Husiler ile Şebab Hareketi Arasındaki İlişkinin Sırrı
14.09.2026 - 15:21 | Son Güncellenme: 14.09.2026 - 15:59
Muha kentinin düşmesi ve hükümet güçlerinin Hays ve Havha'dan çekilmesinin ardından Husiler, Zebab bölgesi ve bir dizi adaya, ardından da Bab-ül Mendeb ve stratejik önemdeki Meyyun Adası çevresine doğru ilerledi.
Bab-ül Mendeb Boğazı, Yemen ile Afrika Boynuzu arasında yer alıyor ve dünyanın en kritik ekonomik geçiş noktalarından biri olarak kabul ediliyor. Asya ile Avrupa arasındaki önemli bir ticaret hacmi bu boğazdan geçiyor.
Husilerin Yemen kıyısının bazı kısımlarına hakimiyetini sağlamlaştırmasıyla eş zamanlı olarak, karşı taraftaki Somali kıyısında da yıllardır gizli bir ortaklık şekilleniyordu. Bu ortaklık, silah ve insansız hava aracı ile patlayıcı eğitimi değişimine dayanıyor; Husiler karşılığında Aden Körfezi'ndeki gemileri izlemek için radar yerleştirilmesine destek sağlıyor.
Bu koordinasyonun merkezinde Somalili lider Cebrîl Yahya Ali öne çıktı. Wall Street Journal gazetesine göre Ali, 2023'ten itibaren iki taraf arasındaki silah sevkiyatı ve finansman koordinasyonunu üstlendi. Sanaa'da bir daireye ve sahte bir Yemen pasaportuna sahip olan Ali, geçtiğimiz Şubat ayında bir Amerikan saldırısında öldürüldü.
Bu saldırı, artık medya haberlerine göre salt gizli bir koordinasyon olmaktan çıkan bu işbirliğinin bağlarını kesmeye yönelik Amerikan hareketinin başlangıcı olarak değerlendirildi.
Ağustos ayı sonunda Wall Street Journal, Şebab Hareketi'nden en az 100 savaşçının ölümcül patlayıcı düzenekler üretimi konusunda eğitim almak üzere Yemen'e gittiğini, buna karşılık Husi eğitmenlerin de Somali'ye gidip hareket üyelerine insansız hava aracı kullanımı eğitimi verdiğini ortaya çıkardı.
Bundan haftalar önce ise Telegraph gazetesi, İran adına Husiler ile Somalili Şebab Hareketi arasındaki koordinasyonla Bab-ül Mendeb'in her iki yönden kapatılması gibi daha tehlikeli bir senaryodan bahsetmişti.
İki taraf arasındaki ideolojik farklılığa rağmen ortak çıkarları bulunuyor. Husiler insansız hava araçları konusunda ileri düzey bir tecrübeye sahip; bu da Şebab Hareketi'nin cephanesini güçlendirmek için gerek duyduğu bir unsur. Hareket kaynaklarının büyük bir kısmını silahlanmaya ayırıyor ki bu da Husilerin çıkarına hizmet edebilir ve ilişkiyi bir ticari anlaşmaya yaklaştırabilir.
Bu senaryo, Bab-ül Mendeb'i Hürmüz Boğazı'nın ikinci bir versiyonuna dönüştürebilir; bunun da uluslararası deniz taşımacılığı ve ticaret üzerinde ağır sonuçları olabilir.