseköğretim Bakanlığı ile Katar Vakfı'na bağlı Katar Münazara Merkezi tarafından organize edildi.
Yeni bir oryantalizm vizyonu
Konferansın açılış konuşmasını Katar Eğitim ve Yükseköğretim Bakanı ve Konferans Başkanı Lolwa bint Raşid el-Hatır gerçekleştirdi. Hatır, farklı bakış açılarına açık, derinlikli fikir tartışmalarına imkân tanıyan güvenli bir alan oluşturmanın önemine dikkat çekti. Ünlü Rus yazar Tolstoy’un "Savaş ve Barış" eserine atıfla, halkın duyarlılığı ile entelektüel eleştiriyi dengeleyen bir düşünsel ortam hedeflediklerini belirtti. 
Eğitimin kültürlerarası iletişimdeki rolüne vurgu yapan Hatır, doğu ile batıdaki eğitim kurumları arasında iş birliğinin geliştirilmesi ve ortak bilimsel ilerleme sağlanması çağrısında bulundu. Ayrıca, “yeni oryantalizm” kavramının, geleneksel oryantalizmin önyargılarından uzak, daha nesnel bir doğu anlatısı ortaya koyabileceğine dikkat çekti.
Gözden Kaçmasın
"Ortak köklerimizi yeniden keşfetmeliyiz"
Konferansın onur konuğu olarak katılan akademisyen ve Türkiye Millî İstihbarat Teşkilatı Başkanı Prof. Dr. İbrahim Kalın, oryantalizme yönelik doğunun bakış açısını yeniden değerlendirme gerekliliğine işaret etti. Kalın, "Bugünün oryantalizmi sadece ötekinin incelenmesi değil; aynı zamanda ortak köklerimizi anlama ve yeni iş birliği yolları arama fırsatıdır." şeklinde konuştu.
Konferansın bilim kurulu başkanı Dr. Mahmud Hamza ise, oryantalizmin yüzyıllar önce siyasi, ekonomik ve kültürel saiklerle ortaya çıktığını hatırlatarak, Edward Said’in "Oryantalizm" adlı eserinin, geleneksel oryantalizmin doğuya dair önyargılı ve tahakkümcü yaklaşımını gözler önüne serdiğini belirtti.
Medeniyetler arası diyalog vurgusu
İslam İşbirliği Teşkilatı’nın eski Genel Sekreteri Ekmeleddin İhsanoğlu da konferansa katılarak bir konuşma yaptı. İhsanoğlu, oryantalizmin günümüzün zorluklarıyla uyumlu şekilde yeniden tanımlanması gerektiğini vurgulayarak, "Oryantalizm tek taraflı bir anlatı olmaktan çıkarılmalı; karşılıklı anlayışa hizmet eden ortak bir bilgi projesine dönüştürülmelidir." dedi. Günümüz dünyasının terör ve aşırıcılık gibi ortak tehditlerle karşı karşıya olduğuna dikkat çeken İhsanoğlu, medeniyetler arası iş birliğinin artırılması gerektiğini dile getirdi.
Yeni oryantalizmin zorlukları
Konferansta, yaklaşık yarım asırdır gelişen "yeni oryantalizm" kavramı etraflıca ele alındı. Geleneksel dini ve kültürel odaklardan çıkarak siyaset, ekonomi ve toplumsal konuları da kapsayan bu yaklaşım; dijital devrimin oryantalist çalışmalara etkisi, çağdaş çatışmaların anlaşılmasındaki rolü ve doğu-batı ilişkilerinin yeniden tanımlanması gibi başlıklar altında tartışıldı.
Geniş katılım ve kültürel çeşitlilik
Etkinliğe, İspanya'dan Dr. José Puerta, İtalya'dan Dr. Paolo Branca, Romanya'dan Dr. George Gregory, Rusya’dan Dr. Dmitry Mikulsky ve Çin’den Dr. Said Mailzi gibi dünyaca tanınmış isimlerin yanı sıra Katar Üniversitesi, Hamad Bin Khalifa Üniversitesi ve Doha Yüksek Lisans Enstitüsü'nden birçok araştırmacı da katıldı.

Konferans boyunca bilimsel oturumlar, açık kültürel tartışmalar ve gençlere yönelik diyalog platformları düzenlenirken, katılımcıların kültürel çeşitliliğini yansıtan sanatsal etkinlikler de yer aldı.
Geleceğe dair öneriler
Kapanış oturumunda, Arap üniversitelerinde oryantalizm eleştirisine dair müfredatın güçlendirilmesi ve özellikle batıdaki oryantalist çevrelerle iş birliğinin artırılması gerektiği ifade edildi. Konferansta sunulan tavsiyeler arasında, doğuya dair hâkim olan klişe imajların yeniden değerlendirilmesi, kültürler arası diyalogun sağlam temeller üzerine inşa edilmesi gerektiği vurgulandı.
Konferans, Doha’nın doğu-batı ilişkilerini yeniden tanımlama çabalarına katkı sunduğu ve kültürel iletişimde öncü bir rol oynadığı mesajıyla sona erdi. Katar’ın entelektüel ve kültürel diyaloğa olan bağlılığı bir kez daha gözler önüne serildi.
Öne çıkan tavsiyeler
Katılımcılar, Batı’daki oryantalist araştırma merkezlerinin siyasi etkilerden arındırılması ve bilimsel analiz üreten bağımsız kurumlar hâline gelmesi gerektiğini belirtti. Ayrıca, eski oryantalist söylemlerin günümüz doğu toplumlarının ilerleyen sosyoekonomik yapısı doğrultusunda yeniden değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı.
Konferansta ayrıca, oryantalist çalışmalarda tarafgirlikten uzak, yapıcı ve sürdürülebilir bir akademik anlayışın hâkim olması gerektiği vurgulandı.